BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mersin’in bilinmeyen cazibesi

Mersin’in bilinmeyen cazibesi

Türkiye’nin her ili yatırımcı bekliyor. Mersin de. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut‘a şöyle bir soru sordum: Yatırımcının başka yere değil de Mersin’e gelmesi için kentin önceliği var mı?



Türkiye’nin her ili yatırımcı bekliyor. Mersin de. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut‘a şöyle bir soru sordum: Yatırımcının başka yere değil de Mersin’e gelmesi için kentin önceliği var mı? Öyle ya; bir cazibesi olsun ki, gelsin yatırımcı. Aşut, “Fazlasıyla var” dedi. “En başta da insan unsuru.” Anlamadım! Nasıl yani? “Mersin bir liman kenti” dedi Aşut. “Ticaret kültürü çok eskilere dayanıyor. Ayrıca, Türk’ü, Arap’ı, Kürt’ü... her milletten insanın birlikte yaşadığı bir kent Mersin. Müslüman ve gayrimüslimler de bir arada yaşıyor bu kentte.” Bu meseleyi birinci öncelik olarak değerlendiren Aşut pek de haksız sayılmaz hani. İnsan unsuru çok önemli çünkü. Ortak aklın etrafında toplananlar var; toplanamayanlar var. Bu doğrudan doğruya o kentin kültürüyle ilgili bir olgu. O kültüre sahip olmayan şehirde iş yapmanın zorluğunu anlatmaya bilmem gerek var mı? Mersin’de bürokrasi de yok. Engelleyen değil, teşvik eden; azaltan değil çoğaltan bürokratlar görev yapıyor çünkü Mersin’de. En başta Vali. Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, kent potansiyelini değerlendirme hususunda gecesini gündüzüne katıp azimle çalışıyor. Kamu, özel sektör ve STK‘lar... el ele, yürek yüreğe bu kentte. Mersin’in bir diğer cazibesi de tabiatı. Türkiye‘nin en uzun sahili Mersin’de. Tarsus’tan Gazipaşa’ya kadar uzanan 323 kilometre uzunluğunda bir sahile sahip Mersin. Yolları düzgün olmadığı için Silifke ve Gazipaşa arasındaki sahil şeridi turizme açılamamıştı. Şimdi, duble yollar yapıldı. Dolayısıyla, 200 kilometre uzunluğundaki sahil, turizm yatımı yapmaya uygun hale geldi. Zaten, Mersin-Silifke arası Anadolu‘nun sayfiye yeri. Yazlık ev ve villa dolu bu bölge. Sadece deniz, kum ve güneş turizminden söz etmiyorum. Tarih, kültür ve yayla turizmine de müsait bir bölge Mersin Bölgesi. Her bir karış toprağı ören yeri. Ayrıca, inanç turizmi için de sayısız alternatif sunuyor şehir. Tarsus mesela. Danyal peygamberin kabri orada bir kere. Hakeza, Eshab-ı Kehf. O da Tarsus’ta ve on binlerce insan zaten ziyaret ediyor. Ayrıca Hristiyanlar için önemli olan St. Paulus. O da Tarsuslu ve hem kilisesi var, hem de kuyusu. Hemen belirteyim ki, Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, müthiş bir performans gösterip şehri, görenleri hayran bırakan bir hale getirdi. Tarım zaten yatırımcının ana sektörü. Tarıma dayalı sanayi de öyle. Çukurova senede 3-4 defa mahsul almaya imkân veren uçsuz bucaksız mümbit bir ova. Sebze, meyve... ne ekersen ek! Karşılığını cömertçe veriyor. Tarım ve tarıma dayalı yatırım yapanı destekleyen kurum ve kuruluşların sayısı da oldukça fazla. ALATA, Üniversite, Tarım OSB ve Teknopark. Lojistik, Mersin’in kalkınmada öncelikli sektörü. Ürününü sevk ederken ister limanı kullan, ister demir yolunu. Yakında Çukurova Havalimanı da inşa edilecek ki, kargo uçaklarının biri inip biri kalkacak bu havalimanından. Mersin kalifiye eleman sıkıntısı çekmeyen bir kent. İş-Kur ile birlikte eğitim başlatıldı. Şerafettin Aşut bizzat ilgileniyor bu konuyla. Meslek okullarıyla iş birliği yapıldı. İş yeri hangi vasıfta eleman istiyorsa, bu eğitim merkezlerinde yetiştirip veriliyor kendisine...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT