BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > GÜL: Herkes kullandığı dile dikkat etmeli

GÜL: Herkes kullandığı dile dikkat etmeli

Endonezya dönüşü gündemi değerlendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, meydana çıkmaya hazırlanan liderlere seslendi: “Herkesin, söyleyeceğini düşünerek söylemesi gerekir. Kimsenin birbirinin yüzüne bakamayacak hâle gelmesi ne Türkiye’nin çıkarınadır ne de halkın.”



> Nuh ALBAYRAK > Abdullah Gül, uçakta gazetecilerle sohbet etti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Endonezya dönüşünde, uçakta kendisini izleyen gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Gül, seçim meydanlarına çıkmaya hazırlanan liderlere de “Birbirinizin yüzüne bakmayacak sözler etmeyin” çağrısı yaptı. Basın mensuplarıyla sohbetinde dış dünyada Türkiye’ye ilginin giderek arttığını hatırlatan Gül, “Bir ülkeyi güçlü yapan o ülkenin silahlı kuvvetleri değildir. Bir ülkeyi güçlü yapan o ülkenin politik siyasi yapısıdır. Demokrasisi hukuku, bu olunca ekonomi onun üstüne yükseliyor. Hukukun olduğu yerde ekonomi hızlı yükselir, hukukun olmadığı yerde zenginler yatırımı dışarı yapar” diye konuştu. İşte Cumhurbaşkanı Gül’e yöneltilen sorular ve cevaplar; - Birleşmiş Milletler, İsrail ile ilgili alınan kararların hiçbirisini uygulamazken, başta Libya ve Müslüman ülkeler söz konusu olduğunda alınan kararları uygulamada hiç tereddüt etmiyor. Bu çifte standardı nasıl değerlendiriyorsunuz? - Biliyorsunuz. İsrail ile ilgili ne karar alınırsa alınsın veto eden bir ülke (ABD) var. O kararları haklı ya da haksız ayırımı yapmaksızın gözü kapalı bir şekilde veto eden bir ülke var. Onun için BM’nin yeniden yapılandırılması dünyanın en büyük sorunlarından birisi... BM hâlâ ikinci dünya savaşı sonrasının şartlarını taşıyor. Uluslararası arenada bunlar konuşuluyor. - Mısır toparlayamaz ise ne olacak? - Hayır hayır o kanaatte değilim. Ben Tantavi dahil tüm generallerle üç saat çok açık konuştum. Hepsi gayet realist. Tüm siyasi hareketlerin başkanlarıyla karma olarak hepsiyle oturdum konuştum. Beş dakika boş vaktimiz olmadı. Onları da çok gerçekçi buldum. FİLİSTİN’DE ÇÖZÜM RAHATLATIR - Bağımsız Filistin devleti konusu gündeme gelmişti... - Filistin meselesi sadece Arap dünyasını veya Filistin halkını ilgilendirmiyor. Dünyanın en uzak noktası Endonezya’dan Filipinler’e ta Afganistan’a kadar bir çok olaylar kendisini Filistin’deki haksızlıkla gerekçelendiriyor. Ekstrem şeylere kaynak oluyor. Onun için Filistin meselesinin çözülmesi dünyaya büyük bir rahatlama getirecektir. Her yerdeki problemlerin çözümüne büyük katkısı olacaktır. - Kendi içimizde Kürt meselesi var, Ermeni meselesi var, AB’de heyecan kayboluyor... -Onun için Türkiye’nin kendi içini konsolide etmesi, kendi problemlerini ayıklaması gerekir dediğim şeyler bunlar. Değişik fırsatları gördüğümde bunları söylüyorum. Geçen TÜSİAD’ın davetinde bunları tek tek söyledim. Türkiye’nin önünde çok büyük fırsatlar var. Ama Türkiye’nin önünde çok büyük chalange’lar da var. Sizin saydığınız konuları tek tek ben de saydım. Bunlara Türkiye’nin yoğunlaşması kendi iradesiyle kendi insiyatifiyle gündeminden çıkarması gerekir. - Perez’in davet edilmesi taviz gibi algılandı... Türkiye’nin İsrail’den talepleri ve beklentilerinde en ufak bir gerileme söz konusu değil. Bu toplantıyı BM ile birlikte yapıyoruz. En Az Gelişmiş Ülkeler Zirvesi. BM’ye üye olan bütün dünyadaki devletlerin devlet başkanlarına davet gidiyor. Öyle ülkeler vardır ki birbirleriyle savaş hâlindedir ama bir toplantı yapılıyorsa o çerçevede gelir. BM’nin New York’taki toplantısına İran da gider, Libya da gider. Herkes nasıl giderse bu da öyle... Biz de kuralları uyguluyoruz. Yoksa toplantıyı Türkiye’de yapmamak gerekir. -Seçim dönemine giriyoruz, siyasetin dili konusunda bir değerlendirme yapar mısınız? Dilin gücü çok büyüktür. Bizde atasözleri de var. “Dil yarası kılıç yarasından daha derindir’ diye. Herkesin söylemine kullandığı dile şöyle bir dikkat etmesi söyleyeceğini düşünerek söylemesi gerekir. Seçim kampanyalarının başladığı dönemdeyiz. Kimsenin birbirinin yüzüne bakamayacak hâle gelmesi ne Türkiye’nin çıkarınadır ne de halkın. Ne de halkımız bundan mutlu olur. Herkes bunu takdir edecek olgunlukta ama insanların bazı alışkanlıkları var. İMTİHANDA SÖZ SAVCIDA - ÖSYM tartışmasına istemeyerek girdiniz... Savcılar konuyu ele aldı. Bu çok uzmanlık gerektiren bir konu. ÖSYM Başkanı’nın bana kişisel olarak anlattığı mantıklı geldi. Bu herhangi bir şekilde savcıların görevini ihmal etmesi anlamına gelmez tam tersine savcılar, ilgili kişiler bununla ilgili tüm şüpheleri giderici çalışmaları yapmaları gerekir. Neyse işin aslı bizi tatmin edici nihai söz oradan çıkacaktır. - Bu tür imtihanlarda hep problemler yaşanıyor... - Çok zor bir iş. İhtiyaç neyse her türlü insan ve para kaynağının verilmesi gerekir. Türkiye’de insanların hiç şüphe altında kalmayacağı bazı işler vardır. Biri budur. Üniversiteye giriş imtihanlarıyla ilgili en ufak bir şüphe en ufak bir tereddüt olmaması lazım. Hayatın başka yerlerinde gördüğümüz sevelim yada sevmeyelim gerçek olayların burada olmadığını bütün vatandaşların bilmesi bundan emin olması gerekir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT