BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Paradigmanın iflası

Paradigmanın iflası

Arap ülkeleri, onlarca yıl geciktirilmiş bir devrimi yapıyorlar şimdi... Yönetme iradesini diktatörlerin, egemen seçkinlerin elinden -kopararak- alıyorlar. Baskıcı, totaliter, tektipleştirici ideolojilerin esaretinden kurtulmak için ayağa kalkıyorlar.



Arap ülkeleri, onlarca yıl geciktirilmiş bir devrimi yapıyorlar şimdi... Yönetme iradesini diktatörlerin, egemen seçkinlerin elinden -kopararak- alıyorlar. Baskıcı, totaliter, tektipleştirici ideolojilerin esaretinden kurtulmak için ayağa kalkıyorlar. “Araplarda demokrasi geleneği yok” diye ahkam üfürenlere kulak asmayın. Bu coğrafyada olan biteni oryantalist bir zihin kurgusuyla veya eski usul sınıf devrimi bilinciyle anlamaya çalışan gerçeği fena halde ıskalar. Tüm yan etkilerine rağmen iletişim çağının tetiklediği bir dönüşümdür bu... Burjuva ile işçiyi, devlet memuru ile tüccarı aynı meydanda, aynı değişim talebinin etrafında buluşturan bir dönüşüm... Statükoya, seçkinler oligarşisine, ideolojik formatlanmaya itiraz... *** Toplumsal dönüşümleri “yaşanılan anları analiz ederek” anlamak mümkün değil... Bugün Mısır’a bakınca “diktatör” gitti, “ordu” geldi. “Bu mudur devrim?” denilebilir pekâlâ... Statüko bir anda buharlaşmayacak tabii ki.. Lakin cin şişeden çıktı; toplum özgürlük ve demokrasinin talebini ortaya koydu. Sınıfsal bir kalkışma olsaydı, bir diktatörlükten başka bir totaliter yapıya savrulabilirdi Mısır veya Tunus... Bu defa durum farklı... Özgürleşme ve demokrasi talebine işçi de tüccar da, dindar da ateist de aynı şevkle sahip çıkıyor. Devrim bu işte... *** Türkiye de ideolojik rejimi ile, oligarşik eliti birkaç yıldır hesaplaşıyor. Zihnini “AK Parti ve Tayyip nefreti”nin prangasından kurtaranlar toplumsal dönüşümü de, statükonun sallanışını da fark edebilir. AK Parti dönüşüm talebinin öncüsü değil, sonucudur sadece... Ve dönüşüm talebini taşıyamaz ise silinip gidecektir. Burada da oligarşik statüko manivelayı elinden hemen bırakmadı, direndi. Hâlâ direnmeye çalışıyor. Tıpkı Mısır’da Mübarek’ten sonra statükoyu korumaya çalışacak Ömer Süleyman ve ordu gibi... Ama iletişim çağının geçişken yapısı içinde sınıflar da uluslar da silikleşiyor. Ve sermaye ile emeğin yanına önemli iki kavram daha yerleşiyor: demokrasi ve özgürlük. Ortak paydası sınıf ve ulus olmayan bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye’de, Mısır’da, Tunus’ta... Otoriter ve oligarşik devletin olduğu her yere sirayet edecek bir dönüşüm... Buna ister devrim deyin, ister dönüşüm, ister yeni dünya düzeni...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT