BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > U Dönüşü mü?

U Dönüşü mü?

Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren “neden” bilmiyorum “üst düzey bir yönetici” olarak “hiç yapılmaması gereken” hataları yapmaya devam ediyor!



Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren “neden” bilmiyorum “üst düzey bir yönetici” olarak “hiç yapılmaması gereken” hataları yapmaya devam ediyor! Hiç mi “etrafında” onu bu hatalarından, yanlışlarından arındıracak “inanılır, güvenilir danışmanları” yok? Onu “en ağır şekilde eleştirenlerden biri olduğum halde” ben “Dortmund-Galatasaray maçından önce” şöyle düşünüyordum: “Süren’in adaylığını koyması için Galatasaray içinde ağırlığı olan bazı kişi ve gruplar baskı yapıyorlar, onu ikna etmeye çalışıyorlar! Galatasaray’ın Dortmund önünde alacağı parlak, hatta iyi bir sonuç kolayca adam feda etmeme geleneğini sürdüren sarı-kırmızılı camiada pekâlâ onun lehinde bir hava meydana getirecektir. Onu istemeyen gruplardan gelen baskılara rağmen aday olabilir ve seçimi de kazanabilir!” Onun için “Dortmund maçını beklemeden aday olmayacağını ve bu kararından da dömeyeceğini” açıklaması beni çok şaşırtmıştı! “Onun kararının kesin olduğunu gösteren” bir başka olay daha gelişmişti: “Süren aday olursa, ben olmam” diyen Mehmet Cansun “adaylığını açıklamıştı!” İşte bu gelişmeler üzerine gençlerin, Süren’e “Aday olursan ibra etmeyiz. Aday olmazsan ibra edeceğiz!” şeklinde haber gönderdiklerine dair iddiaların doğru olabileceğine de inanmaya başlamıştım! Ne var ki Süren’in “aday olmayacağını açıklamasından” ve “400 üyeden az bir katılımla ibranın gerçekleştirilmesinden” sonra, “benim baştan beri beklediğim” bir gelişme daha ortaya çıktı! “Seçim için liste renklerinin belirlendiği kur’a çekimine” Süren’in temsilcisi de katıldı! Sanıyorum “Dortmund maçı kötü bir sonuçla bitse” bu hamle yapılmayacaktı! Süren “kısa zamanda böyle bir zikzakı yapmakla” muhaliflerinin ağzına yeni bir “ciklet” verdi: “Futbol takımının başarısını oya tahvil etmek istiyorlar! Bu Galatasaray’ın gelenekleriyle bağdaşmaz!” Süren, “aday olmayacağına dair açıklamayı” Dortmund maçından sonraya bıraksa, “bu kadar açık bir çelişkinin içine düşmemiş” ve muhaliflerine “böyle bir iddianın arkasında durabilme imkânı vermemiş” olurdu! Dedim ya, “daha göreve geldiği günden başlayarak” taaa Ali Şen gibilerin yanında fotoğraf vermek “hata ve yanlışı ile başlayan” zikzaklar zinciri, “yanında güvenilir, inanılır ve ona hatalarını, yanlışlarını baştan söyleyerek bunları yaptırmayacak” danışmanlarının olmaması yüzünden Galatasaray Başkanı’nın ayaklarını bağlamıştı! Ben, “bu konularda” fazla romantik değilim! Galatasaray’ın gelenekleri bir tarafa “bu zamanlama hatasını yapmasa” pekala derdim ki: “Galatasaray-Dortmund’a yenilse ve turu geçmesini önleyecek bir sonuçla dönse” kimler topa tutulacaktı? Fatih Terim ve futbolcularla beraber, Süren ve arkadaşları! Eeee? “Çok iyi bir sonuç alınınca” bu başarı “Terim’in ve Galatasaraylı futbolcuların piyasa değerini milyonlarca dolar arttırırken” neden Süren için bir “seçim kozu olmasın?” Yani “bu başarıyı” eğer aday olacaksa neden “oya tahvil etmesin?” Bunu “bugünün dünyasında yapmayan var mı?” Görülüyor ki, İnan Kıraç başta olmak üzere “genel kurulda ağırlığı olabilecek” bazı Galatasaraylılar “Birleşin” diyerek “tek listeyi” öneriyorlar! “Çok zor bir döneme giren ve büyük projeleri gerçekleştirmek zorunda olan”, buna karşılık “mali durumu” itibariyle “dibe vurmuş olan” Galatasaray’da elbette ki “Birleşilmesi ve bütün güçlerin birleştirilmesi” Galatasaraylılar’a cazip geliyor! Ama “bunca yönetim hatası yapan” bir başkanın etrafında birleşmek “Galatasaray’a ne getirecek, nasıl getirecek?” Süren “bu hatalardan nasıl arınacak?” “Bu hataları yapmayacağına” camiayı nasıl inandıracak? “Diyelim ki”; onun etrafında bir birleşme oldu! “Yepyeni bir yönetim kurulu kurulmayacak mı?” Süren, “bugün beraber olduğu arkadaşlarını” başkan kalabilmek için “feda etme” durumuna mı düşecek? Ya da “bugünkü yönetimin ağırlığıyla kurulacak” yeni bir yönetime Galatasaray’daki muhalefet inanabilecek, güvenebilecek mi? “Evet” diyecek mi? Ya da “Süren” başka bir ismin başkanlığındaki bir bütünleşmeye “evet” diyebilecek mi? Bütün bu soruların cevapları “kolaylıkla verilemez!” Süren “taktik ve stratejik hataları ile” işi zor bir noktaya getirdi! Birleşme “baskılarla olsa bile” kısa sürede “anlaşmazlıklar” başlayacaktır! Zira “zarlar atılmış” ve oyun oynanmaya başlamış hatta “tavla tabiri ile” birkaç kapı bile alınmıştır! “Beyinlere, gönüllere bazı kesin kararların coşkusu ve heyecanı” da girmiştir! Bu sebeple Özhan Canaydın’ın çekilmesi zordur! Hatta Mehmet Cansun’un bile, hiç olmazsa “bilinçaltıyla” kırıklık duyacağı açıktır! Ne olacak? Galatasaray büyük camiadır! Camia, kulübe “en yararlı” formülü bulacaktır! Hadi hayırlısı!
Kapat
KAPAT