BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İçişleri Bakanlığını takdir

İçişleri Bakanlığını takdir

Elbette bu rüzgâr da bir gün dinecek. Zaten dünya, kendini bildi bileli durmayan, dinmeyen uslanmayan rüzgâr olmadı.



Elbette bu rüzgâr da bir gün dinecek. Zaten dünya, kendini bildi bileli durmayan, dinmeyen uslanmayan rüzgâr olmadı. Rüzgârlar, ne denli şiddetle eserse essin bir saatten sonra uslandılar. Tabiî rüzgârın şiddetlendiği anla uysal bir kediye dönüştüğü gün arasında da çok damlardan çok kiremitler uçtu. Televizyon gibi internet de toplumu köklü bir biçimde sardı ve sarstı. Hâlâ da devam ediyor. Daha çok zaman da devam edecek. Tâ ki bu rüzgâr dinene kadar. İnternetin hayatımıza girmesi üzerine internet cafeler sür’atle yaygınlaştı. Sayıları her gün artıyor; her sokak başında bir tane, her caddede bir kaçı açılmakta. Nedir bunlar? Oyun salonu mu, bar mı, bir başka şey mi? Hiç biri değil. Onlar isimlerindeki gibi kahve, yani “cafe.” Bir salon, 10 tane kadar bilgisayar ve bu bilgisayarlara kafalarını gömmüş gençler. Orijinal şekli ile yazılmış olsa da kahvehane, hatta bir nesil önceki ismi ile bu modern kıraathanelerde tavla, kâğıt, bilardo ve benzerleri yoktur. Kumar yoktur. Açık saçık gazeteler dahi yoktur. Hatta sigara dumanı, zar sesi bile yok... Yok fakat var. Elle tutulan hiçbir şey yok, gözle görülen her şey var. Üstelik kumara kadar en berbadından her rezalet. Ebeveyn, evladını bilgisayar öğrenir, kendini geliştirmekle meşgul bilirken, çocuk, bu mumyalar labirentini andıran sessizlik ortamında genç ruhunu karartacak her türlü akıma kendini çoktan kaptırır. Sahada bir boşluk ve başıboşluk yaşanıyor. Şimdi İçişleri Bakanlığı bu boşluğun yol açtığı zararları önlemeye çalışmakta. Gayet yerinde bazı tedbirler almış. Bakan Saadettin Tantan, konunun uzmanı. Vaktiyle E-5 yolu üzerinde İstanbul’a musallat olan batakhaneleri de kurutmuştu. Küreselleşme ile birlikte, iletişimin sınır tanımazlığı ile birlikte gençliği maddeten, ahlaken tehdit eden tehlikeler de sosyal hayatı allak bullak ediyor. Sadece ahlakî yozlaşma yaşanmıyor. Bölücü propagandalar dahi internet yolu ile yapılıyor. Eğer, işletmecisi para kazanma ötesinde başkaca bir endişe taşımıyorsa adım başı açılan cafeler bütün bu zarar verici cereyanların odağı haline gelmekteler. Onun için İçişleri Bakanlığının şiddetle esen ve zaman zaman felakete dönüşen bu rüzgâra karşı gençliği korumaya dönük olarak aldığı kararlar çok yerindedir. Ne var ki bunların kâğıt üzerinde kalmaması lazım. Tatbik edilmeyen en iyi kararın dahi hiçbir faydası olmaz. Kararlar, hayata geçirilmeye başladığında bazı gürültüler kopabilir. Cafelere disiplin getiren maddeler sansür olarak lanseye kalkışılabilir. Bu da çağdaşlık ve hürriyetler adına yapılır. Aldırmamalı; hiçbir hürriyet, hiçbir ülkede başıboşluk anlamına gelmez. Doğru tektir, bazı haymatlosların dejenere tavırları polisi yıldırmamalı. Gençliği tehlikeye atamayız. Cafeler, her yönü ile denetim altına alınmalıdır. İçişleri Bakanlığını yerinde kararından dolayı takdir ediyoruz. Kararın takipçisi olduklarında da tebriki hak ederler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT