BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Açlık grevi

Açlık grevi

Bizim Adalet niye zayıfladı diye düşünürken, Çinkur çalışanlarından bir “e-mail” geldi. Belki siz de öğrenmişsinizdir.



Bizim Adalet niye zayıfladı diye düşünürken, Çinkur çalışanlarından bir “e-mail” geldi. Belki siz de öğrenmişsinizdir. 1996 yılının mayıs ayında blok satış usulüyle İran sermayesine satılan Çinkur Çinko Kurşun Metal Sanayi Tic. A.Ş. 26 Kasım 1999 tarihinde piyasaya ve bankalara 70 milyon dolar borçlanarak kapanmıştır. Bugünkü gelinen noktada emekliliğini hak etmiş olan 82 arkadaşları, 380 çalışanının da kıdem tazminatları, kısacası iki bin insanımızın hayatı, umutları, güven ve saygıları Çinkur batağına gömülmüştür. Şimdi onlar “açlık grevi”ndeler. Yoksulun halinden zengin anlamaz. Çinkur işçileri mutlaka kurtarılmalıdır. Şirket mi, çalışan mı; tüzel mi özel kişilik mi daha önemlidir banka kurtaran devletin tavrından öğreneceğiz. HİLTON’UN KAŞIKLARI Geçenlerde Pakistan büyükelçisinin davetlisi olarak Hilton(İstanbul) Roof’da yemek yedik. Açık büfe... Ben öyle “gurman” bir adam değilimdir. Yanımda ise “gurme” insanlar var, davetli. Üstelik, hepsi sofra adabından anlayan “mutfak profesyonelleri.” Tatlı yemeye sıra geldi. Masalara herkese birer servis kaşığı bırakmışlar. Çatal/bıçağın ölçülerinden uzun, büyük. Tatlı kaşığı istedik. Garson “işte” dedi. O kepçevari aleti gösterdi. Herkeste bir şaşkınlık. “Tatlı kaşığı” diye üsteledik. Bu kez başka bir garsona ulaştık. O da aynı sandalı gösterdi. “Burada adet böyle” dediler. Metr’e ulaştık. O da siz bilmiyorsunuz diye bilgiçlik etti. Sonra gerileyince aşağıdan böyle emrediyorlar dedi. Cüceler ülkesinde Güliver olmadığımız için tatlıyı yiyemedik!.. Bunu “snobluk” olsun diye yazmıyorum. Tevazudan şaşmadığımı bilirsiniz. Ancak, ülkemizde paran var, itibarın var alışkanlığına karşıyım. KULÜP ZİHNİYETİ Artık, lüks yerler tamamiyle kapalı kulüp zihniyeti ile çalışıyor. Belli bir “azınlık”, Türkiye atlasında 500 kişi bu nimetlerden yararlanıyor. Bırakınız taverna, gece kulübü vs. gibi yerleri. Buraları belli bir kesime zaten kendi seçimleri ile kapalıdır. Ama, oteller öyle mi? Oteller farklı hayat tarzlarına sahip aileleri aynı yemek salonunda bir araya getirip, kaynaştıran ve sosyal dokuyu kuvetlendirebilecek hemzemin geçitler olabilir. Konferans, gece seminerleri, konuşmacılı yemekler vs... İşte, hedonist seçicilik bölücülüğü teşvik ediyor. Sizin otelleriniz, bizim otellerimiz oluyor. Camiler, mezarlıklar bile ayrılıyor. Hilton da bu mecraya mı girdi? Yenilenmek bu istikamete mi inkılâp etmek demek oluyor. PAKİSTAN’A SAYGI Müşterileri içinde bazı yeni zenginler hangi kaşıkla neyin, ne zaman yenmeyeceğini bilmeyebilirler, ama biz biliriz. Biz kim miyiz? Varoşlarla yeni burjuva arasında son kalan Cumhuriyetin ilk aristokrasisiyiz! Hele Pakistan’ın dostları olarak onun bizi misafir ettiği davette, müşterilere kaba tavır hiç yakışmadı. O Pakistan Milli Mücadelemizi desteklemek için kendi aç kalmış, Mehmetçiği giydirmiş, yardımlarıyla giydirmişti. O Pakistan, Devlet Başkanı düzeyinde depremde bize sahip çıkmamış mıydı!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT