BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kısır döngü

Kısır döngü

Dünyanın yuvarlak olduğunu biliyoruz. Hani ilkokul sıralarında öğretilen bir klişe vardır. Başladığınız noktayı arkanıza alıp dümdüz ilerlerseniz sonunda yine başlangıç noktasına varırsınız. Uygulaması zor bir tarif ama sonuçta doğru tabii.



Dünyanın yuvarlak olduğunu biliyoruz. Hani ilkokul sıralarında öğretilen bir klişe vardır. Başladığınız noktayı arkanıza alıp dümdüz ilerlerseniz sonunda yine başlangıç noktasına varırsınız. Uygulaması zor bir tarif ama sonuçta doğru tabii. Son günlerde kafama takılan soru bu konuyla teğet. Acaba bir yaşam süresi içinde dönüp dolaşıp aynı noktaya varmak bir tesadüf mü yoksa bir tür dairesellik mi mevcut kaderde? Bu soruyla uğraşmaya başlamamın sebebi yalnızca kendi yaşadıklarım değil. Bir süredir dikkat ediyorum, tanışalı aşağı yukarı on yıl kadar bir zaman olmuş dostlarım, ilginç bir biçimde başa döndüler. Tamam itiraf ediyorum. Bu benim için de geçerli. Bundan tam on yıl önce başa çıkmaya çalıştığım ve alt ettiğim problemlerim geri döndü. Halbuki ne güzel yıllardır onlardan haber alamıyordum. Buna çok üzülecektim ama bir de baktım, yalnız değilim. Benimle aynı sıkıntıyı paylaşmak zorunda kalan bir çok arkadaşım var. Diyelim ki, ben geçen on yıl içinde çok akıllıca davranmadım ve hatalar yaptım. Peki bu insanların hepsi mi sadece hata yaptı? Herhalde atalarımız laf olsun diye “ne oldum deme, ne olacağım de” diye bir tembihte bulunmadılar. Belki de hayatın sırlarından birisi bu. İnsan bir biçimde başladığı noktaya dönüyor. Ben hayatımda birkaç kere seçmek durumunda kaldım. Bu doğal. Ve seçim hakkımı hep duygusallıktan yana kullandım. Kısa vadede kayıptaymışım gibi geldi ama uzun vadede hep doğru yaptığımı gördüm. Taa ki bugüne kadar. Şimdi durup, gittikçe materyalistleşen dünyaya baktığımda kendi kendime soruyorum. “Acaba karar vermek için acele mi ettim” diye. Belki de on yıl yeterince uzun bir süre değildi. Ya da benim kendimce dahiyane (!) olan fikrimin bir iler tutar yanı mevcut. Hayatta kimler başarılı olur? Mesela ticarete atılacak olsanız size hemen tembihte bulunurlar. “Acıma acınacak hale gelirsin!” Kurallar belli. Acımak yok, zafiyet belli etmek yok, boş bulunmak yok. Her an tetikte olunacak, fırsatlar menfaatler doğrultusunda değerlendirilecek, gerekirse, başkalarının gözünün yaşına bakılmayacak. Sonuç? Başarı. Peki en son sonuç? Orası anlatılmış ama Allah affeder belki. İşte ben burada takılıyorum. Allah’ın ne kadar affedici ve şefkatli olduğunu biliyoruz. Zaten affına sığınmaktan başka çaremiz de yok. En azından benim için öyle. Ama kul hakkı konusu da çok derin. Ve “Kulum affetmeden ben affetmem” hükmü mevcut. Kul hakkı riskini almadan nasıl acımasız olunur peki? Ben bu sorunun cevabını bulamadım. Daha doğrusu bu riski almaktansa başladığım noktaya gelmeyi tercih ettim. Belki daha akıllı ya da daha şanslı olsaydım her şey daha farklı olurdu. İşte benim bu günlerdeki kaosum. Kısır döngü! sözün özü Bir yengece doğru yürümeyi öğretemezsiniz. LEVHA Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT