BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Sizinle bir daha buluşamayacağım!’

‘Sizinle bir daha buluşamayacağım!’

Peygamberimiz Akabe Cemresine yedi taş attıktan sonra Mina’ya döndü. Kıble’nin sağ tarafına işaret ederek “Muhacirler, oraya insin!” Kıblenin sol tarafına işaret ederek “Ensar, oraya insin! Sâir Halk da onların çevrelerine insinler!” buyurdu.



Peygamberimiz Akabe Cemresine yedi taş attıktan sonra Mina’ya döndü. Kıble’nin sağ tarafına işaret ederek “Muhacirler, oraya insin!” Kıblenin sol tarafına işaret ederek “Ensar, oraya insin! Sâir Halk da onların çevrelerine insinler!” buyurdu. Böylece, Muhacirler, Mescidin önüne, Ensar da arkasına indiler. 9 Zilhicce Arefe günü, Cuma gününe rastladığına göre 10 Zilhicce Nahr (Kurban) günü de, Cumartesi gününe rastlamış bulunuyordu. Peygamberimiz, Nahr (Kurban) günü devesi Adbâ’nın (Kusvâ’nın) üzerinde bulunduğu halde Cemrelerin arasına varıp durdu. Bilâl-i Habeşî ile Üsâme bin Zeyd, Peygamberimizin yanında bulunuyor, Bilâl-i Habeşî, devenin yularını tutuyor, Üsâme de, ihramını, Peygamberimizin başının üzerine kaldırarak Peygamberimizi, güneşin hararetinden koruyordu. Yine, Amr bin Hârice, Peygamberimizin devesinin boyun kökünün önünde dikilmiş duruyor, devenin gevişinden süzülen köpükler, Amr bin Hârice’nin iki omuzu arasına dökülüyordu. Peygamberimiz, Allah’a hamd-ü senâdan sonra, halka uzun bir hutbe îrad buyudu. Yüce Allah, halkın kulaklarına, Mina’daki konak yerlerinden bile, Peygamberimizin hutbesini dinleyebilecek bir kabiliyet ve hassâsiyet vermişti. Peygamberimiz, hutbesinde şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Sözlerimi, iyi dinleyiniz ve onları, aklınızda tutunuz! Bilmiyorum, ben, belki de, bu yılımdan sonra, şurada sizinle bir daha buluşamayacağım. Ey insanlar; biliyor musunuz bu gün, hangi gündür?” diye sordu. “Allah ve Resûlü, daha iyi bilir!” dediler. Sustular. Peygamberimiz de, sustu. Peygamberimizin, o güne, kendi isminden başka bir isim vereceğini sandılar. Peygamberimiz “Kurban günü, değil midir?” diye sordu. “Evet! Kurban günüdür.” dediler. Peygamberimiz “Doğru söylediniz! En büyük hac günüdür!” buyurdu. “Biliyor musunuz? Bu ay, hangi aydır?” diye sordu. “Allah ve Resûlü, daha iyi bilir!” dediler. Sustular. Peygamberimiz de sustu. Peygamberimizin, o aya, kendi isminden başka bir isim vereceğini sandılar. Peygamberimiz “Zilhicce değil midir?” diye sordu. “Evet! Zilhiccedir!” dediler. Peygamberimiz “Doğru söylediniz!” buyurdu. “Biliyor musunuz burası, hangi beldedir?” diye sordu. “Allah ve Resûlü, daha iyi bilir!” dediler. Sustular. Peygamberimiz de, sustu. Peygamberimizin bu beldeye, kendi isminden başka bir isim vereceğini sandılar. Peygamberimiz “Belde-i Haram, değil midir?” diye sordu. “Evet! Meş’ar-ı Haramdır!” dediler. Peygamberimiz “Doğru söylediniz!” buyurdu. Yarın: “Şahid ol, Ya Rabbi
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT