BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Davete icâbet ediniz!”

“Davete icâbet ediniz!”

Cebrail aleyhisselâm, Hz. İbrahim’i Müzdelife’ye götürdü. “Burası, Meş’ar-ı Haram’dır.” dedi. Daha sonra, onu, Arafat’a kadar götürdü.



Cebrail aleyhisselâm, Hz. İbrahim’i Müzdelife’ye götürdü. “Burası, Meş’ar-ı Haram’dır.” dedi. Daha sonra, onu, Arafat’a kadar götürdü. Böylece, ona hac amellerini ve yerlerini öğretip üç kerre “Sana gösterdiğim şeyleri hac ibadetlerini ve yerlerini iyice öğrendin mi?” diye sordu. Hz. İbrahim “Evet!” dedi. Bunun üzerine, Hz. İbrahim’e, insanlara haccı ilân etmesi emrolundu. Hz. İbrahim “Ne diyerek îlân edeyim?” diye sordu. Cebrail aleyhisselâm “Üç kere Ey insanlar! Rabbinizin dâvetine icâbet ediniz de!” dedi. Hz. İbrahim “Yâ Rab! Sesim, buradan insanlara ulaşmaz ki?” dedi. Yüce Allah “Sen, seslenip îlân et! Sesini, insanlara ulaştırmak, bana düşer.” buyurdu. Bunun üzerine, Hz. İbrahim, Makam-ı İbrahim diye anılan taşın üzerine çıktı. Makam-ı İbrahim, o kadar yükseldi ki, dağlardan daha yüksek ve uzun oldu! O zaman, bütün yeryüzü, dağları, ovaları, karaları, denizleri, insanları, cinleri, Hz. İbrahim’in sesini onlara duyuracak şekilde derlenip toparlandı. Hz. İbrahim, şehâdet parmaklarının uçlarını kulaklarının içine tıkadı. Yüzünü, kuzeye, güneye, doğuya, batıya çevirerek ve kuzeyden başlayarak; “Ey insanlar! Beyt-i Atîk’i, haccetmeniz size farz kılındı! Rabbinizin dâvetine icabet ediniz!” diyerek seslenince, yedi kat yerlerin altındakiler, doğu ile batı arasındakiler ve bütün yeryüzündekiler “Lebbeyk Allahümme lebbeyk...” diyerek tekrar tekrar icabet ettiklerini bildirdiler. O zaman, Hz. İbrahim’in dâvetine bir kere icâbet etmiş olanlara bir kere, iki kere icâbet etmiş olanlara iki kere, üç kere icâbet etmiş olanlara da, üç kere ilââhirihi haccetmek nasîb olur.” denilmiştir. Süleyman bin Amr’ın annesi anlatır: Bir kadın, oğlunu yanına alıp Resûlullah’a getirdi. “Yâ Resûlallah! Şu oğlum, aklını kaybetti. Allah’a, bunun için duâ et de, iyileşsin!” dedi. Kadın, geniş ağızlı, taştan bir bardak içinde su getirdi. Resûlullah, onun içinde elini soktu. Sonra duâ etti. “Götür bu su ile onu yıka. Yüce Allah’tan da şifâ dile!” buyurdu. Kadına “Şu oğlum için, ondan azıcık bana da bağışlasan!” deyip ordan parmaklarımla biraz aldım. Onunla, oğlumun başının, yüzünün yarısını meshedip sığadım. Oğlum, insanların en iyisi oldu. Bundan sonra, kadına, oğlunun ne yaptığını, nasıl olduğunu sordum. Kadın “İyice kurtuldu, bir şeyi kalmadı!” dedi. Yarın: “Dinde, taşkınlıktan sakınınız!”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT