BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu tepki
yasasıdır

Bu tepki
yasasıdır

Mehmet Atalay, Levent Bıçakcı ve Türker Arslan, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine dair tasarıyı Türkiye’de masaya yatırdı.



TÜRKİYE RÖPORTAJ Hasan SARIÇİÇEK - hasan.saricicek@tg.com.tr Mehmet ATALAY (Basın İlan Kurumu Genel Müdürü) "Bizde spordaki şiddeti besleyen sebepler belli. Nasıl mücadele edileceği de çok açık. Şiddetin çözümünün başı da sonu da adalet, çözüm asla başka yerde aranmamalı." Levent BIÇAKCI (Futbol Federasyonu eski Başkanı) “Bu yasa, taraftarı potansiyel suçlu olarak gören ve şiddeti birtakım metazori tedbirlerle önlemeyi amaçlayan bir taslak, maalesef insani tarafı yeterince gözetilmemiş” Türker ARSLAN (CAS?Üyesi) “Sportif cezaların oluşumu ve uygulama biçiminde görülen aksaklıkların en önemlisi uygulayıcılar. Bu yüzden, cezalar verilirken, takım ayırımı, kişi ayırımı yapılmamalı.” Hani bir söz vardır, “Damdan düşenin halini damdan düşene sorun” diye... İşte, biz de TBMM Araştırma Komisyonu’nda şu günlerde olgunlaştırılmaya çalışılan Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Tasarısı’nı, Gençlik ve Spor eski Genel Müdürü Mehmet Atalay, Futbol Federasyonu eski Başkanı Levent Bıçakcı ve CAS Hakemi Türker Arslan’a sorduk. İşte o fikir fırtınasının estiği 3.5 saatlik toplantıdan ortaya çıkan sonuç. ATALAY: TOPU TACA ATMASINLAR Başbakanlık Spor Başmüşaviri Mehmet Atalay: “AB Konseyi şiddeti, 3’e ayırmış. 1. Irkçılık; şükür Türkiye’nin meselesi değil. 2. Şiddet. 3. Haksız rekabet; şike-teşvik ve dopingle mücadele. Bizde spordaki şiddeti besleyen sebepler belli. Şiddetin çözümünün başı da sonu da adalet. Bundan amaç; tedbir, ıslah ve fair-play. Ama uygulama olmazsa, hangi kanunu çıkarırsanız çıkarın, faydası da olmaz. Sporda Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesi konusundaki çabalar 1990’lardan beri sürüyor. İlk, benim, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüm ve Levent Bıçakçı’nın Futbol Federasyonu Başkanlığı döneminde; 5149 Sayılı Sporda Şiddet ve Önlenmesiyle ilgili kanun çıktı. Bu kanunun çıkmasını bizzat Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan istedi. Elimizde yasa varken, yenisine ihtiyaç yok. O yasa; şike, teşvik ve doping dışında Sporda Şiddet ve Düzensizliği önleyecek tedbirleri içinde taşıyor, yeter ki, uygulayıcılar topu taca atmasın.” BIÇAKCI: BU TASARI KORKU DOLU UEFA Tahkim Kurulu Başvekili Levent Bıçakçı; “Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Yasa tasarısı, olmazsa olmazlarımızdan mıdır, hayır! Ben de Genel Müdür Atalay ile aynı fikirdeyim. O tasarıda ön görülen tedbirlerin sporda arzu ettiğimiz barış ve kardeşlik ruhunu daha güçlü tesis etmesi için yeterli olmadığı kanaatindeyim. Diyeceksiniz ki, sporda şiddet yok mu, var. Şiddeti önlemek konusunda mevcut bir yasa var mı, var; halen yürürlükte olan 5149 sayılı yasanın eksikleri var mı, evet. Atalay’ın da ifade ettiği gibi şike, teşvik ve dopingle ilgili hükümler mevcut kanunda yok. Yenisi bunları da kapsıyor, iyi tarafı bu ama yeni taslak daha çok; korku içeren tepki yasası gibi; futbolseveri - taraftarı potansiyel suçlu olarak gören ve şiddeti metazori tedbirlerle önlemeyi amaçlayan bir taslak, maalesef insani tarafı yeterince gözetilmemiş.” ARSLAN: G.SARAY’I CEZALANDIRDIM CAS Hakemi Türker Arslan, “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesine yönelik tedbirler illa kanun kuvvetiyle mi sağlanmalı, evet. Bu ihtiyaç, uluslararası sözleşmelerde belirtilen uygulamalar; UEFA emniyet tedbirleri, FIFA Güvenlik talimatlarıyla karşılanamaz mı, karşılanabilir ama bazı durumlarda yetmiyor. Bu konuda, federasyona, kulüplere, emniyete, tribün temsilcilerine ve medyaya düşen ciddi görevler var. Sportif cezaların oluşumu ve uygulama biçiminde görülen aksaklıkların en önemlisi uygulayıcılar. Ben, 1973’te G.Saray’da yöneticiydim. Ama benim başında olduğum Tahkim Kurulu, G.Saray’a sportif ceza işlediği için 5 maç ceza verdi. Cezaları uygularken, hiç takım ayırımı, kişi ayırımı yapmadık! Ayrıca şiddeti tetikleyen unsurlar belli. Sorumsuz yöneticiler ve beyanatları, medya, kulüplerden bedava bilet alan amigolar ve sorumsuz seyirciler. Şiddetin önlenmesinde cezai tedbirler mutlak önemli ama daha önemlisi, spor kültürü. statların fiziki durumu.” Seyirciye saygı şart! Atalay, “Saygı şart. Statlar, tiyatro konforuna kavuşup da seyirci kendisine değer verildiğini görünce, şiddete kalkışır mı, hayır. Frankfurt bunu başardı, maçlarını dolu tribünler önünde oynarken, olaylar yüzde 75 azaldı. Suç varsa cezası olmalı! Tasarıda; yetkisiz soyunma odasına, koridora, tünellere giren ve müsabakanın seyrini bozanlara üç aydan bir yıla kadar hapis veya para cezası, maddesi var, kesinlikle suçu işleyen cezasını çekmeli. Bir kere, suça azmettiren yorumcuya 10 bin, yayınlayan kuruluşa 50 bin TL. ceza ver, ‘Sizin maça falanca hakemi verdiler, yakacak’ diyen biri çıkar mı, bakalım. Dünyada örneği yok! Bıçakçı, “Bedava ya da toplu bilet uygulaması şiddeti körükleyen unsurlar. Dünyanın her yerinde maç seyrediyoruz, bizdeki kart sistemi hiçbir yerde yok. TC kimliğini veya pasaportunu gösterip, biletini alıyorsun. İngiltere, İspanya, İtalya şiddeti önlemede başarılı. Stadyumların güvenliği açısından dışı da içi gibi ele alınmalı. Kamera sistemi, kulüp polisi gibi konular şiddeti önlemede gerçek etkiyi sağlar. Olay görüntüleri bir merkezde toplayacak veri bankası olmalı. Cezaların niteliği de önemli. Kadıköy’de küfür bitti! Mehmet Atalay, “5149 sayılı yasa çıkınca, Başbakanımız, Vali ve Emniyet Müdürleri’ne kanunu istisnasız uygulayın, suç işleyen kim olursa olsun gözaltına alın. Nüfuslu biri çıkar da, zorluk çıkarırsa, bizzat beni arayın”, talimatını verdi. Kanun, 2004 ve 2007 arasında tavizsiz uygulandı, olaylar minimuma indi. F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ‘Yeter ki, kanun böyle uygulansın, Şiddete karışan kişi yönetim kurulu üyem de olsa elimle alır, emniyete teslim ederim’ dedi. O dönem Kadıköy’de küfür kesilmişti.” diye konuştu. (Fotoğraflar: Ali Yedek )
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT