BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fazilet bahçesinde Gül açar mı?

Fazilet bahçesinde Gül açar mı?

Abdullah Gül, dün FP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı, bugün genel merkez, karşı tavır aldı.



Abdullah Gül, dün FP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı, bugün genel merkez, karşı tavır aldı. Parti disiplini, hiyerarşi gibi beylik laflarla ifade edilen kınama, muhtıra gibi. Nedense bu 12 Mart günü muhtıraları pek seviyor. Abdullah Gül ve arkadaşlarının işi kolay değil. Fazilet Partisi’nde düne kadar belki de yakıştırma bir yenilikçi-gelenekçi kıyaslaması vardı. Bundan böyle hakîkaten yaşanacak. Muhtıra üzerine Abdullah Gül’e destek veren genel başkan yardımcıları da görevlerinden istifa ile restlerini çektiler. Yarın Gül de GİK’ten ayrılabilir. 1969 Milli Nizam-2000 FP Çizgisinde ilk defa çizginin güdücüsü Necmettin Erbakan’a rağmen bir adaylık ilanı mevzubahis. Zaten daha evvel ya Hoca’nın kendisi veya yasaklı olduğu zamanlarda da işaret ettiği kişi tek aday olur ve seçilirdi. Millî Görüş platformu birden fazla adayla yarışa sahne olmakta. Alışılmadık bir manzara... Partinin önemli isimlerinden Abdullah Gül, adaylığını açıklamadan evvel Genel Başkan Recaî Kutan’a bilgi verme nezaketini göstermiştir. Ancak aynı nezaket ve inceliğin Necmettin Erbakan’a da gösterilip gösterilmediği dışarıya sızmadı. Birkaç ihtimal var: Kutan’a gitmek aynı zamanda Erbakan’a gitmektir şeklinde bir yorum geliştirilmiş olabilir. Erbakan’a gitmek istenmiş, fakat yüz bulunmamıştır. Veya hava koklanmış, gitmemenin daha nazik bir davranış olacağı sonucuna varılmıştır. Genel Başkan aday adayı iken akademisyenliği, politikacılığı ve tecrübesi ile tek başına ortaya çıkmanın anlamsızlığını iyi okuyan Gül, geçen zaman içinde ekip oluşturma başarısı göstermiştir. Üstelik iyi bir ekip. Bir kere adaylığını aylar evvelinden açıklayan Bülent Arınç’ı hem bu konumundan vazgeçirmiş hem de yanına almıştır. Abdullatif Şener yanındadır. Partinin yarısı sayılacak milletvekili de O’nunla. Buna rağmen Recai Kutan ısrarla “ben kazanacağım” demekte... Çünkü, genel başkan adayını genel başkanlık koltuğuna oturtan delegedir. Delegelerse kesin Erbakancı. Dolayısıyle Demokrat Parti’nin 1950’de iktidara geçtiği tarih olan 14 Mayıs’taki Büyük Kongre’de gelenekçi ve Erbakancı Kutan’ın yerini muhafaza şansı yüksektir. Abdullah Gül’ün önü kapalı gibi... Bu yol iki şekilde açılabilir. Birincisi, kendisi ile olan parlamenter ve arkadaşlarının adam adama markajla delegeleri ikna etmeleri lazım. Delege, Gül’e oy vereceklerin günaha girmeyeceklerine inanmalı.. İkincisi ise yargılı destek.. Bu arada FP Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılısa yenilikçi ekip, müstakbel partide öne fırlar, Gül genel başkan seçilir. Tabiî o zaman Gül ve yanındakiler, “işbirlikçi hain” ilân edilebilir. Böyle çirkin bir iddiayı ağzına alanlar zamana dayanamayacaklardır. Peki... Abdullah Gül nihâî genel başkan mı olur? Soru erken olmakla birlikte yine de akla geliyor: Arınç, Şener, Erdoğan, “sonuna kadar Gül” mü demişlerdir? Galiba hayır. İnce taktikler takip ediliyor. Öyle anlaşılıyor ki FP’nin genç isimleri, eski ekibi sahneden indirmek için omuz omuza vermekteler. Sonrasını sonra düşünecekleri belli.. İşte “ana muhalefet partisi” durumundaki FP. Bu parti belki de bundan sonra oyunu kurallarına göre oynayacaktır. Siyaset sahnesinde siyaset yapılır. 1969-2000 çizgisinde çok işler birbirine karıştırıldığı için kaos doğdu. Bir de şu gerçek neden hatırlanmaz ona hayret etmemek mümkün değil: Mühim olan kişilerin mi fikirlerin mi iktidarı?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT