BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çelik “mutlu” etti

Çelik “mutlu” etti

Büyük bir cesaret örneği göstererek, henüz 1. Lig’de bir yılını bile doldurmayan yeni bir hakemi; lider G.Saray’ın Antalya’da oynadığı zorlu maça atayan Hilmi Ok ve arkadaşlarının ne kadar “isabetli” bir karar verdiği, maç sonrası görüldü.



Büyük bir cesaret örneği göstererek, henüz 1. Lig’de bir yılını bile doldurmayan yeni bir hakemi; lider G.Saray’ın Antalya’da oynadığı zorlu maça atayan Hilmi Ok ve arkadaşlarının ne kadar “isabetli” bir karar verdiği, maç sonrası görüldü. Pazartesi günü tüm medya ağız birliği etmişcesine; bu hakemden övgü ile söz ediyordu. Mutlu Çelik’ten bahsediyoruz... İlk kez bir büyük takımın maçına çıkmasına rağmen, gayet soğukkanlı ve kararlı görünen Muğla Bölgesi hakemi Mutlu Çelik, ilk ciddi sınavında tüm otoritelerden “geçer” not aldı. 19 yıl süren futbol serüveninde Muğlaspor, K.Maraş, Adanaspor, G.Birliği, Sökespor ve Göztepe formaları giyen Çelik, 6 yıl önce hakemliğe soyunmuş. Ve profesyonel futbolculuğun getirdiği avantajla, merdivenleri hızla çıkıp, 1. Lig’de düdük çalacak seviyeye yükselmiş. Futbolu “iyi” biliyor, futbolcunun “dilinden” anlıyor. Kısa zamanda yükselmesinin sırrı bu! Bu sezon yükseldiği üst klasmanda Antalya’daki maça kadar 1.Lig’de 3 maçta görev alan Çelik, eline geçirdiği fırsatı çok iyi kullandı. Devre arası soyunma odasına girdiğinde, para ve kıymetli eşyalarının hırsızlar tarafından “götürülmesine” rağmen moralini bozmayıp, 90 dakika sonunda sahadan görevini başarıyla yerine getirmenin “gururuyla” ayrılan genç hakem, belki parasını kaybetti ama çok şey kazandı! Bu maçın Mutlu Çelik için bir başka önemi daha vardı. Göztepe’de forma giydiği yıllarda “hocası” olan Fatih Terim’in maçını yönetiyordu. Bir zamanlar Terim’in “talebesi” olan Mutlu Çelik, bu kez “hoca” olmuştu! Ve maç sonunda da ilk tebriği Fatih Terim’den almıştı. Bu maç sonrası MHK’nın Çelik’e biraz daha fazla “sempati” duyduğu kesin. İlk sınavı “hasarsız” atlatan Muğlalı hakeme, önümüzdeki haftalarda daha zorlu maçlar verilecek. Mutlu Çelik’in “zor” günleri asıl bundan sonra başlıyor. Her hakemin “vitrin” olarak gördüğü büyük takımların maçına gönderilmesi, ona güvenildiğini gösteriyor. “Bizi mahçup etmedi ama henüz işin başında. Daha katedeceği çok yol var” diye konuşan Hilmi Ok, o maçın unutulduğunun ve Mutlu Çelik’in bundan sonra daha dikkatli davranması gerektiğinin altını çizdi. Ancak, iyi bir hakemin “kokusunu” aldığını da söylemeyi ihmâl etmedi! Dileriz Mutlu Çelik, başarılarına başarı katar ve bu “krediyi” çok iyi kullanır! Böylelikle hem kendisi, hem Türk hakemliği kazanır! Hilmi Ok farkı İstanbulspor-G.Saray maçında Hagi’nin rakibine dirsekle kasten vurması ve bu hareketi hakemin görmemesi sebebiyle oyuna devam etmesi, ancak maç bittikten 24 saat sonra “gözlemci” raporunda olayın belirtilmesi ve Hagi’nin Disiplin Kurulu’na gönderilmesi, günlerce konuşulmuştu. Gözlemcilerin TV görüntüleriyle rapor yazmalarının sakıncalı olduğu ileri sürülmüş ve “Gözlemci raporunu maçtan hemen sonra” yazsın görüşü ağırlık kazanmıştı. Acaba, tarif edilen bu uygulama sorunları ortadan kaldıracak mıydı? Türk hakemliğinin en yetkili ağzı Hilmi Ok da bu konudaki görüşlerini sorduğumuzda, “Bu haksızlık değil. Zira, aynı hareketi rakibi Hagi’ye yapsaydı ve gözlemci olayı yazmasaydı, TV görüntüleri sonucu bu hareket gözler önüne serilseydi adaletli olur muydu?” şeklinde konuşmuş ve “Gözlemciye maç biter bitmez rapor yazdırmak, bu kuruma olan güvensizliği ortaya koyar ve problem asla çözülmez. Bence, olay hakem, yardımcı hakem ve 4. hakem tarafından saha içinde çözülmeli” demişti. Ve bu görüşlerini 2 Şubat tarihinde yayınlanan Stadyum Dergisi’nde de kendi imzası ile yazmıştı. Çözüm olarak da; 4. hakemlerin yetkilerinin arttırılmasını göstermişti. 4. hakemlerin maç anında hakemi uyarma gibi bir yetkileri olmadığını da hatırlatan Ok, “Eğer 4. hakemler, yardımcı hakemler vasıtasıyla hakemi ikaz eder ve kural dışı harekette bulunarak oyundan ihraç edilmesi gereken oyuncuyu bildirirse, problem hemen hemen halledilir” diyordu. Hilmi Ok’un bu konudaki reçetesi buydu! Aksi takdirde; tartışmaların sürüp gideceğini söylüyordu. Şimdi duyuyoruz ki; FIFA, önümüzdeki sezon için böyle bir uygulama başlatma hazırlığındaymış. 4. hakem ve yardımcı hakemlerin yetkilerini arttıracak yeni talimatların son rötuşları yapılıyormuş. Amaç; olayları oyun alanında halledip, masaya taşımamak! Tartışmaları da, asgariye indirmek. Görülüyor ki; Hilmi Ok’un “reçetesi” futbolun en üst kurulunda kabul görmüş! Ve yakında kural olarak karşımıza çıkacak. Şimdi kendi kendimize şu soruyu sormalıyız: “Acaba, Avrupalı’nın görüşüne değer verdiği bir hakem hocasına biz yeteri kadar sahip çıkıyor muyuz?” Bunu bir kez daha düşünmekte yarar var gibi geliyor bize. Ne dersiniz? KISA... KISA... Olumlu sonuçlar alan MHK, büyük takımların maçlarında “yeni yüzlere” şans vermeye devam ediyor. Bu hafta da Zafer Önder İpek’i Trabzon-Erzurum maçına atayan Hilmi Ok ve arkadaşları, Sebahattin Bitirim’e de A.Gücü-F.Bahçe maçında görev verdi. Bitirim, ilk kez bir F.Bahçe maçı yönetecek. Ligin 8. haftasında yönettiği İstanbulspor-Denizli maçında komite tarafından “beğenilmeyen” ve uzun süre kızağa alınan İzmirli genç hakem Çetin Maksut Sarıgül, tam 16 hafta sonra 1. Lig’de düdük çalacak. Sarıgül, Kocaeli-Van maçını yönetecek. MHK, tecrübeli hakemlerinden Ünsal Çimen’i G.Saray’ın sahasında oynayacağı Bursa maçına atadı. Bu sezon 1. Lig’de 7. maçına çıkacak olan Çimen, ilk kez G.Saray maçında düdük çalacak. MHK Başkanı Hilmi Ok, gözlemcilerden yana oldukça dertli! Birçok gözlemcinin rapor yazmayı hâl⠓bilmediğini” söyleyen Ok, gözlemci raporlarından hakemler hakkında gerekli kanaati edinemediklerinin sıkıntısını yaşadıklarını itiraf etti. İlhami Kaplan’a af geliyor. “Bize uzun yıllar hizmet veren bu hakemi kaybetmeyi asla düşünmüyoruz” diyen Hilmi Ok, açılan soruşturmanın önümüzdeki günlerde sonuçlanacağını ve Kaplan’a yeniden görev vereceklerini müjdeledi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT