BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > bir film diyaloğu

bir film diyaloğu

“-Kadının kariyeri tuhaf... Daha hızlı gitmek için yolda bıraktığın şeylere, tekrar kadın olmaya karar verince muhtaç oluyorsun...”



(...All About Eve filminden) “-Kadının kariyeri tuhaf... Daha hızlı gitmek için yolda bıraktığın şeylere, tekrar kadın olmaya karar verince muhtaç oluyorsun...” krampon -Basın Konseyi: “-Muhtemel manşetlerden ötürü Cenk Tosun’un Galatasaray’a gelmesine biz engel olduk...” ... -Mersin İdman Yurdu Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Işık: “Mustafa Sarp’a Galatasaray’dan önce teklif yapmıştık ama bonservisi elinde olmasına rağmen asgari ücret+kira isteğini kabul etmedik, o da yıllık 500 bin euroya Galatasaray’a imza attı” ... -Yatarak müdahale yaparken uyuyakalan genç futbolcu annesi tarafından dürtüldü: “Kalk yatağına yat...” ... -Barcelona’da Pedro’nun pas hatası yapmasının ardından taraftar Guardiola’yı istifaya çağırdı. Yönetim yarın yapacağı olağanüstü toplantıdan sonra Guardiola’nın geleceği hakkındaki son kararını açıklayacak. ... -Galatasaray-Eskişehirspor maçının yıldızı sarı kırmızılı taraftarların oyları ile Ayhan Akman seçildi. nostalji Rivayet o ki, küçük bir çocuğun yaşadığı Mısır yönetiminde dediğim dedik... Öttürdüğüm düdük... İnadım inat... Bir parti varmış... Günlerden bir gün çocuğun kedisi yavrulamış... Tam da oradan geçen partinin ekabirlerinden biri sormuş... “-Bu kediler ne cins?...” Çocuk gururla kedilerin cinsini söylemiş ve arkasından; “-Üstelik de yönetim partili bunlar” diye eklemiş... “Muhterem” hemen koşmuş Mübarek’e sevincini paylaşmış... Halkı etkilemek için iyi bir fırsat bilip, gazetecilerini de ayarladıktan sonra koşturmuşlar çocuğun yanına... Âdeti veçhile bir de minik hediye... Sormuşlar kedilerin cinsini cibilliyetini... Çocuk gururla cevap vermiş... Kedilerinin cinsini söylemiş arkasından da... “Üstelik bunlar muhalif gruptan” diye eklemiş... Yardımcı fena halde bozulmuş... “Ama niye” diye üstelenmiş; “-Daha geçen hafta geldiğimde bizim partiden demiştin...” Çocuk en doğal haliyle cevaplamış; “-Ama artık onların gözü açıldı...” temel’in yeri... Temel’le Dursun yaz tatili için Mısır’a gitmiş... Piramitleri gezerken Dursun sormuş; “-M.Ö.312 ne anlama geliyor Temel?...” Temel cevap vermiş; “-Ben de tam olarak bilmiyorum ama, adama çarpıp onu bu hale getiren arabanın plakası galiba...” tuzaktan kumanda (...ATV / Evlen Benimle) ESRA EROL: Siz bu beyin neyini beğendiniz?... EVLENECEK KADIN: Tipi bana uygun... Kültürlü, oturaklı, beyefendi birisi... ESRA EROL: Ya siz beyefendi?... EVLENECEK ADAM: İkimiz de çekirdek yemeyi seviyoruz... itiraf reyonu (...isim: turgut erbil ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi altı) Büyük bir alışveriş merkezinin yürüyen merdiveninde öndeki küçük kuzenden makas alınan anlardır... Öndeki ne kuzendir, ne de küçüktür... Tokat yemek an meselesiyken, bir arkada kalan kuzen yanına çekilir ve olaydan hasarsız kurtulunur... Ancak yıllar sonra yerin dibinden çıkılıp, size yazılır... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) UHB/Uydurma Haber Bülteni Favori ressam Bob Ross! Türkiye’de beğenilen sanatçılar hakkında yapılan ankette “Favori ressamınız” sorusunda verilen TRT 2’de resim yapan adam cevabı açık ara önde çıktı... Buna rağmen eskiden TRT 2’de resim yapan müteveffa ressamın gerçek adı olan Bob Ross cevabı kimseden gelmedi. Ressam bölümünde ikinci en popüler cevabı “Salvador Gali” alırken üçüncülük “Salvador Bali”ye gitti. Favori müzisyen bölümünde ise yurt içinde Seda Sayan yurt dışında ise Michael Jackson şarkıcısı zirveyi paylaştı. En sevilen edebiyatçının Kemalettin Tuğcu olması ise edebiyat dünyasında büyük panik ve sıkıntıya yol açtı. Uzmanlar son yıllarda yeterli ressam yetişmemesinin nedeninin küçükken çok fazla Bob Ross izlemenin etkisiyle mis gibi bitmiş tablolara son anda kocaman siyah ağaç bindirme, sürreal tablolara dahi küçük, yalnız bir ev ekleme gibi takıntıların olduğunu düşünüyor. (...N.N.J. Bildirdi) hayata dair Bir gün genç bir adam Socrates’a gelir ve “İrfan ve bilgi kazanmak için yüzlerce mil yol yürüdüm... Öğrenmek istiyorum, bu yüzden sana geldim... Bana bilgi verir misiniz” diye sorar... Socrates, “Gel beni izle” der ve sahile doğru yollanır... Kendisi ve genç takipçisi kalçalarına gelinceye kadar suyun içinde yürürler... Sonra Socrates yoldaşını yakalar ve başını suyun dibine batırır... Genç adamın zorlu çabalarına rağmen onu suyun altında tutar... ... Nihayet, adamın direnme gücü tükenince, Socrates genç adamı sudan çıkarır, öğrenci adayını sahile yatırır ve pazar yerine döner... Genç adam gücünü toplar toplamaz, Socrates’ı bulur, ona: “Sen bir öğretmen ve bilginsin” der kızgınlıkla ve protesto ederek “Neden bana bu kadar kötü davrandın?...” ... “Suyun içindeyken” diye sorar Socrates, “Her şeyden çok ne istedin?...” “Hava istedim” der genç adam... Bunun üzerine Socrates şöyle söyler: “-Bilgi ve anlayışı hava kadar istediğin zaman, kimseden bunu sana vermesini beklemeyeceksin... Buna her yerde ve her zaman sen sahip olacaksın...” söz der ki “-Aşk; elbisenin insana... Sevgi; insanın elbiseye yakışmasıdır...” (...Yılın moda trendlerine yorum getirirken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT