BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sosyal fobinizi destekle yenin

Sosyal fobinizi destekle yenin

Toplum içinde eleştirilmekten, beğenilmemekten, alay edilmekten, duyulan korkuyu teşkil eden sosyal fobi, tedaviye açık bir alan olmakla birlikte destek almakla bertaraf edilen bir durum...



Sosyal kaygı, diğer adıyla sosyal fobi, kişinin tanımadığı insanlar ile karşılaştığında, gözlerin onun üzerinde olduğunu düşündüğü durumlarda yaşadığı yoğun kaygıdır. Bu durumu yaşayan kişinin yüzü kızarabilir, sesi, elleri titreyebilir, nefes almada güçlük çekebilir. Kişi sosyal durumlarda yaşadığı yoğun kaygının arkasından artık utanç verici davranışlarda bulunmanın kaçınılmaz olduğuna inanır. Bir müddet sonra bu çeşit davranışları sergileme ihtimali olan kişilerden, durumlardan kaçınmaya başlar. SERGİLEDİĞİ DAVRANIŞLAR Topluluk içinde konuşmaktan kaçınan birey, hayal ettiği iş konumunu reddeder, grup önünde sunuş yapmaktan kaçınan öğrenci, derslerden kaçar, okulu bırakmayı dahi düşünebilir. Sosyal ortamlarda sessiz kalarak göz önünde olmaktan kaçınan kişinin arkadaş çevresinde zayıflama görülebilir. Başkalarının önünde yemek yemek, ilgi odağı olmak, sosyal aktiviteye katılmak, bir kişiye soru sormak, telefonda konuşmak sosyal kaygıya sahip kişilerin kaçınabileceği diğer durumlar olabilir. TEDAVİSİ MÜMKÜN Hayattaki yıkımı çok büyük olabilmesine rağmen sosyal kaygı tedaviye açık bir alandır. İlaç kullanımını kapsayan psikiyatrik destek ve bilişsel davranış tedavisinin kullanıldığı psikolojik destek sosyal kaygının tedavisinde etkili yöntemlerdir. Bilişsel davranış tedavisi kişinin kaygılandığı durumları, kaygılanmayı tetikleyen düşünce yapısını ve sonuçta geliştirilen davranışları inceler. Kaçınılan durumlar ile karşı karşıya gelmenin çalışmaları, kaygıyı açığa çıkaran düşüncelerin sorgulanması ve daha işlevsel olanlar ile yer değiştirmesi, kişinin sosyal becerilerine yönelik çalışmalar bilişsel davranış tedavisinin içeriğini oluşturmaktadır. Eğer sosyal kaygınız olduğunu düşünüyorsanız destek almaktan kaçınmayınız. İNCİ “-Çocuklarda demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlık; büyümeyi yavaşlatır, zeka gelişimini olumsuz etkiler ve enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Bu sebeple demir kaynaklı besinlerin yanı sıra, her öğünde bol yeşillik tercih edilmeli, demir kaynağı ıspanak yumurta ile pişirilmeli, kalsiyumdan zengin besinler ara öğünde tüketilmeli...” (...Dyt. Şefika Aydın Selçuk) Sigarayı bırakmak için 10 SEBEP ‘Hamilelikte sigara içmek, ölü doğum oranını artırır!’ diyen uzmanlar, sigara içen hamilelere bu alışkanlıklarından kurtulmaları için önemli tavsiyelerde bulundu. > Bıraktığınızda bebeğiniz de bırakmış olacaktır. > Bebeğiniz doğduğunda 200 gram ağır olacaktır. > Bebeğinizin doğum sonrası hastanede kalış süresi daha kısalacaktır. > Hamileliğiniz daha rahat geçecektir. > Hamileliğiniz daha sağlıklı geçecektir. > Bebeğinizin karnınızda ya da doğumdan sonra ölme riski azalacaktır. > Doğum sonrası bebeğinizde astım ve alerji gibi hastalıkların görülme riski azalacaktır. > Sütünüz daha sağlıklı olacaktır. > Hastalık riskiniz azalacağından çocuğunuzun büyümesini daha keyifli izleyebileceksiniz. > Sigaraya vereceğiniz parayı bebeğiniz için harcayabileceksiniz. Hareket edin fıtık olmayın Uzmanlar, devamlı oturmanın bel fıtığı riskini artırdığını söylüyor. Günlük hayatın büyük bir bölümünün oturarak geçirildiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Figen Koçyiğit, bunun sağlığı olumsuz etkilediğini ifade etti. Çok uzun süre oturmanın metabolizmayı yavaşlattığını dile getiren Dr. Koçyiğit, “Sürekli oturarak çalışan kişilerin bel kasları, hareketsizlikten dolayı zayıf kalır. Leğen kemiği, özellikle desteksiz oturanlarda arkaya doğru yer değiştirir. Vücudun ağırlık merkezi öne kayar ve omurganın yükü biraz artar. Oturarak çalışan kişilerin, bel fıtığından korunmak için bel kaslarını güçlendirici hareketler yapması gerekir. Ayrıca sürekli oturma, kilo almayı artırır. Bu kişilerin, sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinmeleri önemlidir” dedi. Tüberküloz gripten daha önemli... Türkiye’de gribe gösterilen özen kadar tüberküloza da önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Çaşkurlu, tüberkülozun da grip gibi solunum yoluyla bulaştığına işaret etti. Çaşkurlu, mikrobun yeterince dirençli olmayan bir vücutta, örneğin çocuklarda ve kalp hastalarında enfeksiyon yapabildiğini bildirdi. Bağışıklık sistemi iyi olan birine ömür boyu bir şey yapmayan tüberkülozun risk grubundaki hastalarda öksürük, balgam, akciğerde yaralar oluşturabildiğini dile getiren Çaşkurlu, böbrek yetmezliği, idrar yolları hastalıkları, kısırlık, hatta kanama ve ölüme bile sebep olabildiğinin altını çizdi. Pratik, taze ve lezzetli bir ikram Dondurulmuş pastayı ilk olarak Türk tüketicisiyle tanıştıran Ülker Golf’un Maxima dondurulmuş çikolatalı pastası; lezzet, pratiklik ve uygun fiyatıyla adından söz ettiriyor. Sütlü bitter ve beyaz çikolata parçacıkları ile süslenmiş Maxima çikolatalı pastanın, çikolata sosu ile birlikte eşsiz bir lezzet sunduğu ifade edildi. Oda sıcaklığında en az 30 dakika veya buzdolabında 2 saat çözdürülerek tüketilen Maxima çikolatalı pasta, tazeliğiyle ve lezzetiyle ikrama hazır hâle geliyor. Maxima çikolatalı pasta; buzlukta saklanıp, her zaman çok pratik ve taze bir ikram alternatifi oluşturuyor. Püf Noktası Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için, iki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun, 1 saat buz dolabında bekletin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT