BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ağaçlar ayakta, devletler sokakta ölür!..

Ağaçlar ayakta, devletler sokakta ölür!..

Şahsi tecrübelerime dayanarak, sokak hareketlerinin götürüsünün; getirisinden kat kat fazla olduğunu biliyorum. 27 Mayıs öncesini ve devamını net gördüm, yaşadım.



Şahsi tecrübelerime dayanarak, sokak hareketlerinin götürüsünün; getirisinden kat kat fazla olduğunu biliyorum. 27 Mayıs öncesini ve devamını net gördüm, yaşadım. Sokakta futbol maçı bile yapılsa kavga çıkar. Ne yazık ki bu yazımı da, bir 22 Şubat yıl dönümünde yazıyorum. Son bir aydır Kuzey Afrika ve Yemen’e kadar uzanmış Orta Doğunun sokak hareketleri, nasıl birdenbire başladı. Bunun cevabını “Efendim kırk yıla yakın idarede olan diktatörlerin anti demokratik idaresi”ne bağlayamayız. Yerlerine taze diktatörlerin gelmesi beni şaşırtmaz! Şimdi yıkılan diktatörlerin ülkelerinde bir aydır kim idarede belli değil. Devlet yok. Bu, aylar hatta seneler alır. Ha koştun ha seğirttin. Bir zalim gitti, yenisi geldi. Libya’daki yabancıların tahliyesi işlemleri bunun en iyi örneğidir. Mısır, Tunus, Yemen ve Cezayir hükûmetleri Libya’daki vatandaşlarını tahliye edebildiler mi? Elbette hayır. Bu ülkelere şu anda bir düşman saldırısı olsa, karşı koyabilirler mi. Nerdeee! Türk Devleti üç gün içinde, 10.000 vatandaşını, burunları kanamadan, binlerce km öteden yurdumuza taşıdı. Hatta Avrupa vatandaşları bile bizim gemilerimize sığındı. Biz onlara da, hayır demedik. Türk’e bin yıldır barbar diyenlere sormak lazım. Kimmiş Barbar?.. 1570’te Türk kuvvetleri Magosa’yı sıkı bir muhasaraya aldı. Ama sade muhasara. Kan dökmek yok. Mahsurların komutanı, Magosa başpapazı ile bazı askerleri görevlendirerek, her evdeki erzak miktarını tespit ettirdi. Halk papaz gelince günah olmasın diye hiç saklamadan, hepsini bildirdi. Ertesi gün bu yiyecekler yazılı listeye göre, halkın elinden gramına kadar alındı. Ardından da Komutan, halktan 5.000 sivili, ellerine 2 gün yetecek mısır tanesi vererek Magosa surlarının dışına, yani Türklerin kucağına atıverdi. Lala Mustafa Paşa öncelikle bunları doyurdu. Esir değil misafir saydı. Lefkoşa’ya doğru olan bölgede, onlara köyleri, arazileri mülk olarak verdi. Bir tarafta vatandaşını düşmanın kucağına atan komutan, diğer tarafta 8 aydır muhasara ettiği şehir halkını bağrına basan Türk komutan. İşte Türk milleti budur... İnsanlar devletsiz yaşayamaz. Sokak ise devleti yıkar. Son hadiselerin tek bir elden desteklendiğini görmeyen kalmadı. Kim bu el acaba. WikiLeaks’in de ötesinde, belki de çok sürpriz birileri çıkar. Ve o zalim de bir gün cezasını bulur, fakat Ba’de Harab-ül Basra...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT