BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polis dert küpü!

Polis dert küpü!

10 Nisan, “Polis Günü” idi. Türk Polis teşkilatı 166. yaşına girdi. Ülke genelinde, 3-10 Nisan 2011 tarihleri arasındaki “Polis Haftası” boyunca, çeşitli etkinliklerle kutlamalar yapıldı. Ancak, dertlerimiz ve sıkıntılarımız henüz çözüme kavuşturulmadığından, biz polisler olarak 10 Nisan Polis Bayramımızı buruk kutladık..



10 Nisan, “Polis Günü” idi. Türk Polis teşkilatı 166. yaşına girdi. Ülke genelinde, 3-10 Nisan 2011 tarihleri arasındaki “Polis Haftası” boyunca, çeşitli etkinliklerle kutlamalar yapıldı. Ancak, dertlerimiz ve sıkıntılarımız henüz çözüme kavuşturulmadığından, biz polisler olarak 10 Nisan Polis Bayramımızı buruk kutladık.. Sıkıntılarımızın başında, maaşlarımızın yetersizliği gelmekte, insanca yaşayabileceğimiz tatminkâr bir maaş verilmesi gerekmekte. Mesai saatleri çok uzun olduğundan, sosyal hayatımız olmuyor; diğer kamu görevlileri gibi, çalışma saatleri 8 saatle sınırlandırılmalı, bunun için gerekli tedbirler alınmalıdır. Polislerin haftalık çalışma saatleri, ILO Sözleşmesi gereği 40 saati aşmamalı... Her rütbedeki emniyet personeline görev tazminatı ödenmeli. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi metropol şehirlerde, lojmanda oturmayan polise kira yardımı yapılmalı. Büyük şehirlerde görevli polislere özel hizmet tazminatı ödenmeli. Mesela; Milli Eğitim Bakanlığı personeli olan öğretmenler için, İstanbul, “Şark Hizmeti” olarak belirlenmiştir. Polise fazla mesai ücreti maktu bir ücret değil, diğer devlet memurlarına ödendiği gibi saat başı ödenmeli. Üniversite mezunu polis memurlarına, diğer devlet memurları gibi, 1. derece kadro verilmeli. (3201 sayılı kanun uyarınca rütbeye göre, ek gösterge verilmektedir. Oysa, ek gösterge, öğrenim durumuna göre verilmelidir.) Öncelikle polislere de, hak ve hukukunu arayabilmesi için, grevsiz sendika hakkı verilmeli. Emniyet Teşkilatı mensuplarının siyasi baskılardan kurtulabilmesi için özerk bir yapıya kavuşturulması şart... Bu sebeple, Emniyet Genel Müdürlüğü doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlanmalı. Üstün başarı gösteren polislere verilen maaş taltifleri, net maaş tutarında ödenmeli. Polislerin, emekli olunca, yeterli seviyede emekli maaşı alabilmesi için, çalışan polislerin emekli kesenekleri artırılmalı. Emekli polislerin geçim sıkıntısı çekmemesi için, çalışırken aldıkları Emniyet Hizmetleri Tazminatı’nın yüzde 50’si emekli maaşına yansıtılmalı. İhtisaslaşma acilen sağlanmalı (İstihbarat, narkotik, pasaport gibi). Polis disiplin tüzüğü güncelleştirilerek, AB’ye uyumlu hale getirilmeli. Polis Moral Eğitim Merkezi, Polisevi, Lokali ile Polis Dinlenme Kamplarının sayısı artırılarak, polisin sosyalleşmesi sağlanmalı. Polis Koleji ile Polis Meslek Yüksekokulu imtihanlarına katılan polis çocuklarına ek puan verilmeli, kız öğrenci kontenjanı yönetmelikte öngörüldüğü gibi yüzde 10 olmalı. Polis, diğer devlet memurları gibi, kendisi ile eşinin memleketinde de görev yapabilmeli. Ülkemizde 24 saat kesintisiz halkın huzur ve güvenliğini sağlayan, halkın can ve mal emniyeti için hayatlarını feda eden, sayıları 225 bine yaklaşan kalabalık kitlenin makul talepleri karşılanmalıdır.. Büyük risklerle görev yapan bu kesime, sıradan devlet memuruna tanınan haklar esirgenmemelidir. Yukarıda sıraladığımız taleplerimiz, ilgili makamlarca değerlendirilerek, kanuni haklarımız yeni bir yasal düzenleme ile tam olarak verilirse; özlük,sosyal ve mali haklara kavuşmuş, yüzleri gülen mutlu polisler olarak, halkımıza daha etkili ve nitelikli hizmet sunacağımızdan, ülkemiz de daha huzurlu ve güvenli olacaktır.. İstanbul’da görevli bir grup polis memuru Memur alımlarında “üst yaş” komedisi Lise eğitiminin 4 yıl, üniversite eğitiminin hazırlık ile birlikte 5 yıl, Tıp Fakültelerininki hazırlık ile 7 yıl; buna mukabil emeklilik yaşının 65’lere dayandığı ülkemizde, çok komik, bir o kadar da içler acısı bir durum var; buna “üst yaş sınırı” diyebiliriz. Anayasa’nın “eşitlik ilkesi” dururken, İnsanların gözünün içine baka baka nasıl oluyor da “30 yaş sınırı” konabiliyor? Anayasa’nın “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesi başlığını taşıyan 10”uncu maddesine binaen, “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” denmektedir. Ayrıca, 13.02.2006-2006/10036 Tarih ve nolu Bakanlar Kurulu Kararı’nda “Ek madde 3-Kamu kurum ve kuruluşları, kanunlarda ya da kanunların bu konuya dair düzenleme yetkisi öngördüğü tüzük ve yönetmeliklerde yer alan özel hükümler haricinde, merkezî yerleştirme yapılmasını talep edecekleri kadro ve pozisyonlar için yaş sınırı tespit edemezler” denmektedir. Denmektedir de, 2010-2011 yılındaki KPSS A ve B memur alımı ilanlarındaki ortak noktalardan biri nasıl oluyor da “30 yaşını doldurmamış olmak” şeklinde cereyan edebiliyor. Bu adaletsizliğin giderilmesi gerekmektedir. Ama nasıl? Bilindiği üzere memur alımlarını devlet personel başkanlığı açıklamakta, sonra da “osym.gov.tr”den tercih bildirilmektedir. ÖSYM her alımda tercih kılavuzu yayınlamakta ve bu kılavuzda da cinsiyet ve diğer şartlar için aranan nitelikler adı altında ayrı bir bilgilendirme yapmaktadır. Burada bonservisler, sertifikalar, ustalık belgeleri gibi+özellikler istenmekte, bu şartları da tercihlerde kod kısmında görmekteyiz. Fakat bu belgelerin olup olmadığı konusunda bir kontrol mekanizması olmadığı gibi, ÖSYM’nin tercih sitesinde bir otomasyon bulunmamaktadır. Ferdi Köse > Adres: İhlas Medya Plaza 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) 454 38 22 Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT