BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Çocuğunuzun zekâsını nasıl geliştirebilirsiniz

Çocuğunuzun zekâsını nasıl geliştirebilirsiniz

Çocukların zekâ gelişiminde, oyun oynamanın önemi çok büyüktür. Bebeklik ve çocukluk döneminde oyun oynamak, araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme becerisi kazandırarak zekâ gelişimini destekler.



A. Faruk Levent Geçtiğimiz hafta, beynin gelişim süreci ile ilgili bilgiler vermiştik. Bu hafta ise anne ve babaların, çocuklarının zekâ gelişimine destek olması için neler yapabilecekleri üzerinde durmak istiyorum. Çocukların zekâ gelişiminde, oyun oynamanın önemi çok büyüktür. Bebeklik ve çocukluk döneminde oyun oynamak, araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme becerisi kazandırarak zekâ gelişimini destekler. Çocuklar; şekil, renk, boyut, ağırlık, hacim, ölçme, sayma, zaman, mekân, uzaklık ve uzay gibi birçok kavramı oyun yoluyla eğlenerek öğrenebilir. Bunun yanında çocuklar, oyun oynarken eşleştirme, sınıflandırma, sıralama, analiz, sentez ve problem çözme gibi zihinle yapılacak birçok işlemi de kolayca kavrayabilir. Bu noktada anne ve baba olarak bize düşen en büyük görev, öğrenmeye hazır olan çocuğumuza, uygun oyun ortamları sunmaktır. Çocuğumuzun zekâsını geliştirmek için neler yapabiliriz? ONUNLA SIK SIK KONUŞUN > Sağlıklı yiyecekler yemesini sağlayabiliriz. Zihinsel gelişim için sağlıklı beslenme şarttır. Özellikle ilk çocukluk döneminde beynin gelişimi, alınan besin miktarı ve değeri ile yakından ilişkilidir. Belli mineraller ve protein yönünden zengin beslenme, beyin gelişimi için çok faydalıdır. > Çocuğumuzla sık sık konuşmalıyız. Onunla konuşmamız, onun zekâ gelişimini olumlu yönde etkileyerek daha zengin bir kelime dağarcığına sahip olmasını sağlar. > Çocuğumuza her gün düzenli olarak yüksek sesle kitap okuyabiliriz. Okunan şeyin mutlaka çocuk kitabı olması gerekmez Bir dergi veya gazeteyi de yüksek sesle okuyup çocuğumuzun faydalanmasını sağlayabiliriz. > Merakını destekleyebiliriz. Soru sorma-cevap alma yöntemi, ona her gün yeni bilgiler kazandırır. > Oynadığı oyuncak ve objelerin, çocuğumuzun zekâsını geliştirici ürünler olmasına özen gösterebiliriz. Bu tür oyuncaklar, farklı zekâ işlevleri gerektirdiği için akıl yürütme yeteneklerini harekete geçirir. > Çocuğumuzun ne dediğini dinleyip ne anlatmak istediğini anlamaya; yani çocuğumuzun dünyasına girmeye çalışabiliriz. > Çocuğumuzu sosyalleştirecek ortamlar hazırlamaya çalışabilir ve onun diğer insanlarla iletişim kurmasını sağlayabiliriz. Birlikte markete, alışverişe gitmek, çocuğu oyun parkına götürmek gibi günlük basit aktiviteler onun sosyal becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur. SAYFAMIZ BİR YAŞINDA İhlas Koleji ve Türkiye Gazetesi iş birliğiyle hazırlanan Kurşunkalem sayfası 1. yılını kutladı. Türk basınında bir ilk olan sayfanın birinci yılını doldurması sebebiyle Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak, Yazı İşleri Müdürümüz Sadık Söztutan, Yazı İşleri Koordinatörümüz Mustafa Bilim ve editörlerimizden Fatih Selek İhlas Koleji’ni ziyaret etti. İhlas Eğitim Kurumlarının ev sahipliğinde gerçekleştirilen yemekli toplantıda Kurşunkalem’in bir yıllık değerlendirmesi yapıldı. İhlas Koleji idareci ve öğretmenlerinin de hazır bulunduğu toplantıda Genel Yayın Yönetmenimiz Nuh Albayrak, sayfa ile eğitim dünyasına farklı bir bakış açısı getirdiklerini söyledi. İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hami Koç da sayfadan sadece öğrenci ve velilerin değil bütün eğitim camiasının faydalandığını ifade etti. PENCERELER Utku Öztürk / Emre Erdoğan utku.ozturk@ihlaskoleji.com PAYLAŞIM MERKEZİ Salatalık deyip geçmemek lazım > Salatalık, günlük ihtiyacımız olan birçok vitamini içerir. > Salatalık, yorgunluğu giderir. > Selüliti olanlar o bölgeyi salatalıkla ovabilirler. > Diyet yapanların açlık dürtüsünü salatalık ortadan kaldırır. > Salatalık, ayakkabıları parlatır. > Salatalık, kapıların gıcırtısını keser. > Salatalık, ağız kokusu için de iyi gelir. Ağızda bir süre tutulan salatalık, ağızdaki kötü kokuları yok eder. “Tweetçi” twitter.com/twtci numaNHan Galatasaray küme düşsün de bari maçları TRT’den beleşe izleriz. kitaponerisi Astrologlar uyarıyor, politikacı uyarıyor, asker uyarıyor, meteoroloji uyarıyor, iş adamları uyarıyor. Ee ben de uyarayım bari: Hepimiz öleceğiz. ozguRugzo Alaaddin’in lambası değil çaydanlığı. Bildiğin çaydanlık abi o. Lamba görmesek yutturacaklar ha. sokaktakimadam Derdimi anlatabilecek kadar İngilizce bildiğimden dolayı ne zaman bir turist adres sorsa başlıyorum dertlerimi anlatmaya. resulertas Bir ayakkabının hayatındaki en hüzünlü an; arkasına ilk kez basılıp artık sokak terliği olarak kullanılmaya başlandığı o andır. istiklalAkarsu Parası neyse verelim, Google Translate’i bi İngilizce kursuna yazdıralım. Tootsieroll Sütü ilk açtığında bardağa dökmeye çalışırken ilk damlayı bardağın içine denk getirebilenlere sesleniyorum: Siz seçilmiş insanlarsınız. Ohadiyorum Cama yapıştırdığı “Yazıcıdan çıktı alınır” yazısını dahi elle yazan esnafın zekası şüphesiz ki Einstein ile aynı seviyededir. Tarkankaynar İngiliz edebiyatından bir şarkı: “Gamze gamze bir Gulliver şimdi, benimle bir bütün Oliver şimdi..” Backdoor Para üstü 5 kuruş kaldığında geriliyorum. Alsan “Vay fakir 5 kuruşa muhtaç”. Almasan “Artiste bak havan kime?” diyorlar. Tuub İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı sonra gözlerimi bir açıyorum cüzdan yok. HAKKINDA BİLMEDİĞİMİZ 3 ŞEY MAVİ BALİNALAR > Dörtte üçü sularla kaplı olan dünyamızın yaşayan en büyük hayvanıdır mavi balinalar. Uzunluğu 30 metreyi, ağırlığı ise 200 tonu bulabilen bu canlılar, en büyük dinozordan bile daha büyüktür. 188 desibellik frekansıyla bir mavi balinanın ıslığı, bir hayvan tarafından çıkarılan en yüksek sestir. > Eğer bir doğum günü partisi düzenleniyorsa balon şişirme işi mavi balinaya verilmeli: Nefesi bir kerede 2000 balon şişirecek güçtedir. Bu arada dilinin ağırlığı, bir filin ağırlığı kadardır (7.5 ton) Kalbi ise ortalama bir araba boyutundadır. Hatta bazı damarları o kadar geniştir ki içinde insan yüzebilir. > Sürü hâlinde gezen planktonlar (besin zincirindeki en ufak hayvan) denizi kırmızı gösterir, fakat bu sürülerin üzerine mavi gölgenin düşmesi kaçınılmazdır. Mavi balina bir günde 40 milyon tane plankton yiyebilir ve planktonlar, mavi balinaların tek besin kaynaklarıdır. YAZILI YOKLAMA > Soru: Hayalinizdeki okulu yazınız. Cevap: Sıralar süngerden olsa, arada bir yatıp uyusak. > Soru: Karadeniz Bölgesi’nde yerleşme ve göçü anlatınız. Cevap: Karadeniz’de yerleşim az ve insanlar seyrektir. > Soru: Ölçek çeşitleri nelerdir? Cevap: 1- Terazi tartı ölçek 2- Zengin ölçek 3- Fakir ölçek BİLİYOR MUYDUNUZ? > Kesintisiz uyunan gece uykusu, damarlarda vazodilatasyona sebep olur. Vazodilatasyon, damar genişlemesi anlamına gelir ve meydana geldiği bölgede kan akımının artışına ya da kan göllenmesine bağlı olarak aşırı kanlanmaya yol açar. Tansiyon düşmesi de bir diğer etkisidir. Bu damar genişlemesinden sakınmak için alarm kurup uyku ortalarında kalkılabilir, eli ve yüzü yıkayıp az da olsa egzersiz yapılabilir. Böylelikle hem vazodilatasyon engellenmiş olur hem de güne daha zinde başlayabiliriz. GOOGLE ARENA arama motorlarına göre karşılaştırma Apaçi 3.7 milyon Kızılderili 332 bin Youtube 3.1 milyar pikniktube 230 bin Banyo terliği 415 bin Takunya 37 bin İbrahim Cebeci icebeci@ihlaskoleji.com Etkiliyorum Kalem ve kelam Ömür ne kadar kısa, hayat ise hayalden ibaret. Bu kısacık ömürde zamanın önüne hiçbir kuvvet geçemiyor. O da “Bana mısın?” demeden tüm hızıyla akıp gidiyor. Zamanın bu hızına kapılıp gidenlerden biri de bizim “Kurşunkalem” oldu. 52 hafta önce başlamıştık; çok yeni, çok genç... Derken, dile kolay, tam bir seneyi geride bıraktık “Kurşunkalem”le; fakat bu zaman diliminde “Kurşunkalem”in ucu ne sivrildi ne de köreldi. Eğitim... Hayatın her safhasındaki gerçek. Biz de bunu Türkiye gazetesi aracılığıyla yapalım dedik ve ortaya “Kurşunkalem” çıktı. “Kurşunkalem”in ucunu her hafta açtık, o da sağ olsun açtığımız her hafta ayrı bir güzel yazdı. Kaliteli kalem güzel yazar; fakat kalemi tutan, yazı yazmayı beceremiyorsa güzelim kalem heba olur gider. Haftada bir yayımlanan bu sayfanın kalem tutmayı beceren çok kaliteli bir ekibi var. “Haftada bir sayfa” deyip geçmeyin. O sayfanın “haftada bir” ortaya çıkmasında tahmin edemeyeceğiniz kadar çok kişinin emeği var. Kalem, sahibine tâbidir. Sahibi ne yazarsa yazsın o itiraz etmez, edemez. Biz yazdık, o da bir yıl boyunca hiç itiraz etmeden boynunu büküp “peki” dedi. “Kurşunkalem”in ucunu her hafta açtık; fakat diğer kurşunkalemlerden farklı olarak bizim kalem açıldıkça büyüdü, gelişti. Şaşılacak bir durumdu. Kurşunkalem açtıkça biter, tükenmez kalem bile tükenir. Bakmayın siz, tükenmez kalem dediklerine! Fakat bizim “Kurşunkalem” -nazar değmesin- açtıkça gelişti, güzelleşti, güzel şeyler ortaya çıktı. E, gül bahçesine ne ekseniz, biten bitki gül bahçesinin içinde bitecek. Onu da gül bahçesinin içinde, gül kokularının arasında görecekler. Biz de gül bahçemiz olan Türkiye gazetesinin içinde yeşermiş bir çiçeğiz. Rengi güzel, kokusu güzel; bu arada dikenlerimiz de olmuştur. Zaten gül de dikensiz olmaz. Aslında “Kurşunkalem” o kadar nasipli ki ailenin bu en küçük çocuğu geçen sene 40. yılını kutladığımız Türkiye gazetesinin “40. Yıl” için çıkan özel sayısında da yer aldı. Huzur veren gazetemize “Daha Nice Senelere” derken “Kurşunkalem”imize de aynı temennide bulunuyor, bu sayfada herkesin kendine göre bir şeyler bulacağına inanıyoruz. Çünkü eğitim doğumla ölüm arasındaki zaman diliminde hep vardır ve herkes de buna ihtiyaç duyacaktır. Hayatta hemen hemen herkes kurşunkaleme ihtiyaç duymuştur ve bundan sonra da ihtiyaç duymaya devam edecektir. Emeği geçen herkese şükranlarımızı arz ediyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT