BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir garip ölmüş diyeler...

Bir garip ölmüş diyeler...

Kıymetli bir halk ve Hak adamı Rahmetli Yunus Emre’nin bir deyişinin ilk mısraını başlık olarak kullandım... Bunun devamı da: “Üç günden sonra duyalar/Soğuk su ile yuyalar/Şöyle garip bencileyin...”



Kıymetli bir halk ve Hak adamı Rahmetli Yunus Emre’nin bir deyişinin ilk mısraını başlık olarak kullandım... Bunun devamı da: “Üç günden sonra duyalar/Soğuk su ile yuyalar/Şöyle garip bencileyin...” Biz basın mensupları için bir öz eleştiri kampanyası başlatalım. Buna kendim de dahilim. Son haftadaki gazeteci gözaltı ve tutuklamaları sebebiyle, birçok TV kanalı, bazı radyo ve gazeteler feryada başladı. Konunun özeti, gazeteciye nasıl dokunulur!.. Gazeteciye Osmanlı devrinden beri çok dokunulmuştur. İttihad ve Terakki Partisi, devlete başkaldırısını gazeteciler eliyle destekletti. İktidar olunca da, Galata Köprüsü üstünde gazetecileri kurşunlattı. 27 Mayıs öncesi bazı dergi ve gazetelerin, halkı ve bilhassa öğrencileri, kurulu düzene karşı, asılsız kıyma haberleri ile nasıl kışkırttığını yaşadım. 27 Mayısa karıştırılmış birisi olarak gördüm. Harp okulu öğrencisi olarak birilerinin iktidarına kullanıldığımı çok sonra anladım. Bunlar kötü örnekler. Ben gazeteciliğe de bir ekmek kapısı olarak bakarım. Buna saygı duyarım. Gazetecinin ana ve tek konusu, yaşananları gazetesinde halka duyurmak. Bu haberi ve bilgileri toplarken, her meslek erbabı gibi yasalara uymaya azami gayret etmeli. Gazeteci maksatlı yönlendirmelere kanmamalı. Uyanık olmalı. Hak ve doğru bildiğini yazmalı. Bu çerçevede kimse gazeteciye karışamaz... Son olaylarda birdenbire taraflı gazetecilik görüntüsü çıktı ortaya. O günlerde Türkiye’nin birçok yerinde; evinde arama olan, gözaltına alınan, mahkemeye sevk edilen, trafikte alkol testi yapılan binlerce insan olmuştur. Bunların hiç adı anılmayıp da, tutuklanan birkaç gazetecinin eşleriyle evlerinden canlı yayın yapmanın mantığını, gazeteciler olarak halka anlatamayız!.. Son görüntüler garibanın hakkının aranmadığını anlatır. Gazetecilik bu gidişle halkın gözünde itibarını kaybetmeye başlar. Biz basın mensupları okuyucu, seyirci için varız. Onlar karşısında hiç kimse, basının inandırıcılığını zedeleyecek tavır sergileyemez. Türk basını böyle hata edenleri tamir gücündedir. Ve yapmalıdır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT