BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ah güzel Antalya!

Ah güzel Antalya!

Uzun yolculuğumuzun bugünkü durağı; Antalya... İstanbul’dan yola çıkalı 15 gün oldu ve yılbaşı tatili nedeniyle sportif faaliyetler iki gün durunca, aldığım istihbarat sonrası doğru Belek’teki Adora Oteli’ne yöneldim.



Uzun yolculuğumuzun bugünkü durağı; Antalya... İstanbul’dan yola çıkalı 15 gün oldu ve yılbaşı tatili nedeniyle sportif faaliyetler iki gün durunca, aldığım istihbarat sonrası doğru Belek’teki Adora Oteli’ne yöneldim. Belçika’nın ünlü takımı Genk, bir gün sonra da A.Gücü’nün geleceği haberi verildi. Amacım boş zamanı yine de sportif faaliyetlerle geçirmek. Hemen yönümü oraya çevirdim. Çünkü; Genk, F.Bahçe’ye transfer olan Sülayman Oulare’nin eski takımıydı. A.Gücü’nde de Tarık vardı. Bu yazı dizisinin haricinde, günün birinde ayrıntılı bir “F.Bahçe Dosyası” hazırlamayı düşündüğüm için; şimdiden hazırlıklara başlamalıydım. Bu yüzden otele yerleştim. İki yıl önce sarı-lacivertli takımla aynı yerde kamp yaptığım için, personelden büyük ilgi gördüm. A.Gücü de gelince ilk günüm yine dolu dolu geçti!... ANTALYA TAMAM DA, YA İLÇELER? Antalya’nın sportif olaylarda fazla eksiği yok. Ancak; bazı ilçe ve beldelerdeki sorun diğerlerinden farksız. Yani anlayacağınız devletin eli oralara uzanamamış!... Bir de turistik yönü var ki, ona imrenmemek mümkün değil. Antalya’nın turistik beldelerinde oteller göz kamaştırıyor. Bir zamanlar sportif tesislerin eksiklilerini çabuk farkeden otel işletenleri, acilen yaptıkları spor tesisleriyle dünyannın en büyük kulüplerini buralara çekme başarısını göstermişler. Hâl böyle olunca buralara devlet ve özel teşebbüs imrenilecek güzel yatırımlar yapmış!.. Bu güzelliğe bir de spor eklenmesi gerekiyordu. Bu bakımdan devlet bu görevi çözmesi için Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne Ünal Yurtçu’yu getirmiş. Becerikliliği ve çalışkanlığı ile yıllardır değişik görevlerde bulunan Yurtçu’nun en başarılı yönü ise; bir süre önce Antalya’da düzenlenen ve 81 gençlik spor il müdürürün Vakıf Otel’de ağırlanması olarak gösteriliyor. Tokatlı olan Ünal Yurtçu, 34 yıllık beden eğitimi hocası. 20 yıl yöneticilik yapmış. Altı aydır da bu görevi yürütüyor. İl müdürünün ilk icraatı, yarım bırakılmış tesisleri hayata geçirmek olmuş. Kolları hemen sıvayan Yurtçu, devlet desteğiyle Antalya’yı layik olduğu spor kompleksleriyle donatmayı kafasına koymuş. Bunun bir ekip işi olduğunu bildiğinden Muğla’daki gibi üç personelle değil, tam 15 kişiyle sırt sırta vererek işe koyulmuş!.. Eski İl Müdürü Süleyman Erol’u örnek alan Ünal Yurtçu, 1992 yılında yarım bırakılan yüzme havuzu, 2500 kişilik spor salonu, Alanya’da uluslararası yarışmalar için planlanan tesis, Yüzüncü Yıl Spor Tesisleri’ni işler haline getirmek için yoğun bir çalışma içine girmiş. 2 trilyona ihtiyaç olduğunu, bunu da “yap işlet devret” formülüyle hayata geçireceğini söylüyor. Ayrıca devletin kendisine tahsis ettiği 274 dönümlük araziye de tüm amatör sporları içine alacak spor köyü yapmayı planlıyor. Allah için hakkını yememek lazım çünkü; yaptıklarını bir bir görüp onayladım... Antalya ili ve ilçeleri o kadar büyük ki, Yurtçu’nun ulaşamadığı bir çok mağdur kalmış ilçe ve beledeler var. ..Sana da en kısa süre içinde bu beldelere hizmet götürmek yakışır sevgili Ünal abi... DEMRE GENÇLİĞİ KAN AĞLIYOR Antalya’nın en uzak ilçesi vefasızlık yaşıyor... İl ve ilçelerin bazılarında işler dört dörtlük ancak burada unutulan ve uyutulan ilçe ve beldeler de var!..Örneğin, Kale’de (Demre) gördüklerim, duyduklarım beni ancak iki gün mutlu etti!... Demre...Ülke insanı olarak bu şirin beldeyi fazla tanımayız ama yabancılar bizden çok daha iyi tanıyor çünkü Noel Babalarının ikamet ettiği yer...Peki dünyanın gözünü üzerine çeken bu ilçemizde sportif olaylar ne durumda? Onu hiç sormayın, içler acısı!... Sadece futbol var, o da zoraki ayakta durmaya çalışıyor... 1.Amatör Küme’de mücadele eden Demre Kalesporun Başkanı Yusuf Kapar, Teknik direktörü ise yıllardır bu takımda top koşturan Musa Kıvrak...Gençler burada futbol oynayıp, kendilerini kanıtlayacak ve büyük kulüplere gidecek!... Duy da inanma! İmkânsızlıkların had safaya çıktığı, sezon başından beri beş kuruş para almayan futbolcular, narenciye bahçelerinde çalışarak kendilerine “harçlık” sağlıyor. Futbolcu olma hayaliyle yaşayan bu gençler, beni karşılarında bir “kurtarıcı” olarak gördüler ve boynuma sarıldılar... Ertesi gün başkan ve teknik direktör beni kendi arabalarıyla futbolcuların gündelikle çalıştığı portakal bahçesine götürdüler. Sonra da elbirliğiyle temizliyip düzene soktukları sahaya yollandık. Demre’de ilçe müdürü olmadığı için Antalya’dan idare ediliyorlar. Ama “idare” edilmek ve ilgisizlik yöre gençliğini canlından bezdirmiş. Bir de bu kadar vefasızlığın yanı sıra eski il müdürünün ihaleye çıkardığı çim sahanın müteahidi Demre gençliğine darbe vurmuş!.. Hem de ne darbe!... İşleri yarım bırakıp, sırra kadem basmış... Onlar yılmamış, İlçe gençleri elbirliği ile kulüp binası yapmış ancak onu korumaya güçleri yetmemiş. Şu an da tuvaletler, soyunma odaları pislikten bakımsızlıktan çürümeye yüz tutmuş. Oysa bu gençler, il müdüründen ümidi kesip kendi belediyelerinden yardım bekliyor. Ama onlar da bu feryada kulaklarını kapamış!... Şimdi hepsi, “Nerede bu devlet, nerede bu millet “diye isyan ediyor!... İşte Türkiye’de sporun anlaşılmaz yüzü!... Onbeş gündür o kadar enteresan olaylar yaşıyorum ki şahsen benim kafam karıştı . Bir düzensizlik, dengesizlik var ama nerede? İnanıyorum ki, tüm araştırmalarım bittikten sonra bunu birlikte çözeceğiz!.... YARIN: YOLUMUZ ISPARTA’YA
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT