BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Analarımız bacılarımız

Analarımız bacılarımız

Kadınlar Günü’ndeyiz. Ana bacı ve kızlarımıza yeniden kültür, şahsiyet, haysiyet, ilim bakışları ile eğilmeliyiz. Kadınlarımızın imdadına -yeni şartlar icabı- iş ahlakı, ekonomik düzgünlükler, demokratik-dinî onarımlar götürmeliyiz.



Kadınlar Günü’ndeyiz. Ana bacı ve kızlarımıza yeniden kültür, şahsiyet, haysiyet, ilim bakışları ile eğilmeliyiz. Kadınlarımızın imdadına -yeni şartlar icabı- iş ahlakı, ekonomik düzgünlükler, demokratik-dinî onarımlar götürmeliyiz. İçimden yaralı olarak, bunları yazmaya hazırlanıyorum. Fakat günümüzü kanatan zelzele, hukuk, istismar acılarına kapılmadan sizin duygularınıza, okumuşluk onurunuza hitap etmek istiyorum.. Size, ülkemizi yeşertecek büyük bir insan iken 1951’lerde, bir uçak kazasında yitirdiğimiz Remzi Oğuz Arık’ın “Köy Kadını” adlı, o yıllarda, gençler olarak mukaddes milli öğütler gibi okuduğumuz (Köy Kadını) kitabının ön sözünden bir mensur şiir sunacağım. Yıl 1943 İstanbul’da henüz öğrenci olan ben’i Ankara’dan da milletine tutkun bir idealist olarak yetiştirmek istiyorlar. Bir yoksul üniversite 1. sınıf çocuğuna gösterilen bu “gerçek öğretmen” gayretiyle... Büyüğümüz Remzi bey ve onun hayranı olan hocam Cahit Okurer paçaları sıvamışlar. Remzi Oğuz Arık’ın ve Cahit Okurer’in sevimli okşayıcı imzaları ile “Köy Kadını” kitabını alıyorum. Milleti, vatanı daha o yıllarda kurtaracağız. Bunun rüyasını görüyoruz. Hâlâ rüyadayız. Aradan 53 yıl geçmiş. Ama Türk kadını, köy kadını... Hemen hemen aynı halde. Böyle olsa da zarar yok. Umuyorum, diliyorum ki Remzi Oğuz, Nureddin Topçu, Cahit Okurer, Mehmet Kaplan, Tahsin Tola, Mümtaz Turhan, Erol Güngör gibi kızılelma yolcuları boşuna yaşamadılar. Öğrencileri, okuyup dinleyenleri îmân ve inançları, memleketi kurtarmak için devam ediyor. Asîl, feragatkâr, köy kadınının ruhunu taşıyan ana bacı, eş ve kardeşlerimizi çoğaltmak, düzeltip ululaştırmak için devam ediyorlar. Kadınlarımızın 1943’ten beri daha da artan cefa ve çilelerine dair, yüzlerce acı misal verilebilir. Hepsi doğrudur. Fakat daima yurdu kurtaran daimî Mehmetçiğimiz gibi, bu anaların, inşallah kadınlarımızı yükseltecek Mehmetçikler doğuracaklarını da ümid ediyoruz. KÖY KADINI Anadolu’yu, bütün haraplığı, geriliği ile beraber başka yurtların üstüne çıkaran asıl unsur nedir bilir misiniz? Köy kadını!.. Köy kadını, milletimizin büyük yığınının kadını!.. Çocukluğunu duymadan kızlığa, kız yaşını tanımadan kadınlığa, kadınlığına doymadan toprağa geçen mahlûk! İşte bu, bizi bir millete, bir vatana mensup olduğumuzu söylemek gururunu, iftiharına kavuştaran asıl sırdır. Ordunun kurtaran safları, mukaddes safları, köy kadınının herşeyini vererek büyüttüğü Mehmetlerle meydana gelir. Sınırların dört yanını kuşatan düşman ve teknik üstünlüğünü Anadolu’nun çıkardığı büyük tarihî kalkan: Ordudur. Köy kadınının kanı eseridir. * Ana olarak aldığımız köy kadını hâlâ ahengini yitirmemiş cemiyetlerdeki feragatın böyüklüğünü taşıyor. -Köyde..âilenin temeli toprağın derinliğine girmiştir. Orada yuvayı gelip geçici hevesler değil, ilk insanı coşturan yaratılış dâvetinin, emri, kurar. Bu itibarla da köy kadınının gönlünden erkeğini ne ölüm, ne mahşer siler. Köydeki âli yuvasını harbin tırpanı bile devirememiştir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT