BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > G.Saray’a bir “Kıyak” gerek

G.Saray’a bir “Kıyak” gerek

Birimiz, ikimiz değil...Hepimiz âlem adamız...Dert üretmede usta, çözümlerinde ise çırak gibi davranıp, günlerimizi zehir etme yarışı içinde ömür tüketiriz...



Birimiz, ikimiz değil... Hepimiz âlem adamız... Dert üretmede usta, çözümlerinde ise çırak gibi davranıp, günlerimizi zehir etme yarışı içinde ömür tüketiriz... Türkiye’de hiç başka sorun yokmuş gibi, bir Cumhurbaşkanlığı seçimini gündeme oturtur, onun tâvizleri olarak, 69. madde, “Kıyak emeklilik” gibi paket Anayasa değişiklikleri ile kafalar meşgul edilirken, esas ele alınacak konuları ise raflarda tozlanmaya bırakırız... Ne zaman “Rabbena, hep bana” mantığının hükümsüzlüğünü kavrayacağız... Gündem değiştirme ustası vekillerimiz, hür iradelerini, liderlerinin dışında ne zaman kullanabilecek merak ediyoruz... * * * Turizm Bakanlığı başta olmak üzere, hükümetimize şu günlerde düşen en büyük görev, G.Saray’ın başarısından faydalanmak ve bunun için ona destek çıkmaktır... Trilyonlar harcayıp, broşürler, tanıtımlar ve özel geziler düzenleyerek Türkiye’nin bir cennet olduğunu anlatabilmek ve adını dünyaya duyurmak için çırpınan Turizm Bakanlığı, bu bütçesinin yüzde birini G.Saray için kullansa, bakın nasıl turizm patlamasıyla karşı karşıya gelecektir... Artık G.Saray adıyla birlikte Türkiye daha iyi tanınıyor... Dünya sıralamasında 13. takım olabilmek öyle basit bir başarı değildir... Söylerken bile insanın inanası gelmiyor... Dünyanın en büyük 13. takımı... Vay, vay, vay... Avrupa, güney sahillerimizin namından çok G.Saray’ın başarısından bahsediyor.... Bu başarıyı koz olarak kullanmak, Turizm Bakanlığı’nın neden işine gelmez ki? * * * Gelelim Hükümetimize... Allah aşkına bıraksınlar şu Cumhurbaşkanlığı seçimi için pazarlığı da, vatandaşın dertleriyle uğraşamıyorlar, bari G.Saray’ın adından faydalansınlar... AB yolunda en büyük avantaj G.Saray’dır... Bugün, temsilcimizin ağırlığı, başarısı Türkiye açısından en büyük etkendir... Propagandamızı en iyi yapan bir kulüp olan G.Saray’ın AB yolunda büyük faydasını görecek olan Türkiye, bunun bedelini de ödemek zorundadır... Borç içinde kıvranan, yüz akımız G.Saray’ın derdine çare olmak, her Türk vatandaşı gibi, Hükümetimiz’in de asli görevlerinden biri olmalıdır... Zamanında Naim Süleymanoğlu için 1.5 milyon doları Bulgaristan Hükümeti’’ne rüşvet veren rahmetli Turgut Özal, Naim’in büyük başarıları sonucu, inanılmaz bir Türkiye propagandası yaptı... Türk Bayrağı, Naim geldikten sonra Dünya Şampiyonaları’nda, Olimpiyatlar’da, Avrupa kürsülerinde gururla dalgalandı... Verilen rüşvet, milyonlarca defa kendini amorti etti, hâttâ onbinlere katladı... * * * 60 milyon dolar borcu olduğu söylenen G.Saray, gelecek sezon bu ağır yükün altından kalkabilmek için, elindeki yıldızları ve de en önemlisi Fatih Terim’i kaybetmek zorunda kalacaktır... Bu takımın dağılmasına kimsenin gönlü razı olmaz... Böyle takım, bir daha asla bir araya getirilemez... Geç bulduklarımızı, çabuk kaybetmeyelim... Türk’ün adını Avrupa’da yücelten, ‘Türk futbolu’nu Şampiyonlar Ligi’nde, UEFA’da birden fazla takımla temsil hakkını, topladığı başarı puanları ile yükselten G.Saray’a Hükümetimiz’in sahip çıkması gerekir... Gelecek sezon, dağılma noktasıyla burun buruna gelmesi beklenen bu büyük temsilcimizin muhakkak ki ianeye ihtiyacı yok... Ama Türkiye’nin itibarını korumak için maddi desteğe ihtiyacı var... Nerelere para dağıtmıyoruz ki?.. Para bulmak için çırpınan bu güzel orduya, çiçek atmak yetmiyor... Sosyal Sigortalar’dan kitabına uyduranlar 2 yaşındaki çocuklara bile emekli maaşı bağlatırken (3 - Mart - 2000 Hürriyet Gazetesi haberi) 650 trilyonluk ilâç parasını haksız yere bu kurumdan çıkarırken, biz G.Saray gibi bir “Yıldızlar topluluğunun” dağılmasına seyirci kalamayız, göz yumamayız... Yummamalıyız... Nasıl kitabına uydurulacaksa, nasıl Anayasa değişikliği paketine yeni bir madde eklenecekse, G.Saray’ın Türkiye ve Türk futbolu için yaptıklarının hakkı verilmelidir... G.Saray’a her türlü “Kıyak” evlâdır... Bu tip bir yardıma, ne F.Bahçeli’si, ne Beşiktaşlı’sı, ne de Trabzonsporlu’su karşı çıkar... ‘Türk futbolu’nun, medarı iftiharı, lokomotifi, dünyanın en büyük 13. takımına ülke olarak, bir defa olsun sahip çıkmak zorundayız... Göreceksiniz, kaybedecek hiç birşeyimiz olmayacak, bilâkis göğsümüz yıllarca daha fazla kabaracaktır... Öyleyse, lütfen göreve... E-mail: narkan@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT