BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ozan Ceyhun’dan beklenen...

Ozan Ceyhun’dan beklenen...

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın başarılarını okudukça ve duydukça, her Türk vatandaşı gibi, ben de heyecanlanır ve mutlu olurum. Bu kardeşlerimizle ilgili gazete ve TV’lerde yer alan haberler, Türk kamuoyu tarafindan dikkatli ve duyarlı bir şekilde takip edilir.



Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın başarılarını okudukça ve duydukça, her Türk vatandaşı gibi, ben de heyecanlanır ve mutlu olurum. Bu kardeşlerimizle ilgili gazete ve TV’lerde yer alan haberler, Türk kamuoyu tarafindan dikkatli ve duyarlı bir şekilde takip edilir. Bu kardeşlerimiz, hele o ülkenin yönetim kademelerinde etkin konumlara geldikçe, “Ülkesi ve milletine vefa borcunu ödemek için tam zamanı” diye düşünür, gerçekleştireceği icraatları dikkatle izlerim. Almanya’da 13 Haziran 1999 tarihinde yapılan seçimlerde Avrupa Parlamentosu’na iki Türk kökenli milletvekilinin seçildiğini öğrendiğimde, “İşte bir fırsat daha” diye düşünmüş ve mutlu olmuştum. Birlik 90/Yeşiller Partisi’nden Ozan Ceyhun ile Demokratik Sosyalizm Partisi’nden Feleknaz Uca, Avrupa Parlamentosu’nda Almanya’yı temsil edeceklerdi. Bu iki milletvekili, yıllarca Türkiye aleyhine önyargılı ve haksız kampanyalar yürüten Avrupalı siyasilere, “Türkiye gerçeğini” anlatacaklar, ülkemize yönelik çifte standart uygulamalarına karşı çıkacaklardı. Nitekim, seçimlerden bir gün önce Alman vatandaşı olan Ozan Ceyhun da, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada söyle diyordu: “Seçimlerde beni seçen Türkler pişman olmayacaklar. Türk kökenli Alman seçmenlere en yakın parti benim partimdir. Irkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı politikaların hayata geçirilmesi için öncü rol oynayacağım.” Ceyhun’un bu sözlerine güvenen Türk kökenli Alman vatandaşları da, onu seçiyorlar ve Alman Parlamentosu’na gönderiyorlardı. Ozan Ceyhun da, Alman vatandaşı olan Türkler’in kendisini seçmesinden büyük mutluluk duyduğunu açıklıyor ve teşekkür ediyordu. Ozan Ceyhun’un seçildiğini duyduğumda, 26 Mayıs 1999 günü yaptığı bir açıklamayı hatırladım. Ozan Ceyhun şöyle diyordu Anadolu Ajansi muhabirine; “Yunanistan’da çetin koşullar altında yaşamak zorunda bırakılan Müslüman Türk azınlığın sorunlarına daha fazla ilgi gösterilmesi gerekiyor. Türkiye’de mevcut olan sorunlara yönelik çok hassas olan Avrupa kamuoyunun, aynı hassasiyeti Yunanistan’a da göstermesi gerekir.” Ozan Ceyhun’un, Avrupa kamuoyunun Türkiye’ye yönelik önyargılı ve haksız yaklaşımına, çifte standart içeren tutumuna karşı mücadele edeceği kanısı güçleniyordu. Nitekim, terör örgütü başı Abdullah Öcalan’ın idama mahkum edilmesinin ardından, 7 Temmuz 1999 günü Yeşiller Partisi’nin Avrupa Parlamentosu Milletvekili sıfatıyla bir basın açıklaması yapan Ozan Ceyhun, “Terör örgütü başının idam cezasına mahkum edilmesinden sonra Avrupa genelinde Türkiye’ye yönelik Öcalan’ı kurtarma operasyonları başlatılmıştır. Öcalan’ın idam kararının infazını engelleyeceğiz iddiasıyla çok sayıda Avrupalı politikacı Türkiye’ye akın ediyor. Almanya Dışişleri Bakanlığı ve diğer yetkili kurumlar tarafından ayrıntılı bir biçimde yürütülen Türkiye politikasının, ferdi çıkışlarla rahatsız edilmemesi gerekir. Bu tür tavırlar, zaten zor koşullarla boğuşan diplomatların işlerini daha zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Yıllar boyu kimileri başka alanlarda isim yapma imkanı bulamadıklarından olsa gerek, Türkiye konusunda yeterince plansız, programsız politikaları ile Türkiye’de, Avrupa ve Almanya’ya yönelik tepkinin artmasına neden oldular. Hiç olmazsa şimdi Öcalan davası gibi boylarını aşan bu hassas konudan uzak dursalar, çok daha yararlı olacaktır” diyordu. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini değerlendiren Ozan Ceyhun, 22 Temmuz 1999 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada da; “Avrupa Parlamentosu, Türkiye’yi Avrupa Birliği’nde görmekten büyük memnuniyet duyacaktır” diyerek, kendisine yakışır bir davranış örneği gösteriyordu. Avrupa Birliği, 10 Aralık 1999 günü Helsinki’deki Zirve Toplantısı’nda, 15 AB ülkesinin devlet ve hükümet başkanları Türkiye’ye AB adaylık statüsü verilmesini kararlaştırıyorlar ve Ozan Ceyhun’un beklentisi de bir anlamda gerçekleşiyordu. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne adaylığı konusu da, hem ülkemizde, hem de Avrupa kamuoyunda geniş bir şekilde tartışılıyordu. 21 Şubat 2000 tarihinde Almanya’da yayınlanan “Frankfurter Algemeine Zeitung” ve Avusturya’da neşredilen “Die Presse” isimli gazetelerde geniş yer verilen bir haber dikkatleri çekti. Haberlerde, Almanya’daki “Demoskopie Allenssbach Enstitüsü”nün gerçekleştirdiği bir ankete göre, Almanlar’ın çoğunun (yüzde 52) Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne kabul edilmesine karşı olduğu belirtiliyordu. Anket sonuçları, “insan hakları”, “demokrasi” vb. kavramları her platformda dile getiren Almanlar’ın, Avrupa kültürüne yakışmayan bir yaklaşım içerisinde Türkiye’ye yönelik bu tutumlarının “ırkçı” ve “antidemokratik” olduğunu açıkça ortaya koydu. Alman ve Avusturya’daki basın organlarınınn anket sonuçlarını desteklercesine geniş yer verdikleri bu haberler karşısında, Avrupa Parlamentosu’nun Türk asıllı Alman Yeşil Milletvekili Ozan Ceyhun ne yapıyor? Değerli milletvekilinden en küçük bir tepki yok. Irkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı mücadele edecek Ozan Ceyhun nerede? Hani, ırkçılık ve demokrasi konusunda Almanya’da yaşayan Türkler’in sesi olacaktı? Almanya ve Yesiller/90 Partisi Türkiye’yi Avrupa Birliği’nde görmekten mutlu olacaktı? Yoksa, “ırkçı” ve “antidemokratik” bir yaklaşımla Türkiye’yi dışlayan araştırma sonucuna ilişkin en küçük bir tepki göstermeyen Türk kökenli değerli Alman Milletvekili Ozan Ceyhun da, “Türk düşmanlığı yaparak bir yerlere gelen” çıkarcı bazı milletvekilleri gibi hareket etmeyi mi yeğleyecek? Bu sorunun cevabını verirken, yanılmak isterdim. Ancak, 18 Subat 2000 günü Avrupa Parlamentosu Türkiye Komisyonu’nun cezaevindeki Leyla Zana ile görüşme isteklerinin kabul edilmemesi nedeniyle Ankara ziyaretini iptal ettiklerini, Komisyonun Türk asıllı Milletvekili Ozan Ceyhun’un da, bu kararı desteklediğini, hatta Türkiye’yi eleştirdiğini öğrendim. Hatta Ozan Ceyhun’un, Komisyon’daki Türk asıllı Alman Yeşiller Milletvekili sıfatıyla, bazı basın-yayın organlarına Türkiye’nin bu kararıyla ilgili eleştirel mahiyette açıklamalarda bulunduğunu, “Türkiye’nin Kürt sorununu çözmesi gerektiğini, çünkü bunun AB’ye girişin anahtarı olduğunu” açıklayan demeçlerini izledim. Ozan Ceyhun; Avrupa Parlamentosu üyeleri, “terör örgütü ile ilişkisi” veya “ülkenin toprak bütünlüğünü parçalamayı hedef alan yaklaşımları sebebiyle suçlu görülerek, cezaevine konulan hangi siyasi hükümlü ile görüşmek üzere, İspanya, İngiltere, Fransa veya Avrupa’nın herhangi bir ülkesine ziyaret gerçekleştirmiştir? Sayın Ozan Ceyhun... Avrupa Parlamentosu’ndaki Türk kökenli Alman Yeşiller Partisi Milletvekili... Türk kamuoyu ve Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız, Ozan Ceyhun’un; yıllardır Türkiye’ye yönelik önyargılı karalama kampanyalarına karşı mücadele edeceğine, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik her türlü harekete karşı duyarlılığını göstereceğine, diplomatik nezaket kurallarına uymayan Avrupalı siyasetçileri uyaracağına, ırkçı ve antidemokratik yaklaşımlara karşı mücadelesini sürdüreceğine inanıyor, inanmak istiyor. Ali Mirza / Araştırmacı-Yazar
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT