BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Danışma Meclisi

Danışma Meclisi

Başkentte eskiden Stad ve Büyük Ankara Otelleri vardı. Şimdi öyle değil. Adım başı yıldızla karşılaşıyorsunuz. Birkaç tane de bugün yarın açılacak. Üç-beş tanesinin de temeli atılacak. Bunlardan biri de Esenboğa’ya yakın: Airport Hotel olacak.



Başkentte eskiden Stad ve Büyük Ankara Otelleri vardı. Şimdi öyle değil. Adım başı yıldızla karşılaşıyorsunuz. Birkaç tane de bugün yarın açılacak. Üç-beş tanesinin de temeli atılacak. Bunlardan biri de Esenboğa’ya yakın: Airport Hotel olacak. Otellerin doluluk oranları da fazla. Ayrıca etkinlikler de otellerde oluyor artık. Özellikle hafta sonları bütün otellerin salonları tıklım tıklım. Düğün, nikah falan için değil inan olsun: Kongreler, toplantılar, tanışma yemekleri falan hemen akla gelen. Fazilet Partisi de Danışma Meclisi’ni Ador Altınel Otel’de topladı. Tandoğan’daki Otel aynı zamanda İstanbulsporluları ağırlıyordu. Açılış kalabalıktı. Üç gün sürünce ilgi sürekli azaldı. Genelde katılımcıların eleştirisi toplantının konferans biçiminde olmasıydı. Kütahya milletvekili Ahmet Derin buna tepki gösterdi. “O zaman basılmış metinleri bize göndersinler. Okuyup bilgi sahibi olalım. Böylesi toplantılarda partinin çok katılımla stratejisi belirlenir. Bütün üyeler bölgesini seslendirir, görüşünü aktarır. Bizde böyle olmuyor” dedi dışarda yaptığı açıklamada. Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanvekili Cengiz Ocakçıoğlu da çay molasında içerdeki konuşmasını özetledi. “Altı Yıldır Büyükşehir’de Başkanvekiliyim. Bir gün olsun görüşümüz alınmadı. Danışma Toplantısına davet edilmedik. Oysa Fazilet, mahalli yönetimlerinin üzerinde yükseliyor. Belediyelerin grafiği parti yönetiminin önünde.” PDM Başkanvekili, eski Kayseri Milletvekili Prof. Nurettin Kaldırımcı da yaklaşım ve eleştirilerle, tespitlerin; taraflarca makûl ve kabul görebilir biçimde olmasını, uygulanabilir bulunmasını açıkladığını söyledi. Prof. Hüseyin Dağcı “Türkiye’nin Dış Politikası”nı, Doçent. Dr. Numan Kurtulmuş “Son Ekonomik Durum ve Yönelişler”i, isminin verilmesini istemeyen bir Profesör de “Demokrasi, İnsan Hakları ve muhtemel Anayasa Değişiklikleri” üzerine görüşlerini aktardı Danışma Meclisi’ne. Basına kapalıydı. Recai Kutan’ın konuşması profesyonelce “akademik-politik” bir mesaj içeriyordu. Çağın gereklerine ayak uydurabilenlerin dik kalacağını belirten Kutan; günümüzün bilgi, iletişim, nakliye, uzay, kalite, inanç çağı olduğunu, insan hakları dönemini çerçevelediğini anlattı. Ülkelere özgü değil, evrensel normlara özgü ölçülerin geçerli olduğunu söyledi. FP lideri aktardıklarıyla bir elektronik devlet düşlüyor. Çay molasında sordum kendisine, hükümet ile pazarlık yapılmadığını iddia etti. Düşüncelerini ve yapacaklarını bir kitapta topladıklarını söyledi. Ve hediye etti: Uzlaşma Metni Taslağı. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan muhalefetle-iktidar arasında arabulucu. Uzlaşma Komisyonu’nun ötesinde bir şey bu. Peki uzlaşma var mı, pazarlık var mı? Kutan’a göre yok. Peki ne var Sayın Kutan: -Pazarlık yok. Anayasa değişiklikleri partimizle ilgili değildir. Türkiye’deki demokratik düzenin sağlam esaslara bağlanmasıyla ilgilidir. Gayet tabii bundan Fazilet de istifade edecek. 69 değişmezse, 5+5’e destek yok. Sadece bunlar var, şimdilik. Her gelişmeyi değerlendiriyoruz. Kuliste Danışma Meclisi Toplantısını değerlendiren bir milletvekili bunun faydalı olduğunu anlattı ve şöyle dedi: -Necati Çelik emekçinin korunması çalışmasını teklif etti. Bahri Zengin sivil anayasa ve insan hakları üzerinde daha fazla durulmasını önerdi. Cevat Ayhan ise GİK’e gidecek, başkanlık Divanı’nda değerlendirilecek bu çalışmaların somut önerilerle desteklenmesini istedi. Herkese sıra gelmedi. Zaman ve süre sınırlıydı. Ancak olmayacak bir şey değil. III. Selim Ankara Devlet Tiyatrosu sanatseverler için 33 değişik oyunla bu ay sahne aldı. Hangi eseri sayayım bilmem ki? Gerçekten bir devrim. Geçen Celal Esat Arseven’in yazdığı, Semih Sergen’in yönettiği III. Selim’e gittim. Kapalı gişe oynuyor, ötekiler gibi. Semih Sergen de 44 yıl sonra yine III. Selim olarak seyircinin karşısında, Büyük Tiyatro’da. Bir sanatçı, duyarlı insan, ufuklu devlet adamıyla; gelenekçi, klasik, mevcudu korumaya çalışan bir yönetimin çatışması anlatılıyor, Entrikalar var, kadın parmağı var, askerler var, rantlar var bu çatışmada, bu ikilemde. Sonra da çıkarılacak dersler. Nefesinizi tutarak iki buçuk saat izliyorsunuz bu dev çalışmayı. Müzikler de enfes. Hakan Özgömeç, Laçin Ceylan, Nesrin Üstkanat’ın oyunları da. Türkçe’yi de nasıl özlemişiz meğer.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT