BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şenol Güneş’in takıntıları

Şenol Güneş’in takıntıları

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, nihayet başkan olduğunu hatırladı ve takımın haklarını savunmaya geçti. Bence biraz geç kaldı.



Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, nihayet başkan olduğunu hatırladı ve takımın haklarını savunmaya geçti. Bence biraz geç kaldı. Çünkü atı alan Üsküdar’ı geçti! Gelelim takımın son durumuna. 2010 yılında o tuttuğunu koparan takım gitti, yerine haline razı ve sıradan bir takım geldi. Bunda herkesin payı var! Şenol Güneş, nedendir bilinmez böyle kritik virajlarda tıpkı 1996’da olduğu gibi inanılmaz hatalar yapıyor. Elinde alternatifi çok olan bir kadro olmasına rağmen, takım tertibinde değiştirmeye gitmiyor. Polonyalı kardeşler ve ligin iyi golcülerinden Mehmet Çakır alındı ama bunları ara ki bulasın. Mehmet Çakır‘dan, bu golsüzlükte en azından son yarım saatte faydalanabilir. Çünkü Çakır, gerçekten gol yüzdesi yüksek bir oyuncu. Keza Polonyalı kardeşler oturması için değil, oynamaları için alındı. Bütün bunların yanında Güneş‘in, kendi sahasında tek forvetle oynamasına anlam veremiyorum. Son maçta rakip, beş defans adamını ileri çıkarmadan oynadı, Umut bu beş defans adamına karşı denizden çıkmış balık gibi çırpınıp durdu. Oysa kapanan Antalya defansı, iki çizgiden getirilecek toplarla aşılabilirdi. Bunun için de Yattara ideal isimdi. Ancak Yattara böyle bir maçta kenarda oturdu. Bu hafta Sivas maçı çok önemli. Trabzonspor, bu karşılaşmayı üç puanla geçerse, bu defa stres F.Bahçe’de olacak. Çünkü F.Bahçe, pazartesi günü Kayseri, haftaya da İnönü’de Beşiktaş’la oynayacak. Demek ki neymiş? Güneş, “bizim hiç bir hile hurdamız yok...” Ama puan da yok. Serdar Adalı, “Biz de mi hakem odasını basalım” demiş. Bu gidişle lig, çeteler savaşına dönecek. Abitoğlu sezonu kapattı. Sezonu kapatsa iyi bence hakemliği kapattı. Niang, “Şampiyonluğu çok istiyorum” demiş. Senin istemen önemli değil, başkanın istediyse bu iş oldu demektir! Hiddink, “Arda acele etmesin...” Zaten etmiyor, yatarak kazanmak varken... Schuster, “Her maçta rakip 14 kişi...” Eksik; bir de kendisi 15 kişi... Gördünüz mü eserinizi!.. 10 yabancı futbolcunun ligde oynamasına çanak tutup, Edirne’yi geçemeyen, Avrupa’nın üçüncü sınıf takımlarına elenenler; Güney Kore karşısındaki eserinizle ne kadar öğünseniz azdır!.. Yabancıları çıkarılmış Milli Takım, boş bir çuval gibi. Güney Kore karşısında bu çok açık görüldü. Bu kadar yabancıyı oynatırsan sonucuna da katlanacaksın. Bence bu iyi günlerimiz. Bu gidişle Milli Takım diye bir şey kalmayacak. Türkiye’de oynayan yabancı da yabancı olsa!.. Sistemin uygulanışı ise içler acısı. Altısı sahada, ikisi yedek kulübesinde, ikisi de tribünde. Türk futbolcusunun önünü kesmek istesen bundan güzel plan yapamazsın!.. Bence Milli Takımımızın Güney Kore önünde sistemi, taktiği, aldığı sonuç çok önemli değil. Önemli olan bu faktörler. Bir de Emre olayı var. Bu futbolcu, yine kendine has görüntüler sergiledi. Bu arkadaş, badygard olacağına, (bunun için de boyu elverişli değil) yanlışlıkla futbolcu olmuş!.. Milli Takımdan çuvalla para alan Hiddink‘e gelince, vakit geçirmeden gönderilmeli. Puan alamıyoruz, hiç olmazsa paramız cebimizde kalır; daha önemlisi paramızla rezil olmayız.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT