BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ferrari’den Alex’e kıyak!

Ferrari’den Alex’e kıyak!

F.Bahçe’nin oyunun neredeyse ilk yarım saatlik bölümünü domine etmesi, yakaladığı pozisyonlarda şansına ve Rüştü‘ye takılışı, erken Necip golünün daha sonraları bir sağanağa dönüşeceğinin sinyalleriyle yüklüydü. Ama futbolda “atamayana atarlar” hiç bir zaman modası geçmeyen bir kural olarak F.Bahçe’nin başına patlama sinyalleri de taşıyordu.



F.Bahçe’nin oyunun neredeyse ilk yarım saatlik bölümünü domine etmesi, yakaladığı pozisyonlarda şansına ve Rüştü‘ye takılışı, erken Necip golünün daha sonraları bir sağanağa dönüşeceğinin sinyalleriyle yüklüydü. Ama futbolda “atamayana atarlar” hiç bir zaman modası geçmeyen bir kural olarak F.Bahçe’nin başına patlama sinyalleri de taşıyordu. Beşiktaş’ın orta sahasına çok uzak oynayan ilerideki oyuncuları yaklaşıp top almaya başlamış, dolayısıyla pas tezgâhı dokuyarak F.Bahçe’nin yerleşik planlarını tehdit etmeye başlamışlardı. Tamam, bu yeni görüntü Beşiktaş’ı pozisyon zenginliğine taşımıyordu ama F.Bahçe’nin oyundaki egemenliğini aşağıya çekecekti. İşte Beşiktaş’ın bu yeni görüntüsü olmadık bir oyuncunun yani Ekrem‘in mükemmel golüyle oyundaki skor dengesini getirdi. Devreye böyle gidildikten sonra dönüşte herkes oyunun başlarında yeni bir F.Bahçe rüzgârı beklerken, Beşiktaş devamı izlenecekti. Mehmet Topuz‘un son maçlardakinin tersine kanatta kalıp orta alana takviye getirememesi, yorgun Guti‘ye avantaj sağlayan bir faktör olmuştu. Beşiktaş artık ilk yarının tersine oyuna hakim olarak oynuyordu. İşte bir duran top sonrası seken topu İbrahim Toraman kaleye gönderince, patron Beşiktaş olacak. Sonra F.Bahçe önden arkaya düşünce alabildiğince riske girip kendi yarı alanındaki defansif kurgularını gevşetince... İşte bunlardan birinde Almeida derinliğe gelen topu tek başına taşıyıp Volkan‘a teslim etti. Yine Beşiktaş oyundaki patronluğunu sürdürürken bir duran topun dönüşünde tam Beşiktaş kontratağa başlayacakken, Ferrari arkasındaki Lugano‘ya arkası dönükken çakınca, top da oyunda olduğundan Cüneyt Çakır hem penaltı noktasını gösterecek, hem kırmızı kartını çıkartacak, hem de Ferrari‘yi oyundan atacaktı. Bu Ferrari‘nin Beşiktaş’a hele hele maçı döndürmüş Beşiktaş’a neredeyse tarihi bir ihanet anlamı taşıyordu. Alex penaltıyı gol yapınca maçın yeniden ilk yarım saatindeki fotoğrafa dönülmesi hiç de sürpriz değildi. Böyle bir oyunda bir tarafın 10 kişi kalması hele hele son maçlarda iyi top dolaştıran F.Bahçe lehine oluşmuşsa, maçın sonucunu da tahmin etmek pek güç değildi. Alex‘in uyanıklığı ile iki golü daha Beşiktaş kalesine gidince, İnönü’deki faturanın sahipliği de bu defa Schuster‘den Ferrari ve Almeida‘ya devroluyordu. Yani F.Bahçe bu defa orta sahasının Topuz‘dan eksik kalmasına rağmen, Niang ve Dia‘nın dikine harmanladığı Beşiktaş’ı tam elinden kaçırmışken, Ferrari ile Almeida sayesinde geri alarak şampiyonluk iddiasına yeni bir sayfa daha açacaktı. Beşiktaş ise sanırım bundan sonra transfer edeceği yabancıların hiç olmazsa Ernst kadar disiplinli ve hakiki profesyonel olmasına dikkat etme koşuluna mahkum oluyordu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT