BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yeşilay Haftası

Yeşilay Haftası

Her yıl 1-8 Mart tarihleri arası “Yeşilay Haftası”dır. Ama Yeşilay Cemiyeti’nin faaliyetleri her hafta Yeşilay Haftası gibi verimli ve sorumlu bir ortam içinde geçmektedir.



Her yıl 1-8 Mart tarihleri arası “Yeşilay Haftası”dır. Ama Yeşilay Cemiyeti’nin faaliyetleri her hafta Yeşilay Haftası gibi verimli ve sorumlu bir ortam içinde geçmektedir. Her ay muntazam olarak çıkan Yeşilay Dergisi kamuoyuna ve yetkililere ulaştırılmaktadır. Okullarda Yeşilay Yönetim Kurulu üyelerince verilen konferanslar ise bütün bir yıl, ders dönemi içinde devam etmektedir. Yeşilay Cemiyetinin bu yıl Yeşilay Haftası münasebetiyle yayınladığı “Zararlı Alışkanlıklar ve Tedbirler” raporunun bir bölümü şöyledir: Bugün dünya ekranlarındaki en önemli meselelerden biri, şüphesiz uyuşturucu afetidir. Evet, sigaradan en ağır narkotiklere kadar bütün çeşitlerini içine alan uyuşturuculardır... Bittabi bunların giderek artan ve bütün insanlığın geleceğini tehdit eden iptila ve salgınlardır. Konu, ayrıca ülkeler arası savaş yollarından biri haline gelmiş ve önemli çizgilerde devam etmektedir. Hasımlarını önce uyuşturucu kültürü ile dejenere edip, sonra da öldürücü alışkanlıklarla imhaya yönelen emperyalistler, uyduları, ülke içinden satın aldıkları ile keza, uluslararası mafyalarla da işbirliği yaparak, bu insanlık dışı uygulamayı kıyasıya sürdürmektedirler. Hegemonyalarının tahakkuku için her türlü imha mekanizmasına müracaat etmekte en küçük sakınca görmeyen ve kendisinden olmayan toplumlarda vahşetin her türlüsünü acımasızca uygulayan bu menfaat şebekelerinin hedef seçtiği ülkelerin başında şüphesiz Türkiye vardır. Evet, en öndeki “Hedef ülke” Türkiyemizdir. Ünlü stratejyenin: “Toplumda gelişen her kötülüğün arkasında bir düşman eli vardır” sözü soğuk harbin temel kurallarından en önemlisidir ve bu kural ülkemizde de rahatlıkla uygulanmaktadır. Şu anda ülkemizin dünya sıralamasındaki dereceleri ve cereyan eden olaylar herşeyi açık-seçik ortaya koymaktadır. Dünya genelinde israfta 1’inci, kumarda 2’nci, alkollü içki tüketiminde 3’üncü, tütün mamülleri tüketiminde 4’üncü... Kim, hangi maksatla, nasıl konuşursa konuşsun, diğer uyuşturucularda da dereceye doğru gitmekte olan bir ülkeyiz... Bu dereceler kendiliğinden mi husule geldi? Bu yılki bültenimizin ağırlık noktasını son aylarda gündemden düşmeyen beyazlar teşkil etmektedir. Önce birkaç rakam arzedelim: Birleşmiş Milletler 1997 Uyuşturucu Raporu’na göre; Dünyada 200 milyon insan uyuşturucu kullanıyor. Dünya mafyasının son yıllarda bundan sağladığı gelir 800 milyar doları aşmaktadır. Afyon üretimi 1985’ten 1997’ye %300 artarken, afyon sakızı 5 bin, kokain üretimi bin ton civarında... Sentetik uyuşturucular da en az onlar gibi büyük ölçüde artış gösteriyor. 93’te yakalanan miktar 85 yılındakinin 9 katı... Bir yılda yakalanan kokain 251 ton, Eroin 31 ton, Morfin 13 ton çizgisinde... Halen 140 milyon kişi esrar, 8 milyon kişi eroin, 13 milyon kişi kokain, 30 milyon kişi amfetamin türü sentetik ilaç kullanıyor. Uyuşturucuda şırınga kullanımı AIDS belasını arttırıyor. Bu maddelerin kaçakçılığından elde edilen para, silah alımında kullanılıyor. Ayrıca rapora göre, Türkiye, uyuşturucuların Batı’ya sevkiyatında önemli bir köprü görevi yapıyor. Ancak bazı kaynaklara göre gerçek rakamlar yukarıdakilerden çok daha yükseklerde... Örnek: Fr. L’express ve The Ekonomist dergilerindeki açıklamalara göre: Dünya mafyası güçlü ve görünmez bir devlettir. Bunların kasasına her dakikada 2 milyon dolardan fazla para giriyor. Yani günde 3 milyar dolar... Bu mafyanın yıllık gelirinin ise (3x365) 1 trilyon 95 milyar dolar olduğu ifade edildi. Mafyanın sadece Rusya teşkilatına ait 550 bankası, 40 bin ticari firması bulunuyor. Aynı açıklamada Batı dünyası, besleyip büyüttüğü mafya canavarı ile başa çıkamamanın aczi içindedir. Ülkemizde bu ahtapotun hangi kol ve bacakları ile neler yapabileceği düşünmeğe değer. Her gün gündeme gelen olaylar, bu aysbergin su yüzüne çıkan küçük uçları olabilir mi? Bu bilgilerin ülkemize dönük en güvenilir kaynaklı rakamları ise şöyle: Sağlık Bakanlığı’nın 1995 yılında 7 ildeki liselerde yaptığı araştırmaya göre; öğrencilerin %53’ü esrarı denemiş, %22’si arasıra kullanıyor, %8.5’i sürekli kullanıyor, %10’u eroini denemiş, %4’ü sürekli kullanıyor. %8.8’i kokaini denemiş, %4’ü sürekli kullanıyor. %35’i yapıştırıcı ve uçucu madde denemiş, %6’sı sürekli kullanıyor, %4’ü sürekli morfin kullanıyor. Tüm öğrenciler üzerindeki genel sonuç ise %32’si esrar, %22’si ilaç-hap, %21’i uçucu, %6’sı eroin, %6’sı morfin, %5’i kokain denemiş. İlk kez madde kullananların kullanma nedenleri %83’ü arkadaş grubuyla, %28’i merak, %25’i arkadaş etkisi, %5’i bilmeden, %13’ü başka nedenlerle kullandığını söylemiş. Sağlık Bakanlığı’nın incelemelerine göre madde kullanım oranlarındaki sıralamaysa İzmir, Diyarbakır, İstanbul, Konya, Bursa, Ankara, Adana olarak belirlenmiş. Araştırma sonuçlarına göre elde edilen tespitlerden en ilginci ise araştırmaya katılanlardan %4.6’sı şimdiye kadar madde kullanmayı düşündüğünü, maddeyi kullanmayı düşünenlerin %64’ünün bunu gerçekleştirdiğini, en fazla denenen maddenin ise %55’le esrar olduğu belirlenirken, araştırmaya katılan her 5 kişiden biri çevresinde bir kişinin madde kullandığını itiraf etti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 90767
    % 1.34
  • 4.8316
    % -0.04
  • 5.6513
    % -0.08
  • 6.4022
    % -0.04
  • 193.242
    % -0.35
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT