BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ölümden kurtuluş yoktur!..”

“Ölümden kurtuluş yoktur!..”

“Hak teâlâ, hepimizi İslâmiyyetin doğru caddesinde bulundursun! Her canlı, ölümün tadını tadacakdır! Ölümden kurtuluş yoktur...”



Abdürreşîd Fârûkî, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin torunlarındandır. 1821 (H.1237) senesinde Hindistan’ın Luknov şehrinde doğdu. 1870 (H.1287) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti... “HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR” Abdürreşîd Fârûkî hazretleri, hayatı boyunca devamlı Mektubat-ı İmâm-ı Rabbânî’yi okurdu. Vefat edeceği zaman hasta yatağında okuduğu mektub şu idi: Hak teâlâ, hepimizi İslâmiyyetin doğru caddesinde bulundursun! Enbiyâ sûresi otuzbeşinci ve Ankebût sûresi elliyedinci âyetlerinde meâlen, “Her canlı, ölümün tadını tadacakdır!” buyuruldu. Bunun için, her insan ölecekdir. Ölümden kurtuluş yoktur. Hadîs-i şerîfde, “Ömrü uzun, ibâdetleri de çok olana müjdeler olsun!” buyuruldu. Dostu dosta ölümle kavuşturuyorlar. Bunun için, Allahü teâlânın âşıkları, ölümü düşünerek tesellî buluyor, üzüntüleri azalıyor. Ankebût sûresinin beşinci âyetinde meâlen, “Allahü teâlâya kavuşmak isteyenler! Biliniz ki, Allahü teâlâya kavuşmak zamânı herhâlde gelecekdir” buyuruldu. Evet, biz geride kalanlar ve nefse esîr olanlar ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşmuş olanların ve dünyâya düşkün olmaktan kurtulanların sohbetlerinden mahrûm kalanlar, zararda ve başı yerdeyiz... ÖLÜNÜN MEZARDAKİ HÂLİ... Nimetlerini size saçan merhûme vâlideniz, günümüzün en kıymetli varlığı idi. Onun size olan ihsânlarına karşı, şimdi sizin de ona ihsân etmeniz lâzımdır. Duâ ederek ve sadaka vererek her ân yardımına koşunuz! Hadîs-i şerîfte, “Mezârdaki ölü, denizde boğulmak üzere olan kimse gibidir, babasından, anasından, kardeşinden ve arkadaşlarından gelecek bir duâyı hep beklemekdedir” buyuruldu. Bundan başka, onların ölümünü görerek, kendi ölümünü de düşünmeli. Bütün varlığı ile, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya sarılmalıdır. Dünyâ hayâtının insanı aldatmaktan başka bir şey olmadığını düşünmelidir. Dünyâ kazançlarının Allahü teâlânın yanında az bir kıymeti olsaydı, düşmanı olan kâfirlere ondan kıl ucu kadar vermezdi. Allahü teâlâ, bizi ve sizi, kendisinden başka her şeyden yüz çevirmekle nimetlendirsin! Yalnız kendisine bağlanmakla şereflendirsin! Bu duâmızı, Peygamberlerin efendisi hürmetine kabûl buyursun! Vesselâm, vel ikrâm...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT