BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “O emanete seni lâyık gördüm”

“O emanete seni lâyık gördüm”

Abdullah-ı Mekkî, Erzincan’ı şereflendirince insanlar akın akın ziyâretine geldiler. Gelenler arasında, Terzi Baba diye bilinen Muhammed Vehbî de vardı...



Abdullah-ı Mekkî, Anadolu velîlerinden olup Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. On dokuzuncu yüzyılda yaşamıştır. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerinden oldu. Hocası ona hilâfet-i mutlaka yâni tam icâzet, diploma verdi ve Erzincan’a gönderdi... “SİZ BİLİRSİNİZ EFENDİM” Abdullah-ı Mekkî, Erzincan’ı şereflendirince insanlar akın akın ziyâretine geldiler. Gelenler arasında, Terzi Baba diye bilinen Muhammed Vehbî de vardı. Abdullah Mekkî, Muhammed Vehbî içeri girince ayağa kalktı. Onu dâvet edip yanına oturttu. Muhammed Vehbî’ye karşı hiç kimseye göstermediği iltifâtlarda bulundu. Sonra; “Oğlum! Pîr-i âzâm Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî bizi buralara gönderdi. Bize ehline verebileceğimiz bir emânet verdi. O emanete seni lâyık gördüm. Kabûl edersen onu sana teslim edeyim” diye teklifte bulundu. Muhammed Vehbî, Abdullah Mekkî’ye gönül huzûru ve teslimiyet ifâde eden bir tavırla; “Siz bilirsiniz efendim” cevâbını verdi. Abdullah-ı Mekkî; “Vereceğim emânet, sana çok faydalar sağlayacak” buyurunca, Muhammed Vehbî; “Şeyh efendi! Vallâhî dünyâ için Allah demem” cevâbını verdi. Bunun üzerine Abdullah Mekkî; “Oğlum haydi git! Sen bulacağını buldun. Teslim edeceğim emânet de zâten bu idi” buyurdu. Onu, yerine bıraktıktan sonra Erzincan’dan ayrılarak Erzurum’a, oradan da Kudüs’e gitti. Sonra da Mekke-i mükerremeye ulaştı. Orada yerleşip Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye kolunun yayılması ve insanların bu mânevî yoldan faydalanmaları için gayret sarf etti... “ÖLÜMÜ HİÇ UNUTMAYINIZ!” Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri bir hac ibâdeti sırasında Abdullah-ı Mekkî’ye iltifât edip; “Bu defâ hacca seni ziyâret için geldim” buyurdu. Uzun seneler Mekke-i mükerremede kalıp insanların dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşması için çırpınan Abdullah-ı Mekkî, yerine talebesi Şeyh Süleymân bin Hasan Kırîmî’yi bıraktıktan sonra Mekke-i mükerremede vefât etti. Vefat etmeden evvel talebelerine, üstadı Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin vasiyetinden şu kısmı okudu: “En mühim vasiyetim şudur ki: Ölümü, âhiret hallerini ve nîmetlerin hakîki sâhibini unutmayınız. Elden geldiği kadar peygamberlerin efendisinin (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetine uymada ileri gitmeye çalışınız...”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT