BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "Türkiye’de etnik kimlik ayrışması yok"

"Türkiye’de etnik kimlik ayrışması yok"

Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu: Türkler, Kürtlerle dost olmak ve aynı iş yerinde çalışmak konusunda hayli ılımlı...



TOBB ETÜ Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Türk-Kürt ilişkisini gazete okurluğu temelinde inceledi. 829 okurun katılımıyla yapılan ankette, tartışmaların aksine Türkiye’de etnik kimlik ayrışmasının olmadığı ortaya çıktı. Doç. Dr. Uslu’nun editörlüğünü yaptığı “Kırılan Kalıplar 2: Kültürlerarası İletişim, Çokkültürlülük” adlı kitapta yer alan ‘Tarihin Siyam İkizleri-Türkler, Kürtler, Medya’ başlıklı araştırmaya göre etnik köken farklılığı dost/arkadaş olma tercihlerini etkilemiyor. Belediye başkanı, milletvekili ve başbakan konumlarında Kürtlerin yer almasına karşı belirgin bir karşı çıkış yok. İş hayatında da bir problem gözükmüyor, zira Kürtlerle birlikte çalışmada etnik köken farklılığı fazlaca önemsenmiyor. Uslu ile Kürtlere yönelik araştırması üzerine konuştuk. Türk-Kürt ilişkisini gazete okurluğu temelinde incelediniz. Çıkan somut sonuç ne idi. Türkler ve Kürtler arasındaki sosyal mesafenin farklı sosyo politik duruşa sahip okurlar arasında yüksek olmadığı tespit edildi. Güçlü bir ayrışma yoktu. Dolayısıyla bu veriler, terör eylemlerinin oluşturduğu tepkilere yahut göç sebebiyle ortaya çıkan sosyal problemlere dayandırılarak sürekli ısıtılan ayrışma tezlerini de tartışmaya açıyor. “Türkiye’de etnik kimlik ayrışması var” diyebilir miyiz? Türkiye çokkültürlü ve çok etnisiteli bir toplum olarak artık kendi içindeki farklılıkları eritme/yok sayma bakışından uzaklaşan, farklılıklarını zenginlik olarak kabul ederek toplumsal barışını böylesi bir kurgu üzerine bina etmeye doğru yönelen bir ülke. Bu yöneliş özellikle ‘Demokratik Açılım’ süreci ile desteklenirken, bu araştırma özelinde de toplumun etnik kimlik ayrışmasına doğru yönelmediğini ortaya çıkardı. Ülkemizdeki bu çokkültürlülüğün çatışma noktasına gelmesinde medya nerede? Ülkemizde etnik farklılıklara vurgu yapan kısmi uyumsuzluklar kendini gösterse de çatışma olarak ifade edilmeye değer bir toplumsal portre söz konusu değil. Araştırmada; ‘Kürtler bölücülük ve teröre müsamaha göstermektedir’, ‘ulusal konularda Kürtlere Türklerden daha az güvenirim’ gibi dışlayıcı tutum yok. Bir diğer gerçek de, okurların gazetesinin Kürtlere yönelik yaklaşımlarıyla paralel düşme, aynı safta yer alma gibi tercih sergilemediğidir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT