BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta Doğu’nun hâli

Orta Doğu’nun hâli

Biz -ne kadar uzayacağı belirsiz- Ergenekon ve Balyoz’la uğraşırken, yaşadığımız coğrafyada kriz kriz üzerine bindi. O âlemin en uzun müddet iktidarda kalan şahsiyeti Muammer Kaddâfî, memurlarına yüzde 100 zam yaparak eylemleri engellemeye çalışıyor. Her ülkede Libya’daki petrol bulunmadığı için, hele çok nüfuslu devletlerde uygulanabilirliği yok.



Biz -ne kadar uzayacağı belirsiz- Ergenekon ve Balyoz’la uğraşırken, yaşadığımız coğrafyada kriz kriz üzerine bindi. O âlemin en uzun müddet iktidarda kalan şahsiyeti Muammer Kaddâfî, memurlarına yüzde 100 zam yaparak eylemleri engellemeye çalışıyor. Her ülkede Libya’daki petrol bulunmadığı için, hele çok nüfuslu devletlerde uygulanabilirliği yok. Böylesine bir ortamda bir Sünnî-Şîî çatışması oluşabilir. Mezhep savaşı, en kötüsüdür. İran’ın, Şîîler üzerinde nüfuzu var. Güney Irak’taki Şîî Arapların İran’a temayülü belli. Yemen’de Câferi Şîî bulunmasa bile yarı yarıya Zeydî Şîî’dir. Yemen eskisi gibi ikiye bölünebilir endişesi başladı. Lübnan Şîîleri, İran’a dönüktür. Suriye’de yüzde 10 kadar bir nüfusa sahip Şîîler, yönetim, ordu, polis, istihbarat ve eğitime tamamen hâkimdir. Küçük Bahreyn’de çoğunluk olan Şîîler, Sünnî bir hanedanın tab’asıdır. Umman, İran’la geçinmeye çalışan bir krallıktır. Ne Sünnî’dir, ne Şîî. Kralları Hâricîlerin İbâdî mezhebinin imamı (başı) olmakla dinî kimlik de taşıyor (nüfusun diğer yarısı Sünnî’dir). İran, oynak, tecrübeli, sabırlı, bilgili, gelenekli, diplomasisi ile, coğrafyadaki Şîî azınlığı diri tutmaya çalışıyor. Pâkistan’ın Şîî azınlığı ile de ilgileniyor. Mezhebe dayalı yani Sünnîlerle Şîîler arasında bir iç veya devletler arası savaş, Orta Doğu’nun altından girer üstünden çıkar. Dünyanın en zengin enerji kaynakları (üçte ikisi) bulunan bölgeden bahsediyoruz. Bu bölgede yılda p.c. birkaç bin doları zor bulan ülkelerin yanında, 50.000 doları aşanlar da yaşıyor. Arap Birliği’nin 23 üyesi bu bölgede (Orta Doğu ve Kuzey Afrika). Amerika, bölgede çok derinlemesine nüfuza sahip. Bütün bu tehlikeye açık problemler içinde, Filistin devletinin, istikrarlı ve İsrail’in her gün bir arsa kazanmak girişiminden masûn sınırlara sahip tam bağımsız olması gerekiyor. İsrail’in Doğu Kudüs’ten tamamen çekilmesi vazgeçilmez şarttır. Bugünkü İsrail hükûmetinde böyle bir temayül ve istidat bulunmuyor. İran’ın Doğu Akdeniz’e yerleşmek ve bölgedeki Şîîler üzerinde nüfuzunu arttırmak politikası da diğer bir tehlikedir. Atom bombası değil ama, başka bombalar patlayabilir. Yıllanmış köhne diktatörlerinden kurtulup iktidarlarını yenileyen devletlerde, ne gibi değişimler olup olamayacağı meçhul görünüyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT