BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Libya’dan Suriye’ye

Libya’dan Suriye’ye

Dünyanın dikkati Libya ve Suriye üzerinde. Libya’da iç savaş bitmeyecek gibi görüntü veriyor. Ancak şu veya bu suretle sona ereceği muhakkak. Kaddafi ve Oğulları limited şirketi, 42 yıllık gayri meşru saltanatlarını bırakacak gibi değil. Halklarına karşı milliyetçilik duyguları sıfırın altında.



Dünyanın dikkati Libya ve Suriye üzerinde. Libya’da iç savaş bitmeyecek gibi görüntü veriyor. Ancak şu veya bu suretle sona ereceği muhakkak. Kaddafi ve Oğulları limited şirketi, 42 yıllık gayri meşru saltanatlarını bırakacak gibi değil. Halklarına karşı milliyetçilik duyguları sıfırın altında. Bingazi’de üslenen Kaddafi karşıtları, yeterince desteklenmedikleri için Amerika’ya, NATO’ya, hattâ Türkiye’ye çatıyor. Bu yönde eleştirilerini ileri götürmeleri muhtemel. Türkiye şu veya bu taraftan Libyalının kanı akmasın istiyor. İnsan hayatını öne çıkaran bu tutumu, tabiatiyle savaşan taraflara beğendirmek mümkün değil. Erdoğan Hükûmeti, hattâ bütün Türkiye, Libya’ya karşı Türk’e yakışan yakınlığı gösterdi. Tarih şuuruna sahibiz. Kaddafi taraftarları veya karşıtlarından tepki almamız, Libyalılara sempatimizi azaltmaz. Suriye konusuna gelince, Libya bahsini ikinci plana atmak istidadında gelişiyor. İlgili bütün dünya devletleri için böyle. Türkiye için, kesinlikle böyle. Batı ve Batı’nın lideri Amerika, Suriye’ye karşı, Libya’ya gösterdiği -samimi veya menfaate dayanan- sempatiyi göstermeyecektir. Suriye halkı, Libya halkından çok daha fazla Batı uygarlığına ve kültürüne yakın bulunduğu halde, karşıtlık, yönetimden doğuyor. Başkan Obama gibi itidal sahibi bir devlet başkanının Suriye yöneticilerinin halkın eylemlerine karşı davranışını iğrenç diye vasıflandırması, meselenin vahametinin işaretidir. Anlayan anlar. Anlamayan belâya soyunur. Suriye’nin, doğru ifadeyle Suriye azınlık yönetiminin birinci müttefiki olan İran’dan çıt çıkmadı. Bu soğukkanlılık, derin dış politikaya âşinâ her kişiyi derin düşünmeye sevk eder. Şam yönetimi, birtakım ufak tefek tavizlerle, bazan İsrail’i suçlamak gibi klasikleşmiş bahanelerle, geçiştireceğini sandığı 2011 Arap ihtilâlini küçümsediğini belli etti. Radikal ve çağa yakışır reform programını, tarihini belirleyerek serbest tarafsız seçimlerle birlikte uygulayacağını ilân edemedi. Zira otokritik yapamıyor. Baas yönetimini Suriyeliler için gökten inmiş bir nimet gibi görüyor. En büyük dostu olan Ankara’nın tavsiyelerini pas geçmek vahîm hatasında bulunuyor. Suriye’de olayların Türkiye’yi birinci derecede etkileyecek şekilde gelişeceğini düşünüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT