BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeniden yapılanma -1-

Yeniden yapılanma -1-

Milenyum çağına girerken dünyamızın fevkalade olaylara gebe olacağını biliyorduk. Zira bu durumun habercisi; geçen yüzyılın son on yılında Sovyetlerin yıkılması idi.



Milenyum çağına girerken dünyamızın fevkalade olaylara gebe olacağını biliyorduk. Zira bu durumun habercisi; geçen yüzyılın son on yılında Sovyetlerin yıkılması idi. Adalet ihtiva etmeyen, insana zulmeden ve dayatan rejimlerin ömürleri, elbette ki ilanihaye olamazdı. En katı ve zalimane rejim olan komünist Rusya’nın yıkılışı, zalimler güruhuna ibret olmalıydı ama, nerede?!. Özellikle İslam ülkelerinin başlarındaki sergerde güruhu, ellerindeki müthiş sermaye gücünün etkisi altında âdeta sarhoş olmuştu. Dünyada olup bitenden habersizlerdi. Yalnız kendilerini açıkgöz, âlemi kör, milleti ise sersem addediyorlardı. Vaktiyle merhum Özal; zamanın çok değiştiğini ve şaşırtıcı bir hızla ilerlediğini söyleyerek; iyi okunması ve ona göre tedbir alınmasını isterdi. Bunu söylediği zamanda ise, Türkiye’de alışılagelen sistem, tamamen seçkincilere endeksliydi. Milletin en ufak bir kıymet-i harbiyesi yoktu. Bürokratik oligarşik bu sistemde emekli olanların yerlerine kendi çocukları veya yakınları getiriliyordu. Zira, bu yapıda hukuk, devleti koruyor; ferdi kaale bile almıyordu. Asker-sivil bürokrasisinin oluşturduğu bu yapı, desteklediği kişilerle bir avuç seçkinciyi de olabildiğince zenginleştirdi. Milletin kahir ekseriyeti zaten köylü idi ve yalnızca bir sömürü vasıtası idi. Yalnızca ekmeğinin peşinde koşturulan ve canıyla uğraşan halkın en ufak bir talebi elbette olamazdı. Menderes ve Özal’la birlikte milletin karnı doyduğu gibi; ekonomik yönden bir ortadirek oluşturuldu ki; bu durum müthiş gelişmelere gebe idi. Nitekim öyle de oldu: Bir avuç İstanbul dükalığına karşı Anadolu kaplanları çığ gibi büyüdü; çoğaldı, Türkiye’yi olduğu kadar dünyayı da etkiledi. Yeniden yapılanma isteyen millet 2002 seçimlerinden itibaren AK Parti’yi tek başına iktidara taşıdı. Tayyip Erdoğan öncülüğündeki AK Parti kadroları, milletin yüreğine su serpercesine; insan hak ve hürriyetleri ve gerçek demokrasi adına âdeta seferberlik başlattı. Tayyip Erdoğan ve AK Parti kadrolarının millet adına başlattığı bu demokrasi mücadelesi yalnızca Türkiye’de değil; tüm ezilen ülkeler için de örnek teşkil etti ve birçok ülkede ma’kes buldu. Daha da bulmaya devam edecek!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT