BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanmak ve kanmak

Kanmak ve kanmak

Kanmak, iki manaya geliyor. “Kana kana içmek” ve “aklını çelmek”teki manalar aynı değil. Bazı yöneticiler, rekabeti, rakipten müşteri çalmak olarak görüyorlar. Daha yumuşak tabirle, müşterinin “ağzına bir parmak bal çalmak” peşindeler. Yeni müşteri bulmak, müşteri olmayanları müşteri yapmak, müşteriyi memnun etmek kolay değil. Haliyle, kimi firmalar da kolayına kaçıyor. Rakibini yenmek için, müşterinin gözünü boyuyorlar.



Kanmak, iki manaya geliyor. “Kana kana içmek” ve “aklını çelmek”teki manalar aynı değil. Bazı yöneticiler, rekabeti, rakipten müşteri çalmak olarak görüyorlar. Daha yumuşak tabirle, müşterinin “ağzına bir parmak bal çalmak” peşindeler. Yeni müşteri bulmak, müşteri olmayanları müşteri yapmak, müşteriyi memnun etmek kolay değil. Haliyle, kimi firmalar da kolayına kaçıyor. Rakibini yenmek için, müşterinin gözünü boyuyorlar. Piyasalarda hiç eksik olmayan fiyat rekabeti, çeşitli promosyon kılıfları altında hız kesmeden sürüp gidiyor. Promosyonların hepsi, sonuçta müşterinin fiyat algılamasını bulandırmaya, cüzdanı üzerinden gel gel etmeye yönelik. Firmalar, ürünlerine, kendilerine ve müşterilerine güvenmiyorlar, onları kendilerine bağlayacak ilave tedbirler de alıyorlar. Bas bas reklamlarla duyurulan cazip görünümlü kampanyalar yetmiyor, çağrı merkezleri de durmadan çalışıyor. Bankalara, sigortalara, telekomculara, marketlere, hatta otellere müşteri çekmek için bir nevi “değnekçilik” ediyorlar. Cüzdanlar kredi, indirim ve üyelik kartlarıyla doldu taştı. Numara taşımada dünya rekoru kırmışız. Belli ki, ahali daha ucuza konuşmak istiyor. Ama, galiba konuşamıyor ki, daldan dala konanların oranı % 40’ı geçmiş. 62 milyon aboneden 26 milyonu ucuzluk vaadiyle numarasını başka bir operatöre taşımakla kalmamış, bunlardan 6 milyonu tekrar taşımış. Bazıları da kampanya şeyine dönmüş, beş kereden fazla takla atmış, bir operatörden diğerine gitmiş dönmüş. 150 bin kişi üç operatöre en az ikişer defa “takılmış”. Pek çok kişi pazarlamayı, çeşitli promosyonlarla, cazip vaadlerle müşteri çelmekten ibaret sanıyor. Müşterinin en zayıf yönünü, kesesini hedef alıyor. Gönülleri ihmal ediyorlar. Acıdır ki, kampanyalarla bir o yana bir bu yana çekiştirilen bu kitle, kıt kanaat geçinen, üç-beş kuruş peşinde insanlardan oluşuyor. Peki, asıl kazanan kim oluyor? Bu pahalı kampanyaların bedeli kimlerin cebinden çıkıyor? Müşterisini candan memnun etmek, hayır duasını almak, gönlünde yer tutmak, “aldığı paraya helal olsun” dedirtmek için çırpınanlara selam!. Sayıları bol, keseleri bereketli olsun. > (Pazarola, pazartesi günleri yayınlanır.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT