BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Elif” mi, “Ayn” mı?

“Elif” mi, “Ayn” mı?

Son günlerde çok ilginç benzetmeler oluyor. Bunlardan biri de değerli köşe yazarımız ve parlamenterimiz Yılmaz Karakoyunlu’dan geldi.



Son günlerde çok ilginç benzetmeler oluyor. Bunlardan biri de değerli köşe yazarımız ve parlamenterimiz Yılmaz Karakoyunlu’dan geldi. Bazen “Çok bilen çok yanılır” derler ya. Bu defa Yılmaz hocamız da hayli yanılmış. Gerçi bu ilk yanılgısı da değil, ama hadi neyse. Efendim, Arapça’nın kıyısından köşesinden bir miktar tutanlar alim (!) sayılıyor ya... Bilen bilmeyen herkes üç-beş Arapça kelime ile günü kurtarmaya çalışıyor. Konumuz “ulûfe”... Yok siz bizim bu ulûfe dağıtımına katıldığımızı ve desteklediğimizi zannetmeyiniz! Biz de en az sizler kadar ortada dolaşan danışıklı döğüşten rahatsızız. Bu arada Fazilet Partisi’nin de politikaya ağırlık koyması ile işler iyice sarpa sardı. Şimdi sıra aritmetik dersinde!.. (5+5) mi? Yoksa (7+3)’mü? Yahut hiçbiri mi?.. Gel de çık işin içinden. Gerçi feleğin çemberinden geçmiş politikacılarımız için dur, durak yoktur. Bu iş ya olacak, ya olacaktır. Evet “Korkunun ecele faydası yok” derler ya; durum aynen öyle. Ecevit’in kaybedecek birşeyi yok. Zaten yeterlilik sorunu var. Ama Yılmaz için durum farklı. Baraj çizgisinde dans eden ANAP’ın lideri için beklemek ölümden de beter. Tam bu kritik durumda, Yılmaz Karakoyunlu; adaşı ve lideri Mesut Yılmaz’a arka çıkmak niyetinde. Zaten üslûbunu bazı parti grup toplantılarında Mesut bey’in ağzından duymaya alıştığımız, Karakoyunlu’nun bu gayreti de normaldir. Normaldir de; “Elif” ve “Ayn” arasındaki fark bilinmezse, o zaman “Yandı gülüm keten helva...” “Ayn” ile yazılan “Alef” olarak okunan, çoğulu Ulûf olan “Ayn”lı kelimenin (manası) Türkçe karşılığı, Karakoyunlu hocamızın da doğru olarak yazdığı gibi “hayvan yemi”dir. Padişahların dağıttığı “Ulûf” ise ûlfet kökünden gelip sevgi ve muhabbet anlamında bir kelimedir. “Ayn”la değil “Elif”le yazılır. Nezaket timsali padişahların canlarına denk tuttuğu asker evlâtlarına verdikleri, “Ayn”la yazılan “yem” değil; Aksine sevgi ve muhabbet göstergesi olan ve “Elif” ile yazılan “Ulûfe”dir. Aman ha! Yanlış anlaşılmasın. Biz dağıtılan ulûfeleri ve tezgahlanan oyunları tasvip etmiyoruz. Bizim burada yapmak istediğimiz Yılmaz Karakoyunlu’nun lideri ve adaşını korumak isterken düşdüğü âzim hataya dikkat çekmektir. Gerçi bu büyük “Gaf”ı ne Hakkı Devrim hoca ne de Movit bey affeder ya, biz de takılalım dedik.... Hatamız olduysa affola!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT