BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ara seçim ve HADEP

Ara seçim ve HADEP

FP’nin ağır topu Yalçıntaş’a göre partinin kapatılması halinde yapılacak ara seçim ancak HADEP’e yarar...



Prof. Yalçıntaş “69. madde değişmezse ve FP kapatılırsa gidilecek ara seçimin doğudaki galibi HADEP, diğer yerlerde de DYP olacak” diyor. Ara seçimde yüzde 10 barajının olmadığına dikkat çeken Yalçıntaş, “Bölücüler Meclis’e girer” şeklinde konuşuyor. Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş. Sadece Fazilet camiasında değil, Milliyetçi-Muhafazakar çevrelerde de sembol bir isim. Devlete sadakatı görev seyirleri ile tescilli olan Prof. Yalçıntaş dün adeta feryat ediyor: “Sebahattin Bey Türkiye büyük bir yanlışa dolu dizgin gidiyor. Eğer Anayasa’nın 69. maddesinde gerekli değişiklikler yapılmazsa Fazilet Partisi kapanabilecek ve onun yerini özellikle Güneydoğu’da HADEP alacak.” “Nasıl” dememizle Prof. Yalçıntaş devam ediyor: “Fazilet Partisi’nin kapanması durumunda ara seçim Anayasa gereği üç ay içinde zorunlu olacak. Yapılacak ara seçimde de HADEP tartışmasız ipi göğüsleyecek ve bu şekilde HADEP TBMM’ye taşınacak. HADEP Meclise gelirse de milletimizin hassas olduğu mevzuda siyasallaşma başlayacak.” Nezaketi ve bilgeliği malum olan Yalçıntaş Hoca açıktan ifade etmiyor ama HADEP’in Meclise gelmesi hiç abartısız PKK’nın hedefine bir adım daha yaklaşması olacaktır. Evet Fazilet’e tokat atılırken dolaylı olsa bile PKK’ya kucak açılacak. İyi ama HADEP’in TBMM’ye girmesi için ülke barajını aşması gerekmiyor mu? Ara seçimde yüzde 10’luk baraj yok mu? Yalçıntaş: “Hukukçu arkadaşlarımızla değerlendirdik, yok. Dolayısı ile de HADEP özellikle Güneydoğu’dan firesiz gelecektir. Endişemiz Fazilet’in kapatılması durumunda bizim seçmenimizin de kızgınlıkla bir dönem için dahi olsa HADEP’e kaymasıdır.” Prof. Yalçıntaş’ın bu uyarısı tehlikenin eşikte olduğunu gösteriyor. Evet gerçekten de Fazilet kapatılırsa Güneydoğu’da çok önemli bir süreç, hem de fiili olarak start alacaktır. Devleti ama özellikle de HADEP’e hassas olan MHP’yi uyarmak istiyoruz. MHP eğer Fazilet’in kapatılmaması için seferber olmaz ise HADEP belasına kapı aralanacaktır. MHP ne yapıp edip Fazilet’in kapanmaması için 69. maddedeki bütün boşlukların doldurulmasına katkı yapmalıdır. Dahası, bunu gerektiğinde koalisyon sorununa dönüştürmelidir. Diyeceksiniz ki FP’nin kapatılması oy kaymasını getireceğinden MHP’nin işine gelir. Hayır. FP cenahından MHP’ye akış zordur. Velev ki sınırlı bir akış olsa bile, HADEP’in TBMM’ye taşınmasının vebali sırtlanılabilecek bir şey değildir. Götürüsü getirisinden fazla olur. Böyle bir şey SHP’nin 91 seçimlerinde yaptığı hatanın tekrarı olur ki, SHP ve onun mirasçıları o hatanın sonunda yok olmuşlardır. Biz ülke sevgisine tanıklık edebileceğimiz, sağduyulu ve ufuklu Devlet Bahçeli’nin böyle bir garabetin önüne tedbir alarak dikileceğini düşünüyoruz.. Araseçime set olmak sadece istikrar için değil, HADEP için de gereklidir. Bu dikilmenin yolu da 69’daki bütün açıkları kapatmaktır. Yargıtay Başkanı Vural Savaş’ın hassasiyetleri mi dediniz? Ben de o zaman FP mi, HADEP mi sorusunu sorarım. Hiç bir akıl, hiçbir vicdan Fazilet’i HADEP’le bir tutamaz. Fazilet kadrolarının yanlışları olabilir de, vatana hıyanetleri bahis konusu olamaz. En azından ezici çoğunluğu öyledir. Sevgili Vural Savaş’a sormak isterim, Diyarbakır’da FP’li bir başkanın yerine HADEP’linin olması daha mı ehven-i şer? Laikliğin korunması ve cumhuriyetin temel ilkelerinde biz Vural Savaş’tan çok çok daha hassasız, ancak Savaş’ın son çıkışları bana Yekta Güngör Özden’ciliğe soyunmak ve de öteleri görememek gibi geliyor. Sevgili Savaş sakıncaları sıralarken tek pencereden bakıyor. YENİ GELİŞMELER Prof. Yalçıntaş Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmaları ve bu arada sergilenen bazı gayretleri anlatıyor. Bu bağlamda Fazilet Partisi’nin TRT Genel Müdürü Yücel Yener’e yazdığı mektubu açıklıyor. Mektup önceki gece yayınlanan “Politikanın Nabzı” programının şikayetini amaçlıyor. Faziletliler’e göre bu programda 69. maddedeki değişiklik teklifinin reddedilmesi istemi ile yargıya müdahaleye kadar pek çok taraflı ve peşin hükümlü yayınlar var. Peki ya uzlaşma komisyonu çalışmaları? Yalçıntaş “Şu saatte devam ediyor” diyor ve “odak” kavramının yanısıra “devam” kavramına da açıklık getirilmesini seslendiriyor. Peki ya bu olmazsa? FP o şartta 5 artı 5’e destek vermeyecek. İyi de bu bir pazarlık değil mi? Prof. Yalçıntaş itiraz ediyor: “Hayır asla pazarlık yapmıyoruz. Böyle bir şeyi talep eden de biz değiliz. Teklif DSP’den geldi. Biz Avrupa birliği standardının peşindeyiz.” Değişiklik yapılırsa 5 artı 5’e oy kesin midir? Yalçıntaş: “Kesindir ve fire olmaz. Zaten arkadaşlar mevcut adaylar içinde Sayın Demirel’i en uygun görüyor. Dahası, FP’nin Demirel’e oy verme gerekçesi; bu değişiklikle sağlanacağından FP bunu izahda zorlanmaz. Ayrıca bu değişiklikle Sayın Demirel’in seçilmesi de kesinleşmiş olacak.” Sonuç: Prof. Yalçıntaş’ın yukarıdaki sözleri değerlendirilmelidir. Avrupa Birliği’nin eşiğinde olan Türkiye kendine günlük ya da aylık değil, uzun vadeli projeksiyonlar koymalıdır. Kaş yapayım derken göz çıkarılmamalıdır. Ana Muhalefet Partisi’ni kapatmak Türkiye’ye yakışmayacaktır. Dolayısı ile de 69. Maddede FP’nin işaret ettiği değişiklikler yapılmalıdır. Bu yapılırsa Sayın Demirel seçilecek ve ülke maceraya ya da istikrarsızlığa yelken açmayacaktır...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91630
    % 2.1
  • 4.7866
    % -1.01
  • 5.5944
    % -1.16
  • 6.3074
    % -1.67
  • 189.176
    % -2.18
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT