BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aynı türküleri okuyor aynı ümitleri paylaşıyoruz

Aynı türküleri okuyor aynı ümitleri paylaşıyoruz

Güneydoğu Anadolu’nun önemli isimlerinden Seyit Haşim Haşimi, Başbakan Erdoğan’ın Kuzey Irak ziyaretini değerlendirdi: Yemen türküsü ayrımız gayrımız olmadığını gösterdi.



> ANKARA - Oğuzhan Şahin Güneydoğu Anadolu’nun önemli isimlerinden eski milletvekili Seyit Haşim Haşimi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Irak ziyaretini “Tek kelimeyle tarihî bir ziyaret” olarak değerlendirdi. “Asıl yanlış Türkiye’nin oraya gitmemesidir” diyen Haşimi, gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan’ın Irak ziyaretini nasıl değerlendiriyorsunuz? Tek kelimeyle tarihî bir ziyarettir. Ziyarette, tüm Irak’ı temsil eden farklı kesimlerden isimlerle görüşmeler yapılmış; Türkiye her kesimle diyalog içinde olduğunu dünyaya göstermiştir. Bu, karşılık bulacak diye düşünüyorum. Bugün oradaki tüm kesimler, Irak’ın ve bölgenin geleceğini Türkiye ile istişare ederek konuşuyor. Erbil ve Necef’e gidilmesini nasıl buldunuz? Irak Anayasası’nın da tanıdığı Bölgesel Kürt Yönetimiyle ilişki içinde olan birçok kesim, devlet ve grup var. Böyle bir ortamda Türkiye’nin çıkarları elbette onlarla yakın ve dostane bir ilişkiyi zorunlu kılıyor. Bunun aksi düşünülemez bile. Herkes olacak ama binlerce yıllık kardeşlik hukuku olan Türkiye orada olmayacak? Asıl yanlış, Türkiye’nin oraya gitmemesidir. Erbil ziyaretinde sizi en çok etkileyen tabloyu anlatır mısınız? Yemen Türküsü ve Dostum Dostum türküsünün söylenmesi. Her iki türkü de ayrımız gayrımız olmadığını gösterdi. Aynı türküleri okuyor, aynı ümitleri paylaşıyoruz. Hem sayın Erdoğan’ın hem de sayın Barzani’nin bu türküleri dile getirmesi, umutlandırmıştır beni. Ziyarete özellikle MHP ve BDP’den gelen eleştiriler var? MHP, Türkmen politikası adına eleştirdi. BDP de ‘Kürt meselesi Erbil’de çözülmez’ diyerek eleştirdi. Kaldı ki MHP de BDP de orada iş yapan binlerce Türkiye vatandaşını niye düşünmüyor? Oradan çıkan güç ve zenginlik, yüz binlerce insana ekmek kapısı demek. Bu ziyaret Erbil’e yapılmayacak da nereye yapılacak? Sivil itaatsizlik eylemleri çözüm sürecini nasıl etkiler? Sivil itaatsizlik eylemlerinin 1990’lı yıllarda yapılmasını anlardım. O zaman şartlar bambaşkaydı. Demokratik zeminler olmadığı gibi, tartışma ortamı da yoktu. Fakat bugün tüm Türkiye bu meseleyi nasıl çözebiliriz diye düşünürken ortaya çıkan görüntüler maalesef negatif bir atmosfer oluşturuyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT