BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İSTON’dan atak

İSTON’dan atak

İstanbul pazarının yüzde 80’ine hizmet veren İSTON, Yüksel Grubu’na ait boru fabrikasını da satın alarak gücüne güç kattı



Bir belediye şirketi olan ve beton elemanlar üreten İSTON, kendisi gibi kanalizasyon borusu üreten Yüksel Grubu’na ait boru fabrikasını 1 milyon 600 bin dolara satın aldı. İSTON Genel Müdürü Süreyya Polat, İSTON’un bu rakamı Büyükşehir Belediyesi’nden para almaksızın kendi kaynaklarıyla 5 taksitte ödeyeceğini söyledi. Önceden İSKİ, boru ihtiyacını İSTON yerine özel kuruluşlardan sağlıyordu. İSTON zaman içinde piyasadaki yerini alınca, İSKİ’nin kanalizasyon boru ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçti ve İSKİ’ye mal vermeye başladı. İSKİ ile Yüksel Boru’nun anlaşması sona erince de şirketin fabrikasını İSTON satın aldı. Yüksel Boru’nun fabrikası ayda 9 bin ton beton ve betonarme boru üretirken, bu fabrikayı da bünyesine katan İSTON’un yıllık üretim kapasitesi 460 bin tona ulaştı. PATRON HALK OLSUN İSTON Genel Müdürü Süreyya Polat, beton boru sektöründe küçük birkaç firma daha olduğunu, ancak kendileriyle rekabet edecek kapasitede olmadıklarını belirterek, “Bir belediye şirketi olmamıza rağmen, bir özel sektör şirketi gibi kârlı ve rantabl çalışmayı hedef edindik. Müflis bir şirketi sıfırdan alarak önemli bir noktaya taşıdık ve dev sanayi kuruluşları arasına girdik. Şu anda İstanbul pazarının yüzde 80’nine, Marmara pazarının ise yüzde 40’ına hizmet veriyoruz. Dolayısıyla özel sektör parke taşları ve birçok üründe fiyatlarını bize göre ayarlıyor. Uzun yıllar dayanacak ve estetik çizgiyi önde tutan bir çalışma sergiliyoruz. Bir fabrika alımıyla biz tekelleşmis olmayız. Zaten özelleştirme yapılırsa birtakım kişilere vermek yerine halkı bu şirketlerin patronu yapalım. Yani borsaya girerek halka açılalım. BİT’ler özelleştirilicekse patron millet olmalı” şeklinde konuştu. Gönüllülere başkan ayıbı 17 Ağustos Marmara Depremi’nde İstanbul’da en çok zarar gören Avcılar’da bir tatbikat yapmak için kolları sıvayan Arama Kurtarma Acil Yardım (AKAY) ekibine, Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci’nin reva gördüğü muamele gönüllü insanların onurunu kırdı. Kurtarma tatbikatı yapmak için başkandan depremde virane olmuş ya da hasarlı bir bina talep eden AKAY ekibi, Başkan Değirmenci’den randevulu olmalarına rağmen saatlerce bekletildi. Değirmenci’yi kınayan AKAY Başkanı Murat Uzan, “Biz insanlar için varız. Gecemizi gündüzümüzü unutup bir kap yemek yemeden hayat kurtardık. Ama Değirmenci bizi çok kötü kırdı. Ancak, esas önemli olanı dünyaca ünlü İngiliz Sivil Savunma Kurtarma Ekibinin Müdürü Petrik Stentin’i götürmüştük. Yapacağımız tatbikattan yine en çok Başkan Değirmenci yararlanacaktı. Ama bize verdiği randevuya gelmedi. Gelmediği gibi saatlerce bekletti. İngiliz meslektaşlarımız karşısında zor durumda kaldık” dedi. Bu gelişme üzerine AKAY, Büyükçekmece Belediyesi’ne müracaat etti. Tatbikat talebini kabul eden Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Murat Uzan’ı İngiliz meslektaşlarına mahçup olmaktan kurtardı. AKAY Başkanı Murat Uzan, “Daha sonra Büyükçekmece Belediye Başkanı’nı aradık. O bize kucak açtı. Yoksa düştüğümüz durumu meslektaşlarımıza açıklayamazdık. Ama Başkan Değirmenci’nin yaptığını asla unutmayacağız. Bizler her zaman can kurtarmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Yani, bir başkanın ayıbını yine bir başkan örttü. Depremi unutmayalım Bahçelievler Belediye Başkanı Saffet Bulut, TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut’a başvurarak, 17 Ağustos tarihini, “Depremi unutmayalım” günü olarak ilan etmesini istedi. Ülkemizin nüfus yapısında geleceğimizin teminatı gençlerin ağıklık taşdığını hatırlatan Başkan Bulut, “Hiç olmazsa deprem gerçeğini unutmamalarını, 17 Ağustos’u mutlaka hatırlamalarını sağlamak, inşaat yapan ve yapacak olanlara depremle ilgili önlemleri hatırlatacak, deprem gerçeğini unutturmaması için yüce meclisimizin 17 Ağustos’u ‘Depremi Unutmayalım Günü’ ilan etmesini takdirlerinize arzediyorum” dedi. Diğer yandan, ANAP Yerel Yönetimler Başkanlığı’na, milletvekillerine, Mimarlar Odası’na ve AKUT’a da, “Depremi Unutmayalım” günüyle alakalı olarak bilgi verildi. Sokaktan kurtuldu Kartal’da yardıma muhtaç, kimsesiz Gülşen Akpan (53) isimli kadın belediyenin öncülüğünde kaymakamlık tarafından darülacezeye yatırıldı. Kartal İstasyon Caddesi’nde kendinden geçmiş bir halde bulunan, Gülşen teyzenin durumunu gören vatandaşlar durumu belediyeye bildirdi. Belediye ekipleri tarafından esnafın verdiği kartonların üzerinde üstü başı perişan bir halde duran Gülşen teyzeye yardım elini uzattı. Yaşlı kadın, Erol Akpan isimli kamyon şoförü bir kardeşi olduğunu ancak kendisine bakmadığını söyledi. Belediye ekipleri yaşlı kadını önce Kartal Eğitim Hastanesine yatırdı. Gülşen teyze sokaktan kurtulmanın mutluluğunu yaşarken, “Cenab-ı hak belediye başkanı ve kaymakamdan razı olsun” dedi. Belediye yaşlı kadına giysi ve ayakkabı yardımında da bulundu. Belediyeden protez kol Pendik Belediyesi, maddi durumu yeterli olmayan bir gence protez kol taktırdı. Sigortasız çalıştığı işyerinde sağ elini kaza sonucu kaybeden Fikri Çoğan’a (25) takılan protez kolun tüm masrafları belediye tarafından karşılandı. Geçirdiği kaza sonucunda ruhen çok etkilendiğini söyleyen Fikri Çoğan, “İnsanların bakışlarından çok rahatsız oluyordum. Yakınlarımın önerisiyle belediyeye başvurdum, sağolsunlar beni bu sıkıntıdan kurtardılar. Başkanımızdan Allah razı olsun” dedi. Vatandaş şikayetleri Bağcılar’da yol ızdırabı Bağcılar Hürriyet Mahallesi sakinleri yolların bozukluğundan şikayetçi. Burnundan soluyan yöre insanı, “Yollarımız aylardır belediyeye müracaat etmemize rağmen düzeltilmiyor. Çamur ve çukur içindeyiz. Başkanımızdan yolların biran önce yaptırmasını bekliyoruz. Muhtarımızın da konudan haberi var. Ancak kimsenin ilgilendiği yok” şeklinde tepkilerini dile getirdiler. Üvey evlat mıyız? Bahçelievler, Soğanlı Mahallesi Aydoğdu Sokak sakinleri, Bahçelievler’de her sokakta çalışma yapılıp yolların asfaltlanmasına rağmen yollarının yapılmadığından şikayetçi. Mahalleli, “Bizim suçumuz nedir? Niye üvey evlat muamelesi görüyoruz. Yolumuzun biran önce asfaltlanmasını bekliyoruz. Çamur içinde yürümek istemiyoruz ve başkanımızı sokağımızı görmeye davet ediyoruz” dediler. 600 bin lira harcıyoruz Ümraniye Namazgah Mahallesi sakinleri postanenin ilçe dışına taşınmasına tepki göstererek, “Bir mektup atmak için 600 bin lira yol parası veriyoruz. Böyle bir anlayış olur mu?” şeklinde konuştular. Yürüyemiyoruz Heybeliada artık köpeklerin adası mı diye soran vatandaşlar, “Dışardan devamlı köpek getirip bırakılıyor. Çoğu da uyuz olan aç köpekler evimize giderken elimizdeki paketlere saldırıyorlar. Başkanımız dışardan getirilen bu köpeklere bir önlem almayacak mı? Artık yolda yürüyemiyoruz” dediler. Meydan pislik içinde Üsküdar Tarihi Meydan’daki düzensizliğin kaldırılmasını istiyoruz diyen vatandaşlar, “Gelişi güzel yapılmış kartpostal satış yerleri yüzünden her yer pislik içinde. Bu meydana yetikililer çeki düzen vermeyi düşünmüyorlar mı?” diye tepki gösterdiler. Korku ve hasar Şişli Zincirlikuyu Kore Şehitleri Caddesi’nde açılan Havana Bar, yüzünden huzurumuz kaçtı diyen çevre sakinleri, “Sabaha karşı dağılan sarhoşların yaptıkları gürültü ve attıkları naralar sebebiyle uykudan korkuyla uyanıyoruz. Bununla da kalmayıp araçlarımıza hasar veriyorlar, bu durumun düzeltilmesini bekliyoruz” dediler. Yol tek yönlü olsun K. Çekmece Kanarya Şahin caddesinde trafiğin devamlı tıkandığını belirten vatandaşlar, “Özellikle perşembe günleri kurulan pazar yüzünden yollarımız daha da beter oluyor. Belediyenin bu yolu tek yönlü olarak düzenlemesini istiyoruz. Ayrıca, Altınşehir tren istasyonu geçen yıl ekim ayında açılacaktı. Ne oldu? Herşeyini söküp götürdüler. Şimdi kapı ve pencerelerini de tugla ile örüp kapattılar” şeklinde tepki gösterdiler.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT