BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaddâfî ve Arap İhtilâli

Kaddâfî ve Arap İhtilâli

2011 Arap İhtilâli’ne eğilimli ülkelerde durgunluk başladı. Belki Kaddâfî’nin sonunu görmek için bekliyorlar.



2011 Arap İhtilâli’ne eğilimli ülkelerde durgunluk başladı. Belki Kaddâfî’nin sonunu görmek için bekliyorlar. Kaddâfî’nin megalomanyak olduğunu cümle âlem biliyordu. Doğrusu kendisi de saklamıyor, hattâ bununla öğünüyordu. Missurâta’yı alırsa, Libya ihtilâli sona erecek, eylemciler “biz ettik sen etme!” deyip teslim olacak, süper diktatör şânını korumak yolunda bir kaç bin vatandaşını daha öldürüp, kendini padişah hayal ettiği otağına mı dönecek? Mümkün değil. Zira Amerika, denizden çıkarma ve havadan bombardıman için sabırsızlanıyor. Amerika’nın yeni bir Doğu ülkesini işgalinden huylanan muârızları, engellemeye çalışıyorlar. Ama ne zamana kadar? Amerika, Akdeniz’in en büyük vurucu gücü olan 6. Filo’sunu, büyük masrafları göze alarak boş yere mi Libya sularına getirdi? Bu günler için getirdi. Pentagon’u, hattâ Beyaz Saray’ı bu politikadan uzaklaştıracak güç, kimsede yok. Uzaktan Moskova’nın (sakın ha!) demesi, Pax Americana’nın hükmünü icra etmesini engelleyemez. Mutlak şekilde en zengin Arap devleti Suûdî Arabistan’dır. Vatandaşlarına büyük paralar dağıtıyor. Diğer 5 Körfez monarşisi, onu izleyecektir. Bunlardan Umman ve Bahreyn krallıklarında, mezhep birliği olmamasından da kaynaklanan hareketlenme var. Ama ihtilâle dönüşmek ihtimali kuvvetli değil. 6 Körfez monarşisi + Ürdün, Mısır gibi, ABD’nin müttefikleridir. Birleşik Amerika’da büyük yatırımları bulunuyor. Ve Amerika’dan akla gelen ve gelmeyen her türlü modern silâhları satın aldılar. Ancak gerçek ordular, asırlık geleneklerle kurulur. Zaten bu silâhlanma İran tehlikesine karşıdır. Kendi vatandaşlarına karşı değildir. İran, öteden beri kendisine ait bulunduğunu iddia ettiği Bahreyn adaları ile işe başlamak istiyor. Amerika’nın Asya kıt’asından çekilmesini bekliyor. Ancak Libya sahillerinde yığınağa başlayan ABD Akdeniz Filosu gücünde, hattâ bir hayli çok daha güçlü bir armada, Basra Körfezi’nde eli tetiktedir. Osmanlı Cihan Devleti, Ege, Karadeniz ve Kızıldeniz’de başardığı gibi Basra Körfezi’ni de kapalı iç denizi hâline getirmek istedi, olmadı. Bâbülmendeb’i ve Süveyş’i kapatabildiği halde, Hürmüz Boğazı’nda aynı şeyi yapamadı. Basra Körfezi’ni İran Safevî Türkmen imparatorluğu ile paylaşmak durumunda kaldı. Şimdi Amerika, Osmanlı’nın ve sonra İngiliz’in tecrübe edip yapamadığını başarma çabası içindedir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT