BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Hormonal durumlar

Hormonal durumlar

Tecavüz suçlularının hormonlanmasını konuşuyoruz ama suçu sabit kimilerini de salıveriyoruz. Adam kızı 37 yerinden bıçaklayıp öldürmüş, suçunu itiraf etmiş, 5 yıldır mahkûmiyet kararı kesinleşmeyince salıverildi. Bereket versin Yargıtay onadı da tekrar gözaltına alındı. Bereket versin bulundu! Bulunmayabilirdi. Bulunduğunda bir kere daha iş işten geçmiş olabilirdi.



Tecavüz suçlularının hormonlanmasını konuşuyoruz ama suçu sabit kimilerini de salıveriyoruz. Adam kızı 37 yerinden bıçaklayıp öldürmüş, suçunu itiraf etmiş, 5 yıldır mahkûmiyet kararı kesinleşmeyince salıverildi. Bereket versin Yargıtay onadı da tekrar gözaltına alındı. Bereket versin bulundu! Bulunmayabilirdi. Bulunduğunda bir kere daha iş işten geçmiş olabilirdi. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun bu yılbaşı yürürlüğe giren 102. Maddesi tutukluluk sürelerine sınır getiriyor. “Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.” Elbette, tutuklulukta geçecek sürelerin sınırlandırılması şarttır; sanığın, hakkında son hüküm verilmeden yıllarca içeride yatması adalete yakışmaz. Bütün bu yıllardan sonra suçsuz olduğu anlaşılırsa içeride geçen o yılların hesabını kim verecektir? “On yıl tutuklu kalmak” Orta Çağda zindanlarda “unutulan” kürek mahkûmlarını hatırlatıyor insana. Ne yapıp edip adaletin daha hızlı işlemesinin sağlanması gerekir. Nedendir bu ağır işleyiş? Teknik sebepler mi, yargı ve yürütme erki arasında zıtlaşma, çekişme mi var? Ama “ben öldürdüm” diyen adamı, karar beş yıldır tasdiklenmedi diye tahliye etmek de adalet değildir. Yürürlüğe giren bu maddede bir yanlışlık yok mu? Ağır cezalık suçlarda yerel mahkemenin kararı Yargıtay aşamasındaysa, sanığı 102’nci madde gereği salıvermek acaba doğru mu? Salıverdiniz, sonra Yargıtay onadı; cezasını çekmek üzere şahsı elinizle koymuş gibi bulabilecek misiniz? Adlî kontrol mekanizması, karakola gidip imza atma, yurt dışına çıkış yasağı... hepsi biraz hikâye değil mi? İşte kaçan kaçtı, sınırı geçen geçti. (Ayda bir testesteron seviyesini düşürecek iğne yaptırmaya giderler mi dersiniz? Nasıl sağlanacak bu?) Belki 102’nci maddede yanlışlık yok ama bir parantezi olmalı. Yerel mahkemelerin verdiği karar, hiç değilse ağır ceza davalarındaki tahliyeler konusunda istisnayı gerektirmiyor mu? 90 yıl hapis cezası almış bir adam, Yargıtay cezayı henüz onaylamadı diye artık nasıl tahliye edilir? Ve Allah aşkına, pek ağır dönen adalet çarkını hızlandırmak için bir şeyler yapın. Sonra ipin ucu kaçacak. Ne yıllar süren tutukluluk hali, ne de cezasız kalmış suçlular olsun. “Tecavüzcülere hormon” gibi fantastik uygulamalarını bir yana bırakalım, tecavüzcüleri, testereyle adam kesenleri ortalığa salıvermeyelim, yeter.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT