BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçmeni kaptırmışlar...

Seçmeni kaptırmışlar...

Politikacı dertli, fakat teşhis müthiş! Söylediği şu: -Öyle anlaşılıyor ki, mevcut iktidara kaptırdığımız seçmeni ikna etmek kolay olmayacak. Tebrikler!



Politikacı dertli, fakat teşhis müthiş! Söylediği şu: -Öyle anlaşılıyor ki, mevcut iktidara kaptırdığımız seçmeni ikna etmek kolay olmayacak. Tebrikler! Demek ki.. Seçmen, kapanın elinde kalan bir nesne gibi algılanıyor. Doğrudur! Bu millet, vaktiyle sizden sorulurdu. Bu milleti sizin elinizden hiç kimse alamazdı. Size göre.. -Demokrasi, çok su götüren bir ayrandı! Dahası.. -Ayak takımının despotizmiydi.. *** Gelelim zurnanın zırt dediği yere.. Soğuk Savaş yıllarında, “kontörlü demokrasiyi gizlemek” kolaydı. Kontörlü demokrasi, bir dizi “naylon meşruiyet ve hassasiyet” oluşturuyordu. “Sahte hassasiyetler” hatırına, gerçekten olması gereken hassasiyetleri bozuk para gibi harcıyorduk. Dolayısıyla, onunla olan seviyeli beraberliğimizi, sarsıntısız bir biçimde sürdürebiliyorduk. Şimdilerde işler çok farklı. Mızrak, çuvala sığmıyor; zırva tevil götürmüyor. Dolayısıyla ne oluyor? -Seçmeni birileri kapıyor. Sonra mı? Sonrası şöyle: -Müesses nizamın egemenleri, yutkunuyor. Endişeli jakobenler, kurdeşen döktürüyor. Aslında sızlanmakta haklısınız.. -Tüm reflekslerinizi, kırmızı çizgilerinizi dumura uğrattılar. Matbuat, malûm. Sermaye sınıfı da pek yalakaymış. Muhalefet dersen, mum gibi eriyor. Güvendiğiniz dağlara kar yağdı. Daha ne olsun! Peki, ne oldu da böyle oldu? *** Daha önce de yazmıştık: Yıl 2002, aylardan Kasım. AK Parti, tek başına iktidara gelmiş. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerinin devrik (overthrown) Başbakanı ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, seçim sonuçlarını yorumluyor. Özetle şunları söylüyor: -Bu gücü fevkalade önemsiyorum. Bu rüzgâr, daha çok baca uçurur. Ne diyelim? - Tecrübe konuşuyor! *** Günümüze gelirsek.. Netice itibariyle.. - Sizin deyiminizle, “göbeğini kaşıyan adamı” kaptırdınız. Ne mi yapmalısınız? “Samanlıkta kaybettiği yüzüğü, bahçede arayanlara” söyleyeceğimiz şudur: -Üç tarafı denizlerle, dört tarafı muhayyel düşmanlarla çevrili ülkenizde, bir kaşıntı ortaya çıktığında, demokrasiden yana olmalısınız. Demokrasi, sizden yana olmak zorunda değil! Anlaştık mı?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT