BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ya başkanlık
ya pişmanlık

Ya başkanlık
ya pişmanlık

Prof. Burhan Kuzu: Bugün memleket iyi, ancak bir koalisyon her şeyi altı ayda batırır. Emekler zayi olmasın istiyorsak başkanlığa geçmeliyiz.



> Burhan Kuzu, gündem maddesi Anayasa Değişikliği ve Başkanlık Sistemi olan Dostlar Meclisi’nde konuştu. Cemil Yıldız - Osman Sağırlı- Adem Demir İSTANBUL Sekiz yıldır TBMM Anayasa Komisyonu Başkanlığını yürüten Prof. Dr. Burhan Kuzu, “AK Parti çok güzel hizmetlerde bulundu ama bizim gördüklerimizin bir tanesi başka bir hükümetin başına gelseydi dayanamazlardı” dedi. İhlas Holding VIP Salonu’nda gerçekleşen Dostlar Meclisi’nin 17. toplantısına geniş katılım gerçekleşti. İletişim Koordinatörümüz Sami Özey’in sunumunu yaptığı gecenin gündem maddesi “anayasa değişikliği” ve “başkanlık sistemi”; konuşmacısı ise TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu oldu. Türkiye’nin geldiği noktayı değerlendiren Kuzu, “Türkiye çok büyük mesafe almış, demokrasi yönünden çekilen sıkıntılar tarihe karışmış, geriye dönüş imkânsız hale gelmiştir. Çok güzel şeyler yapılmışsa, bütün bunlar inandığından taviz vermeyen, dik durabilen bir lider ve onun arkasında duran güçlü bir kadroyla oldu” dedi. ERDOĞAN’DAN SONRA ÇÖKÜŞ OLUR Türkiye’nin en önemli problemlerinden birinin anayasa olduğuna dikkat çeken Kuzu, şunları söyledi: “Bizim yaptığımız birkaç referandumu bir tarafa bırakırsanız, millet bu işin her zaman dışında kalmıştır. 1961 ve 1982 anayasaları vesayet yönetimine uygundu ve Türkiye yönetilemez hale geldi. Menderes 1950-1960 yıllarında memlekette ataklar yapmış, sonra darbe ve duraklama dönemi. Demirel 1964’te iktidara gelmiş. 1970’e kadar gelişme olmuş, sonra Türkiye tekrar perişan... 1980’e gelindiğinde 5 bin gencimiz ölmüş, ekonomi felç... Bu şartlarda Özal devralmış, Türkiye çağ atlamış... 1991’den 2001’e kadar 10 yıl Türkiye yine perişan!.. Sonra Erdoğan’la yeniden büyük Türkiye kuruluyor. Hiç şüpheniz olmasın Erdoğan’ın arkasından da çöküş yaşanacak! Yani parlamenter sistemle devam eden Türkiye’nin sonu yine çöküş olacaktır. Bu sebeple Türkiye bugün en güçlü olduğu zamanda çözümü bulmalı. Parlamenter modelle bu memleketin yürümeyeceğini görmeli.” Turgut Özal’la olan bir anısını paylaşan Kuzu, “Özal, siyasi istikrar olmadıkça ekonomide yapılan düzenlemelerin birkaç ayda eriyip gittiğini gördü. Bu yüzden başkanlık sistemini düşündü ve benden bunun için hazırlık yapmamı istedi ancak ömrü yetmedi. Eğer biz de bunları AK Parti’nin en güçlü olduğu bir dönemde konuşmaz, sivil toplum kuruluşları, Dostlar Meclisi gibi platformlarla medya aracılığıyla halka anlatmazsak aynı çıkmazları yaşamamız kaçınılmazdır. Erdoğan döneminden sonra da bir koalisyon gelir, 10 yılda elde edilen kazanımlar birkaç ay içinde heba olup gider!.. Ancak Anayasa değişikliğiyle mesele çözülmüyor, zihniyet değişimi de şart! Başörtü, imam hatipler, haksızlıklar, özgürlükler konusunda, iç hukukta kanunlar çatıştığı zaman milletlerarası antlaşma öncelikleriyle ilgili hüküm getirdik. Bu esasen Avrupa ülkelerinin özgürlükler alanında kabul ettiği antlaşmaların doğrudan uygulanmasıdır. ‘Kanun ne yazarsa yazsın, bunu uygulayacaksın’ demektir. Ama gel gelelim uygulamada yok denecek kadar az” dedi. HANS’IN KARARINA UYUYORSUN DA... Türkiye’de tamamıyla sıkıntılı hale gelmiş bir yargıyla karşı karşıya kalındığını belirten Kuzu, “Hükümetle sürekli didişen, yapılan iyi işleri bozmaya çalışan, fütursuzca kararlar veren bir yargı anlayışı ortaya çıkmıştır. Hesap verecekleri makam yok. Hesabı yine siyasetçi olarak sen veriyorsun vatandaşa! Son 4 yılda Yargıtay’da 180 bin dava zaman aşımından düşmüş. ‘Hakim açığı var, tamamlayalım’ diyoruz, bunu da tamamlatmıyorlar. Artık vatandaş AİHM’ye gitmeden Anayasa Mahkemesine gelecek. Yargıtay ve Danıştay bu işe ateş püskürüyor! Peki kardeşim şu anda AİHM’nin kararlarını kabul ediyor muyuz? Ediyoruz. Peki Hans’ın verdiği karara uyuyorsun da Haşim’in verdiği karara niye uymuyorsun? Sistemdeki sakatlıklar giderilmezse, eskiye döner, koalisyonlara mahkum oluruz. Bunları açık açık konuşmazsak, ülkemiz için hiç iyi yapmış olmayız. Kalıcı bir istikrar, Türkiye açısından fevkalâde önem arz ediyor. Ülkenin geleceği için bu düzenlemeleri yapmak zorundayız” diye konuştu. Burhan Kuzu, parlamenter sistemle ilgili çarpıcı bir örnek de verdi: Kayseri milletvekilleri, Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile hasbihal ediyorlar. Özhaseki, AK Parti’li milletvekiline “Meclis’te nasıl oy kullanıyorsun?” diye soruyor. Milletvekili “Salih Kapusuz neye el kaldırıyorsa ben de el kaldırıyorum” cevabını veriyor. Başkan Özhaseki, aynı soruyu bu defa CHP’li milletvekiline de soruyor. O’nun cevabı ise şöyle: “Kapusuz ne zaman el kaldırıyorsa ben indiriyorum!” “CHP SAYGILI OLMALI” Burhan Kuzu, “Yüzde 51’le CHP de gelebilir. Ama aday gösterdiği insan bu memleketin çoğunluğunun iradesine, düşüncesine, inançlarına, kültürüne saygılı olmalı” dedi “BU MECLİS LOKOMOTİF GÖREVİ ÜSTLENMELİ” Dostlar Meclisi’ne ilk defa katılmasına rağmen toplantıların yansımalarını takip ettiğini belirten Burhan Kuzu, “Buradaki değerli insanları yakından tanıyoruz, hepsi dostumuz. Hiç yabancılık çekmediğim bir ortamdayım. Bu meclis lokomotif görevi üstlenmeli. Değişik kesimlerden değerli katılımcıların paylaşımları, memleketin geleceği açısından çok yararlı olacak” dedi. Geceyi Sami Özey sundu. MECLİSİN MÜDAVİMLERİ SORDU, BURHAN KUZU CEVAPLADI: Mısır ve Tunus doğru örnek değil Güney Amerika, Mısır ve Tunus’taki yönetimlerin model olamayacağını vurgulayan Burhan Kuzu, “Güçlü yasama organı yoksa, orada başkanlık sisteminden bahsedilemez” dedi. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, konuşmasının ardından Dostlar Meclisi’ne katılanların sorularını da cevaplandırdı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Poliklinik Şefi Doç. Dr. Şaban Odabaşı’nın, “Türkiye’de vesayete alışkın yargı ve ordu başkanla birlikte hareket ederse Türkiye’nin geleceği ne olur?” sorusu üzerine Kuzu şunları söyledi: “Dünyada başkanlık modelinin kötü uygulandığı yerler Güney Amerika ülkeleridir. Buralarda sistem yanlış kuruldu. Mısır ve Tunus da doğru örnek değil. Güçlü yasama organı yoksa, orada başkanlık sisteminden bahsedilemez” dedi. LOBİLER HER ZAMAN VAR Medya Etik Konseyi Derneği Başkanı Halit Esendir’in, “Halkın seçtiği cumhurbaşkanı, zaten yarı başkan sayılmaz mı? Yarı başkanlıktan sonra başkanlığa geçilmesi gerekmez mi?” sorusuna Kuzu, “Elimizdeki mevcut modelde yarı başkanlık sistemine geçmiş oluruz ama yüzde 70’le gelen bir Cumhurbaşkanı, bu yetkilerle yüzde 20’lik oyla gelen bir koalisyonun başbakanını hiç hesaba almayabilir. O zaman sıkıntı yine sürecek demektir” şeklinde cevap verdi. Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu’nun, “Başkanı seçecek baskı grupları, ona tuzak kurarak, tehdit ederek ülkeyi istedikleri gibi yönetemezler mi” sorusuna karşılık veren Kuzu, “Elbette lobiler, başkan kendi menfaati dışına çıktığı zaman suikaste kadar gidebiliyorlar. Kennedy, bunun örneklerinden birisidir. Türkiye’de de bir başbakana suikast yapılsa, aynı sonuç çıkar. Bunlardan kurtuluş yok. Ancak lobileri her zaman kötü olarak görmemek lazım. Bunlar siyasette oluyor” dedi. Emekli Merkez Valisi Asım Hacımustafaoğlu’nun, “başkanlık sistemini tartışanların elinde hiçbir materyal olmadığını” söylemesi üzerine Kuzu, “Doküman hazırlıyoruz, medyaya ve kamuoyuna dağıtacağız. Sayın Başbakan da bu konuda çok taraf olmak istemiyor, sadece tartışılsın istiyor. Ama bilen de bilmeyen de konuşuyor. Yeni dönemde illa da başkanlık sistemi olacak diye kesin bir iddiamız yok” şeklinde konuştu. İş adamı Remzi Yedikardeş’in, “Başkanlık sistemi kabul görmediği takdirde mevcut sistemle devam edeceğiz. Ancak güçler ayrılığı uygulanamıyor. Anayasa değişikliğinde buna karşı ne gibi tedbirler alacaksınız?” sorusu üzerine Burhan Kuzu, şu değerlendirmeleri yaptı: DAR BÖLGE SEÇİM SİSTEMİ “Bu hastalıklar parlamenter rejimin bünyesinde var. İngiltere’deki gibi ‘dar bölge seçim sistemi’ getirilebilir. Bu, üç halkadan oluşur. Bakanlar birinci halkayı geçmeden ikinciye, ikinciyi geçmeden üçüncüye varamaz. 3. halkada liderin değer verdiği çok önemli bakanlıklar var. O hedefe ulaşmak, lidere bağlılığı gerektiriyor. Model, bu sebeple sağlıklı işliyor...” Soyadını değiştir ‘Kuzu’ yerine ‘Keçi’ yap! Rota Haber Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık’ın “12 Haziran’daki seçimlerden sonra başkanlık sistemiyle birlikte Cumhurbaşkanı’nın görev süresi de tartışılacak. Süre ne kadar olacak?” sorusu üzerine Burhan Kuzu, şöyle konuştu: Biz Cumhurbaşkanını halka seçtirmeyi öngören yasayı komisyona getirdiğimizde, CHP 10 bin önerge getirdi. Görüşsek, 30 senede bitmezdi. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçimini işgalle aynı kefeye koyuyorlar. 17.5 saat çalıştım. Bittiği zaman aynı insan “Sayın başkan senin kadar inatçı bir adam görmedim. Soyadını değiştir kuzu yerine keçi yap...” dedi. NUH ALBAYRAK: Dostlar Meclisi ülke gündemini tartışacak Dostlar Meclisi toplantısının açılış konuşmasını yapan Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak, “Bu aydan itibaren format değişikliğine gittik. Toplumu ilgilendiren, ele alınmasında fayda görülen konuları her ay meclisimizde konuşacağız. Gündem konusuyla ilgili bir büyüğümüzü, dostumuzu konuşmacı olarak ağırlayacağız. Her ay burada bir konu ve bir konuk olacak, önemli gündem maddeleri ele alınacak” dedi. Seçimler öncesi ve sonrasında “anayasa değişikliği” ve “başkanlık sistemi” tartışmalarının uzun süre gündemde kalacağını belirten Albayrak, “Bu sebeple ilk konu olarak bunları seçtik ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhan Kuzu ile başlıyoruz. Önce konuşmacılarımız anlatımlarını yapacak, sonra meclisin müdavimleri sorularını yöneltecek” şeklinde konuştu. Dostlar Meclisi’ni kurumsallaştırmak için bir internet sitesi yapılacağının müjdesini de veren Albayrak, “İlk baştan bugüne kadar yapılmış olan bütün toplantıların fotoğraflarını, inşallah burada görebileceksiniz” dedi. İSTANBUL VALİSİ MUTLU: 100. yıl hedefini istikrarla yakalarız Dostlar Meclisi’ne katılan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu; Anayasa üzerinde yapılan çalışmaları yakından izlediğini belirtti. TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu’ya teşekkür eden Vali Mutlu, şunları söyledi: “Türkiye’miz çok hızlı gelişiyor, adeta koşuyor. İstiyoruz ki bu ülke, geleceğe umutla baksın. Sizler bu ülkeyi yönetenler olarak, Türkiye’nin hukuk, siyaset ve idari alanda önünü açmak için ‘gece yarılarına kadar’ çalışıyorsunuz. Size dua ediyoruz. Bugün belli bir noktaya gelmiş, dünyada artık ciddi bir duruş sergilemek zorunda olan Türkiye’nin, cumhuriyetimizin 100. yılında dünyanın 10 büyük ülkesi arasına girmesi için hazırlık yapmamız gerekiyor. Bu hazırlık, sadece ekonomiyi düzeltmekle olmuyor. Devlet sisteminin de buna uygun hale gelmesi lazım. İşin özü, püf noktası istikrar. Zenginliğiniz olabilir ama istikrarınız, huzurunuz, umudunuz yoksa, bir eksiklik olur. Allah bu millete bundan sonra sıkıntı değil; huzur, birlik ve beraberlik nasip etsin...” 17. DOSTLAR MECLİSİ HATIRASI... İhlas Holding VIP Salonu’nda gerçekleşen Dostlar Meclisi’nin 17. toplantısına İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu, Medya Etik Konseyi Başkanı Gazeteci Yazar Halit Esendir, İETT Genel Müdürü Doç. Dr. Hayri Baraçlı, İSKİ Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demir ve Dostlar Meclisi’nin müdavimleri katıldı. Gecenin sonunda toplu hatıra fotoğrafı çekildi. Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, TBMM İdare Amiri, AK Parti Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ve Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç da gönderdikleri telgraflarla Dostlar Meclisi’ni tebrik ettiler... 17. DOSTLAR MECLİSİ HABER VE GÖRÜNTÜLERİNİ BUGÜNKÜ TGRT HABER TV BÜLTENLERİNDE DE İZLEYEBİLİRSİNİZ...
Reklamı Geç
KAPAT