BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kadın eli

Kadın eli

Şu Avrupa ülkelerini anlamak çok zor. Öcalan konusunda gösterdikleri gayretkeşliklere, Avusturya’da seçim kazanan Özgürlükler Partisi konusundaki hassasiyetlerine bakınca sanırsınız ki insan hak ve özgürlüklerinin kılı kırk yaran demokrasi havarileri...



Şu Avrupa ülkelerini anlamak çok zor. Öcalan konusunda gösterdikleri gayretkeşliklere, Avusturya’da seçim kazanan Özgürlükler Partisi konusundaki hassasiyetlerine bakınca sanırsınız ki insan hak ve özgürlüklerinin kılı kırk yaran demokrasi havarileri... Madalyonu ters çevirdiğinizde şehit ailelerinin, sakatlanmış gazilerin trajik durumlarını, eğer bir çıkar söz konusu değilse dünyada eziyet gören mazlum halkların acılarını görmezlikten gelen abus bir çehre, duyarsız bir yürek ortaya çıkıyor. Bu da size ister istemez Akif’in o meşhur: “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.” dizesini hatırlatıyor. Avrupa ülkeleri ilgisiz kalmasalar; daha doğrusu göz yummasalar Rusya, böylesine pervasız bir şekilde Çeçen katliamını gerçekleştirebilir miydi? Avrupa’nın göbeğinde Sırplar, Bosnalı Müslümanlara ilkel insanlarda bile görülmeyen barbarlıkla vahşet uygulayabilir miydi? Geçen yazımda da bahsettiğim gibi son günlerde Ayşe Kulin’in “Sevdalinka” isimli romanına daldım. Bu romanda Avrupa’nın göbeğinde Sırpların Bosnalı Müslümanlara yaptıkları eziyetleri, katliamları, kadın ve çocuklara akıl almaz bir vahşetle tecavüzlerini insanlık adına utanç duyarak, yüreğim yana yana okumaktayım. Avrupa’nın nemelazımcı, çıkarcı, hâlâ din ayrımcılığına prim veren tavrına esefle şahit oluyorum. Sadece güce ve çıkara dayanan erkek patentli politikaların yeryüzünde bütün insanları adalet ve şefkatle kucaklayan bir düzen üretemediğini, üretemeyeceğini bir kere daha anlıyorum. Onun için Dünya Kadınlar Gününde bütün dünya kadınlarına seslenmek istiyorum. Siz, analar, bacılar! Şu yıpranmış gezegende bir türlü mutluluğu yakalayamayan çileli insanlığın adil, şefkatli ve insanca düzene kavuşması için mutlaka sizin gayretlerinize, yeni politikalar üretiminde sizin düşüncelerinize ve çalışmalarınıza ihtiyaç var. Bir türlü önlenemeyen savaşların, adaletsizliklerin, acıların en büyük ve en dramatik yükünü sizler yaşamaktasınız. Siz isterseniz çok şeyi değiştirebilirsiniz. Nitekim, son seçimlerde İran’da yenilik yanlılarının kazanmasında sizler öncülük etmediniz mi? Evler sizin eliniz değdiğinde “yuva”ya dönüşüyor. Çocuklar sizin ilgi ve sevginizle sağlıklı bir gelişim gösteriyor. Erkekler sizin desteğinizle işlerinde başarılı oluyor. Siz ki çevresindekileri mutlu edebildiğince mutlu olan, merkezi kendi dışında güçlü varlıklarsınız. Yeter ki elinizi kolunuzu bağlayan kuruntuları, sizi içten çökerten karamsarlıkları, gücünüzü zayıflatan dalgalanmaları, mücadele şevkinizi kıran çaresizlikleri; ocak başlarında sizi kara kara düşünmelere sürükleyen dişilik komplekslerinizi bırakın. Yasalar, politikalar sizin duyarlılığınıza muhtaç. Yeryüzü, yaşanılır bir yer olmak için dokunuşunuzu bekliyor. Anlamıyor musunuz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT