BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Kürtleri
ihmal ettik"

"Kürtleri
ihmal ettik"

CHP’de Kürt meselesinin çözümü için yapılan toplantıların fikir babası olan Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu Türkiye’ye konuştu.



ÖZEL RÖPORTAJ - ADEM DEMİR > CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Van’da arkadaşımız Adem Demir’in sorularını cevaplandırdı. CHP’de Kürt meselesinin çözümü için yapılan toplantıların fikir babası olan Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ndan itiraf: “Hem beyanat hem de temas anlamında Kürtlere uzak durduk. Bunun karşılığı olarak da oy oranımız geriledi. Ancak, artık Kürt meselesinde biz de varız.” KİMSEYİ ŞAŞIRTMAYACAĞIZ Kürt meselesinin çözümü konusunda, kimseyi şaşırtacak bir şey söylemeyeceklerini belirten Tanrıkulu, “Sıkıntıları çözen bir yol sunacağız. Türkiye’deki bütün bölgeleri içine alan bir model ortaya koyacağız” dedi. > Adem Demir VAN Sezgin Tanrıkulu en tanınmış Kürt aydınlarından. Yıllardır Türkiye’deki yıkıcı problemlerin çözümü için çaba gösteren biri. Eski Diyarbakır Baro Başkanı. Din dil, etnik kimlik ayrımı yapılmasına hep karşı durdu. Özgürlükleri savunan biri olarak özellikle insan hakları konusundaki ihlallere karşı verdiği mücadelesiyle dikkat çekti. Siyasete atılacağı kesindi. Fakat Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapmaya karar vermesi bölge insanı açısından şaşırtıcı bulundu. Zira CHP’nin Kürt meselesi konusundaki sicili çok da temiz değil. Zaten partinin ulusalcı ve Kemalist kanadı Tanrıkulu’yu kolay kolay kabul etmedi. Tanrıkulu, şu anda CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve partinin Kürt politikalarının şekillenmesinde etkili. CHP’deki Kürtler, partinin bölgeye ilişkin politikalarını değiştirme iddiasındalar. Bu amaçla da arayış toplantıları gerçekleştiriyorlar. Toplantılardan biri hafta sonu Van’da yapıldı. Burada görüştüğümüz Tanrıkulu, CHP’nin Kürt politikasının nasıl olacağını ve meselenin çözümü için ne tür adımlar atılacağını anlattı. İşte Tanrıkulu’na sorduğumuz sorular ve verdiği cevaplar: CHP, Kürt meselesi konusunda 1989 yılında rapor hazırlamış ilk siyasi partidir. Rapor yıllarca tartışıldı. Ancak daha sonra problemin üzerini örttü ve Kürt kelimesini kullanmamayı tercih etti. Van’da yaptığınız Kürt açılımı mı? CHP büyük bir cesaretle 1989 ve sonraki yıllarda Kürt meselesini dile getirmiş ve dönemine göre en geniş değerlendirmeyi yapmış bir siyasi partidir. Bu hakkı teslim ettikten sonra ‘CHP zaman içinde bu problemin uzağında kaldı. Hem söylem hem de temas anlamında uzakta kaldı. Gelip gitmedi’ eleştirilerini kabul ediyoruz. Ayrıca sonuç olarak eğer meselenin uzağında olmasaydı bölgedeki oyu yüzde 25’lerden yüzde 2’lere düşmezdi. Bunun objektif olarak bir karşılığı var. Ve bir realitedir. Biz de bu yönde öz eleştiriler yapmaktan çekinmiyoruz. Bu tespitin ötesinde parti olarak neler yapıyorsunuz? Sosyal demokrat bir Türkiye partisinin hiçbir meselenin uzağından kalmaması gerektiğini söylüyoruz. Bundan hareketle Türkiye’nin en temel meselesi olan Kürt probleminde arayış içinde değil; çözümü derdindeyiz. Bunun çözümü nasıl sağlanabilir? Türkiye’ye özgün nasıl bir model geliştirilebilir? Sadece Türkleri ya da sadece bölge olarak Kürtleri değil bütün Türkiye’nin kabul edebileceği ortak aklın ‘evet’ diyebileceği uzlaşma nasıl olabiliri tartışmamız gerektiği inancındayız. Her etnik ve her inanç kesimdeki insanın içine sindireceği mümkünü ve ortak bir zemini bulmamız lazım. Peki CHP, Tanrıkulu’nun çözüm tekliflerini kabul edip bunları uygular mı? CHP’nin kendisini bağlayan bir parti programı var. Görüşlerimin de o program çerçevesi içinde günün şartlarına uygun olarak değerlendirilecek yönleri vardır. Bu hem Türkiye hem de parti açısında bir mecburiyettir. Türkiye’de bir arada yaşamaya hizmet edecek, ayrışmayı ve kutuplaşmayı önleyecek bir çözüm bulmak zorundayız. Bunu CHP’nin kendi hukuku içinde ve ortaya çıkan ihtiyaçlara göre yapmak durumundayız. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. O yüzden Van’dayız. Yoksa ne işimiz var? CHP’nin burada ne işi var? Yine bir yıl önce, beş yıl önce burada değildi de şimdi burada? CHP çözüm arayışında. Bizim siyasi muhataplarımız var. Ana muhalefet partisi olarak karşımızda AK Parti iktidarı var. İktidar 9 yıllık zaman zarfında söylemin dışında ne yaptı? CHP’nin iyi kötü bir 1989 raporu var. Bunu da sahipleniyor. Ayrıca o raporu yenileyeceğiz. Sıkıntıların çözülmesi için üç teklifimiz var Toplumu kutuplaştıran sıkıntıların bulunduğunu söyleyen Sezgin Tanrıkulu, “Bunun için baraj kalkmalı, Hakikat Komisyonları kurulmalı ve yeni bir anayasa hazırlanmalı” dedi. Önümüzde toplumu ku-tuplaştıran ve ayrıştıran ciddi sıkıntıların bulunduğunu söyleyen Tanrıkulu şöyle devam etti: Açık net ve somut tekliflerde bulunuyoruz. Birincisi baraj meselesi adaletin temsilini engelliyor. Baraj mutlak suretle indirilmeli. Yüzde 7 değil, yüzde 5’e bile indirilebilir. Toplumda insanların vicdanlarına hitap edeceğimizi söyledik. 10 yılların travmasını üç beş ayda çözemeyiz. Bunun farkındayız ve kendimize güveniyoruz. Halka haklısınız, bu meselenin uzağında kaldık ama bundan sonra problemin odağındayız ve akl-ı selimle çözeceğiz diyoruz. Bunun için de Hakikat Komisyonlarının kurulmasını teklif ediyoruz. Türkiye son 30 yılda bu meseleyi çözemedi. Zaman aşımı sıkıntısıyla karşı karşıyayız. Üçüncü çözüm teklifimiz ise yeni bir anayasanın hazırlamasıdır. Kürtçe eğitim yani ana dil meselesindeki çözümünüz nedir? Dil meselesin 89 raporumuzda var. Bunu konuşuyoruz. Dil meselesinin neresinde duracağız? Asimilasyon politikalarına karşı çıkan parti hangisidir? Kürtçe seçmeli mi yoksa ikinci dil mi olacak? Her yönüyle tartışıyoruz ve bütün boyutlarıyla konuşuyoruz. Partimizin yetkili kurulları var. Türkiye’ye özgü nasıl bir model hayata geçirilebilir. Kuşkusuz bu konuda da bir şey söyleyeceğiz. Ana dilde eğitimi biz sağlayacağız diyebiliyor musunuz? Biz iktidar partisi değiliz. Ama Türkiye bakımından mümkün olan neyse onunla ilgili olarak söylenmesi gereken şeyleri parti kurullarında tartışıp seçim bildirgemizde ortaya koyacağız. CHP’nin af konusunda bir çalışması var mı? Parti olarak bu meseleyi ortaya çıkaran sebeplerin ne olduğunu ve çözümünün ne olacağı noktasında; bunun çatışma, şiddet ve silahlı kısmı meselenin bir boyutudur, bunu görmezden gelmiyoruz. Fakat önce bu problemin sebeplerinin hangi adımla çözülür kısmı ile ilgileniyoruz. Bu sadece CHP’nin meselesi değil. Sadece bizim bulacağımız bir çözümle de olmaz. Burada AK Parti’nin de BDP’nin de çözümde ortak olması lazım. Yoksa herkesi tek tek ikna edemezsiniz. Kürt meselesinde uzlaşma zemini arıyorsunuz. Hangi zaman dilimini baz alarak ve kimlerle nasıl uzlaşarak çözüm bulmayı planlıyorsunuz? CHP ya da bu konuda uzlaşma arayan kesimler bir adım attığında zaman kavramı gündeme getiriliyor. Ama şunu ifade edelim bu konudaki tüm yükü bir partiye kimsenin yüklemeye hakkı yoktur. Bu konuda tartışma çok farklı boyutlara götürülebilir. İstenirse taş devri ya da Osmanlı döneminden başlanabilir. Peki işin içinden nasıl çıkılacak? CHP olarak bir adım atıyor ve ‘gelin 1980’den sonrasıyla başlayayım’ diyoruz. Bir yerden başlanması gerekiyor. İşte onun için hakikat komisyonlarının kurulmasını istiyoruz. Çünkü böyle olunca konu bir dönemde sınırlı olur ve mutlak suretli bir yerden başlanır. Ama bir kaza olduğunda arabanın nereden geldiğine bakılır. İyi o zaman 1800’lerden başlayalım. Taş devrinden başlayalım olur mu? AK Partililer sizin taş devrinden kalma bir parti olduğunuzu söyleyebilir, sürekli taş devri örneğini veriyorsunuz! Yani ne yapalım? Bir meseleyi çözmeye çalışıyoruz. Onun için bir yerden başlamamız lazım. Alnımız açık olarak BURAYA GELDİK Önümüzde 12 haziran tarihinde bir seçim var. Bölgede ise iki parti var. Üçüncü parti olarak CHP varlığını hissettirecek mi? Ben bir genel başkan yardımcısı olarak bir reçete veremem, ama bugün CHP’liler olarak alnımız açık olarak buradayız. Biz buradayız ve bu problemlerin de sahibiyiz. İki üç ay sonra ne olur onu bilemem. Çözüm için buradayız, insanların vicdanlarına sesleniyor ve karşılığını da alıyoruz. Bu kadarı bizim için yeterli, gerisini bilemem. İnsanların vicdanına seslenmeden bu meselenin içinde olduğumuzu bu problemin sahibi olduğumuzu söylemeden başka bir şey söylemenin doğru olmadığını düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT