BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Memurların örgütlenmesi: Katılımcı demokrasi

Memurların örgütlenmesi: Katılımcı demokrasi

Türkiye’de üç tane işçi konfederasyonu mevcut: Türk-İş, Hak-İş ve DİSK. Bir o kadar da kamu kesiminde örgütlenme var. Bunlar da konfederasyon: KESK Siyami Erdem başkanlığında, Türk-Kamu-Sen Resul Akay liderliğinde etkinlik gerçekleştiriyor.



Türkiye’de üç tane işçi konfederasyonu mevcut: Türk-İş, Hak-İş ve DİSK. Bir o kadar da kamu kesiminde örgütlenme var. Bunlar da konfederasyon: KESK Siyami Erdem başkanlığında, Türk-Kamu-Sen Resul Akay liderliğinde etkinlik gerçekleştiriyor. Memur-Sen’in yeni lideri ise Fatih Uğurlu. Çiçeği burnunda, taze bir genel başkan. Sanatçı, şair ve iyi insan, öğretmen Mehmet Akif İnan yakalandığı kanser illetinden hayata veda edince, yerine Zübeyir Yetik getirildi. Konumunu koruyamayan Sayın Yetik’in istifası üzerine de bu göreve Mehmet Fatih Uğurlu getirildi. Yeni yönetimde Dr. Ahmet Aksu, Kamil Aydoğan, Mevlüd Doğan, Muhammet Akar, Nadir Akbay, Mehmet Uçar, Şerafettin Şanal’dan müteşekkil 6 Konfederasyon da “emek platformu”nu oluşturuyor. Kamu görevlilerinin sendika kurması, toplu sözleşme müzakerelerine oturması, yetki alması gibi konular ülkemizde çok yeni. Şimdi yeni yapılanma ve yeni bir yasal düzenlemeyle bu konuya bir çerçeve getiriliyor. Sadece Batı Avrupa ülkelerinde değil, KKTC’de bile memurlar örgütlü ve sendikalı. Şimdi Ertuğrul Kumcuoğlu başkanlığındaki Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu TBMM’de bu konuda bir çalışma başlattı. Çünkü partilerin ve koalisyonun programında var. Dolayısıyla konfederasyon yetkilileri komisyon üyelerini bilgilendiriyor ve örgütlerinin görüşlerini aktararak, hükümetin hazırladığı tasarıya olan itirazlarını aktarıyorlar. İşte bunun için de TBMM koridor ve kulislerinde bu ara çok sayıda sendikacı görmeniz mümkün. Hükümetin tasarısı halen alt komisyonda. Daha sonra ana komisyona gidecek. Fatih Uğurlu tasarıdaki bazı noktalara itiraz ediyor ve şöyle sıralıyor bunları: -Toplu iş sözleşmeleri sendika bazında olmalı. Yöneticileri maaşlarını almalı ve izinli sayılmalıdırlar. % 10 barajı da geriye çekilmelidir. Ayrıca tasarıya “emekli hizmet kolu” da eklenmelidir. -Neden? -Halen Emekli Sandığı’ndan bir milyon 300 bin insan maaş alıyor. Bunların 841 bini emekli, 270 bini dul, 280 bini de yetim maaşı alıyor. 40 milyona kadar düşen emekli maaşıyla geçinmek durumunda bulunan onca insanımız mevcut. Bu dengesizliklerin düzeltilmesi gerek. Yasa aceleye getiriliyor. Konsensus sağlanmadan, sosyal tarafların görüşlerine itibar edilmeden maalesef yasa alt komisyona getirildi. -Sonrasında nasıl gelişmeler olabilir? -Tasarıda antidemokratik hükümler var. Katılımcılık engelleniyor bu haliyle. Bu da kartelciliğe yol açar ve sendikaları marjinalleştirir. Avrupa Birliği’ne girme sürecinde Türkiye uluslararası İLO sözleşmesine karşı zor duruma düşebilir. Duyarlı olmak gerekir. Sayın Uğurlu kendisini tebrik için gelen bazı parlamenterlere ve bana bir de yayınlarını hediye etti. Kamu görevlilerinin hak arama usullerini muhtevi “Eğitimcinin El Kitabı”. Şöyle bir bakmanız yeter, içindekileri irdelemeniz kafi. Hemen bir kanaat sahibi olabilirsiniz. Yöneticilik kolay değil, insana hizmet de fedakarlık gerektirir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT