BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eskilerin fedakârlığı...

Eskilerin fedakârlığı...

Ebü’l-Hasen Antâkî hazretleri şöyle anlatır: “Bir gece bir köyde arkadaşlarımızla birlikte oturuyorduk. Biraz ekmeğimiz vardı. Fakat hepimize yetecek nisbette değildi. Ekmekleri dilimleyip ortaya koyduk.



Ebü’l-Hasen Antâkî hazretleri şöyle anlatır: “Bir gece bir köyde arkadaşlarımızla birlikte oturuyorduk. Biraz ekmeğimiz vardı. Fakat hepimize yetecek nisbette değildi. Ekmekleri dilimleyip ortaya koyduk. Hepimiz ekmeklerin etrâfında oturduk. Bu sırada lâmba söndürüldü... Biraz sonra yemek işinin tamam olduğu tahmin edilip, sofra kaldırılmak üzere lâmba yakıldığında bir de ne görelim. Herkes: “Ben yersem diğer arkadaşlar aç kalır” endişesiyle, ekmekten hiç yememişti.” İşte isar denilen husus bu. Îsâr, kendi muhtaç olduğu malı, muhtaç olan başkasına verip, o malın yokluğuna sabretmesidir. İyi huyların çok kıymetlisidir. Âyet-i kerîmeler ile medh olunmuştur. Cömertlik derecelerinin en yükseğidir... Bir defasında Resûlullah efendimize biri gelmişti. Hâne-i saadetlerinde, gelen kimseye yedirecek bir şeyleri yoktu. Bunun üzerine Ensârdan bir zât, gelen kimseyi evine götürdü. Onun da evinde az bir yemek vardı. O yemeği getirdi. Yemeğe başlayacakları sırada kandili söndürdü. Misâfir yemek yiyor, ev sahibi de elini götürüp getirerek yer gibi yapıyordu. Böylece, yemeğin hepsini misâfire yedirdi. Diğer taraftan, Cebrâil aleyhisselâm, o Sahâbinin misâfirine yaptığı Îsârı, Resûlullah efendimize haber verdi. Sabah olup Peygamber efendimizin huzûruna geldiklerinde, Peygamber efendimiz o zâtı, yaptığı isardan dolayı tebrik edip, duâ ettiler. Allahü teâlâ, adalet yapmayı emrettiği gibi, ihsan etmeyi de emrediyor. Bunları bilen, öğrenen, tatbik eden zulüm yapmaktan kurtulur. Araf suresi, ellibeşinci ayetinde mealen, “İhsan edenlere, elbette rahmetim çok yakındır” buyuruldu. Yalnız adalet yapanlar, dinde sermayelerini kurtarmış olur. Fakat kâr, ihsan edenleredir. Aklı olan, ahiret kârını hiç kaçırır mı? İhsan, emredilmeyen iyiliği yapmaktır. İnsana lazım olan şeylerde isar yapılır. Fakat, kurbet ve ibadetlerde isar yapılmaz. Mesela, taharetlenecek kadar suyu, setri avret edecek kadar örtüsü olan, bunları kendi kullanır. Bunları muhtaç olana vermez. Cemaatle namazda birinci saftaki yerini başkasına vermez... > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT