BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > ‘Kara çarşamba’nın faturası 381 milyar lira

‘Kara çarşamba’nın faturası 381 milyar lira

Devlet Bakanı Babacan, 2001 krizindeki yüksek faizli borçlanma sebebiyle devletin ödediği faturanın bugünkü iç borç kadar olduğunu belirterek, “Kriz olmasa bugün borç olmayacaktı” dedi.



> ANKARA - Cenk ESEN Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin 2001 krizinde çok ağır fatura ödediğini belirterek, “Eğer kriz yaşanmasaydı, bugün iç borç olmayacaktı” dedi. Babacan, 2001 krizinin 10. yılı olduğunu hatırlatarak, bu krizin faturasını açıkladı. Krizin ‘sadece devlete’ olan acı faturasının detaylarını ortaya koyan Babacan, devletin 381 milyar liralık maliyetinin açıklamasını şöyle yaptı: “Kriz sebebiyle ihraç edilen Hazine kağıtlarının ana para ve faiz ödemeleri 2010’da tamamlandı. Toplam ödemenin enf-lasyonla bugüne getirilmiş hali 251 milyar 563 milyon lira. Yıllık ortalama bileşik faizle yapılacak hesaplamada ise fatura 381 milyar 88 milyon TL’ye çıkıyor. Bu tutar iç borç stoku olan 352 milyar 841 milyon TL’nin üzerinde. Yani 2001 krizi yaşanmasaydı, bugün iç borcumuz olmayacaktı.” KAĞIDA PROGRAM YAZMAK KOLAY Ekonomik program yapmak kadar uygulamanın da önemli olduğunu dile getiren Babacan, “Kağıt üzerine program yazmak çok kolaydır, isterseniz yüzlerce sayfa doküman üretebilirsiniz. Ancak kağıt üzerine yazmaktan çok uygulama önemlidir” diye konuştu. Babacan, muhalefet partilerinin ekonomi söylemlerini değerlendirirken 2001 krizinde yönetimde kimlerin olduğunun hatırlanması gerektiğine dikkat çekerek, “Rakamlar ortada eğer tarihten ders almazsak, krizlerden ders almazsak yazıktır, günahtır” diye konuştu. Babacan, seçimlere 4 ay gibi kısa bir süre kalmışken muhalefet partilerinin ekonomik programlarını açıklayamamasını da eleştirdi. Gerekirse ek tedbir alırız Bankacılık sistemine ilişkin KKDF, karşılık oranları gibi tedbirlerin sonuçlarına 2011 yılı ilk çeyreği itibariyle bakacaklarını ve gerekirse yeni tedbir alabileceklerini kaydeden Babacan, bugün itibariyle alınan sonuçların tatmin edici olduğunu ifade etti. Babacan, bankaların makro ekonomik sonuçları bakımından tedbirleri desteklediğini, kârlarındaki düşme sebebiyle ise biraz sitemde bulunduklarına işaret etti. Babacan, Aralık 2009-Aralık 2010 tarihleri arasında tüketici kredilerinin 42.6 milyar TL arttığını hatırlatarak, “Krediler elbette artsın ama makul artsın. Yoksa seçimler öncesi bankalar daha fazla kredi versin insanların yüzleri gülsün, seçimler bayram havasında geçsin de diyebilirdik. Ancak seçimler sonrası ne olacak, yas olacak. Biz böyle olmasını ekonomiye güvenin zedelenmesini istemiyoruz” dedi. YETKİLERİ DEVREDİLEBİLİR Başbakan Yardımcısı Babacan, bir soru üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) ve Tütün Kurulunun kalkması değil de yetkilerinin bir kısmının merkezi hükümete devredilmesini faydalı gördüğünü vurgulayarak, şöyle konuştu: “Çünkü pek çok konu siyasi irade gerektiren bir konu. Bağımsızlık alanı belli, nerede bağımsızlığın gerektiği belli. Bağımsız olması gereken alanlarda yine onlar bağımsız devam eder. Ama öyle konular var ki problem çıktığında yük, Enerji Bakanımızın üzerinde. Enerji Bakanımız da (ben ne yapayım EPDK almış bu kararı) diyemiyor, ama haksız eleştirilere maruz kalabiliyor. Gerçekten hükümetin siyasi sorumluluk alanına giren bir işin yetkisinin de yine siyasi iradede olması lazım. Bu konuyla ilgili somut bir şey söylemiyorum. Sadece buna bakılması gerektiğini söylüyorum. Bu iki kurumumuzda bir miktar yetkinin hükümete devredilmesinde fayda görüyorum.”
Reklamı Geç
KAPAT