BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hasta düştük!

Hasta düştük!

Türkiye’nin büyük bir kesiminde bu kış hava sıcaklıkları genelde normalin üzerinde seyretmesine rağmen soğuk algınlığına maruz kalmayanımız kalmadı... Bulunduğumuz kapalı mekânlar, sıcaktan soğuğa ani geçişler savunmasız kalan vücudumuzu kolay hasta ediyor



KIŞ BİTERKEN SOLUNUM YOLLARINA NE OLUYOR? -1- Saygıdeğer okuyucularımız, bu haftadan itibaren iki yazımda, sonuna yaklaştığımız kış mevsiminde hemen hemen hepimizin kapısını çalan ve iş gücü kaybına sebep olan “Solunum Yolları Enfeksiyonları”ndan bahsedeceğim. Bu sene hava sıcaklıkları yurdumuzun birçok bölgesinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesine rağmen neden elimizden mendil eksik olmuyor? Eskiden 3-5 günde atlattığımız soğuk algınlıkları niçin birkaç haftayı buluyor? Yoksa tüm dünyada dolaşan Keçi Gribi (20 günü bulan inatçı grip) fısıltıları ülkemize de mi uğradı? En önemlisi bütün bu olumsuzluklardan nasıl korunacağız? SOĞUK HASTA ETMEZ! Öncelikle şunu söyleyeyim; soğuk hasta etmez, temiz havasız ortam ve ani hava değişimlerine maruz kalmak hasta eder! Şu soğuk günlerinde, yeterince iyi havalandırılmamış kapalı mekânlarda uzun süre bulunuyoruz ve mikroplar nefes alıp verirken farkına varmadan ortama saçıyoruz. Nefes ve öksürük damlacıklarında bulunabilen başta virüsler olmak üzere çeşitli bakterilerin teneffüs yoluyla belli miktarın üzerinde alınması ile başta soğuk algınlığı, bademcik iltihabı, farenjit, sinüzit, larenjit, nezle, grip, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi sağlık problemlerinin görülme sıklığı artar. Virüs kaynaklı yutak ve bademciklerin iltihabı 4-6 gün gibi kısa bir sürede kendiliğinden geçer. Bakteriyel kaynaklı olanda ise antibiyotik ve şikâyetleri giderici ilaçlar kullanılmaktadır. Eğer tedavi tam uygulanmazsa, ileri dönemlerde kalp ve böbrekleri etkileyen ciddi hastalıklar görülebilir. Kış mevsiminde üst solunum yolları enfeksiyonlarına en çok sebep olan faktörler; virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bünyelerde, diğer bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlanır. Nezle, grip, farenjit bunların sebep olabileceği sinüzit, bademcik ve orta kulak iltihabı, larenjit, giderek aşağıya yani alt solunum yollarına doğru yayılarak da bronşit ve zatürre gelişir. KAPALI MEKÂN KÂBUSU Solunum yolu hastalıklarının bulaşmasının sebeplerini şöyle sıralayabiliriz: > İyi ve yeterli havalandırılmamış kapalı mekânlarda uzun süre bulunmak. > Kapalı mekânlardan açık ortamlara çıkarken tam giyinmemek veya açık yerlerden kapalı ortama girerken, arabalara binerken üzerimizdeki fazlalıkları çıkarmayıp terlemek. > Dışarı çıkarken boynumuzu ve göğsümüzü sıcak tutacak kaşkol gibi aksesuarları kullanmayarak vücut ısısının dengesini bozmak. > Isı ve nem yönünden ani şok tarzı değişikliklere maruz kalmak. > Ofis ve toplu taşıma araçları herkesin bir arada bulunduğu yerlerde nefesle veya öksürükle ortama salınan mikrobik ajanları taşıyan damlacıkların teneffüs yoluyla enfeksiyon bulaştırması. > Sigara içilmiş kapalı alanda bulunmak. > Toplu taşıma araçlarını sık kullanmak. > Kreş, okul ve kışla gibi kalabalık ortamlarda bulunmak. > Klimanın yanlış ayarlanması. > Sağlıklı ve dengeli beslenmemek. > Stres ve uykusuzluk da enfeksiyonların yayılımını kolaylaştırır. YAŞLI VE ÇOCUKLARA DİKKAT! Solunum yolu enfeksiyonları için risk gruplarını ise şöyle sıralayabiliriz: > Alerjik bünyesi, astım, kronik bronşit, KOAH bulunanlar. > Çocuk ve yaşlılar. > Burun kemiğinde eğrilik, burun içi etlerinin normalden büyük olması sonucu, burun tarafından ısıtılmadan ve filtre edilmeden ağız yoluyla nefes alıp vermek mecburiyetinde kalmak gibi faktörler bu tür hastalıklara yakalanmayı kolaylaştırır. STRES VÜCUDUN DİRENCİNİ KIRIYOR Stresli kişilerin vücut savunma (bağışıklık-immün) sistemi zayıf düştüğünden daha kolay hastalanırlar. Bu yüzden olur olmaz şeyleri kafanıza takmayın! BURUN TEMİZLEMENİN ÖLÇÜSÜ Yanlış sümkürmek, burun ve genizdeki materyalin basınçla östakiden (geniz ile orta kulak arasındaki boru) orta kulağa gitmesine ve orta kulak iltihabına sebep olur. Doğru olan, başımızı öne çok eğmeden burnu ileri doğru uzatarak, bir burun deliğimizi de kapatıp kuvvetli 3-4 defa sümkürmek, ardından aynı işlemi diğer burun deliği için yapmaktır. Bademcikler ne zaman alınmalı? > Bademciklerin alınmasının yaşla pek alakası yoktur. 3 yaşında bile alınabilir. Önemli olan kriterler bir kış sezonu (3-4 ay) içinde eğer 4-5 defa üzeri sarı-beyaz salgı artıkları ile dolu bademcikler büyüyor ve ateşi de yükseltiyorsa ameliyat olmakta fayda vardır. Ya da doğuştan kalp hastalığı varsa ya da bademcik iltihabı sırasında bademcik apsesi geliştiyse, ameliyat tavsiye edilebilir. Kış sezonunda 1-2 defa anjin geçirene ameliyat tavsiye edilmez. Önce ilaçla tedavi yapılmalı, hiçbir çaresi kalmamışsa, ameliyat yapılabilir. Neden kışın boğazımız diken batar gibi hep yanar? > Türk insanının yaklaşık yüzde 80’ninde az veya çok altta yatan burun eğriliği veya burun içi etleri, kıkırdaklarının büyük olmasına bağlı, çoğunlukla da mikrobik olmayan kronik farenjit ve sinüzit durumları vardır. Devamlı burundan rahat nefes alınamayıp ağız solunumu yapıldığından, sık sık boğaz rahatsız ve tahriş olur. Erişkinlerde özellikle de kilolularda mide fıtığı ve reflüye bağlı, mikrobik olmayan kronik boğaz iltihapları olabilir. Bu durum öksürüklere, sinüzite, farenjite, mide ve yemek borusu rahatsızlıklarına, reflüye ve ağız kokusuna sebep olabilir. Boğaz ağrısıyla baş etmenin yolu; ezbere antibiyotik alarak geçici rahatlamak değil, hekime müracaat edip altta yatan esas sebeplerin ortadan kaldırılmasıdır. Siz grip değil, nezlesiniz! > Nezle, geniz yollarını tutan viral bir enfeksiyondur. Altta bir takım zemin hazırlayıcı faktörler varsa, hastalık uzamışsa, sinüzite ya da ortakulak iltihabına yol açabilir. Grip ise 280’e yakın farklı virüsün sebep olabildiği öksürük, yüksek ateş, halsizlik, kırıklık, genel bir hastalık hâli ile kendini gösterir. Daha ziyade alt solunum yolu enfeksiyonları, zatürreye yol açabilir. Özellikle de yaşlılarda bakteriyel durumların tabloya eklenmesiyle ölümcül olabilir. HAFTAYA: ‘KEÇİ GRİBİ’ UYDURMASI OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Adenom ameliyatı gerekiyorsa olun! > Rumuz Aoglue > Hipofiz adenomum var. Adenomum tiroid ve prolaktin hormonumu etkiliyor. İlaç kullanıyorum, ne yapmam gerekiyor? CEVAP: Değerli okuyucum, hipofiz bezi beynin orta alt bölümünde bulunan ve vücuttaki iç salgı bezlerinin tamına yakınının düzenli ve dengeli çalışmasını kontrol eden çok hayati öneme haiz bir bezdir. Adenomu ise bu bezin normalden daha büyük olması durumudur. Öncelikle çekilecek ve duruma göre her 6 ayda bir tekrarlanacak BT ve MR gibi görüntüleme teknikleri ile bu bezden ve etkilemesi muhtemel iç salgı bezlerinden salınan hormon seviyeleri sonuçlarına göre ilaç veya cerrahi tedavi planlanır. Hipofiz adenomlarında TSH, ST3, ST4, prolaktin en çok etkilenen hormonların başında gelir. Çıkan sonuçlara göre bu hormonları normale getirici ilaç tedavilerinin yanında bası belirtileri de varsa iç hastalıkları endokrinoloji uzmanı ve beyin cerrahisi uzmanının koordinasyonunda takiplerini yaptırıp tavsiyelerine uyarsanız bir sıkıntın kalmaz. Eğer beyin çevre dokularına bası sonucu şiddetli baş ağrıları, görme ve denge bozukların varsa son derece gelişmiş tekniklerle burun içinden yapılacak cerrahi metotlarla her şey yoluna girer, bu konuda yapılacak cerrahi tavsiyeleri de sakın geciktirme! Elimi karnıma koyduğumda ağırlık yapıyor > E.G. > 21 yaşındayım, boyum 1.57, kilom 55. Midemde 4-5 senedir yanma, bulantı, ağrı ve şişlik gibi şikayetlerim var. Yattığım zaman karnımın üstüne elimi bile koysam ağırlık hissediyorum. Doktorlar endoskopiyi önermediler, siz neler tavsiye edersiniz? CEVAP: Sevgili kardeşim, anlattıklarınıza göre sizde muhtemelen gastroözofajial reflü (GERH) dediğimiz mide muhtevasının yemek borusu ve genize kaçma durumu ile temelinde gerilim ve aşırı endişe ile kaygının bulunduğu İrritabl Bağırsak Sendromu mevcut. Bu durumların gelişiminde genetik yatkınlık olabildiği gibi stres ile çabuk, hızlı ve bir oturuşta fazla yemek de rol oynar. Böyle durumlarda şöyle hareket etmenizde büyük faydalar göreceksiniz: > Özellikle geceleri 2 yastıkta biraz yüksekçe yatmaya çalışın. > Yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek yiyin. > Acı, ekşi gıdalar ile kola gibi asitli içecek, bulgur ve gaz yapıcı gıdalardan uzak durun. > Abur cubur yemeyi bırakın. > Üzerimize düşen maddi ve manevi vazifelerimizi yaptıktan sonra her şeyi Yüce Allahâ havale edip hiçbir şeyi kafaya takmayın. > Hekim kontrolü ve tavsiyesi ile de sabahları proton pompa inhibitörü ilaçlar ile gece yatmadan 1-2 saat önce H2 antagonisti ilaçlardan en az 2-3 ay almak, gerekirse yardımcı olarak da en fazla 1 ay süreli antasid grubu süspansiyonlar ile bağırsak hareketlerini düzene koyucu ilaçlar kullanmak uygun olur. Endoskopi, hekim endikasyon koyduktan sonra hemen hemen her yaşta yapılabilir. HER DERDİNİZİ BANA YAZIN Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım... e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT