BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suriye’de olanlar

Suriye’de olanlar

Suriye’de işler kötüye gidiyor. Başkan Esad II, az bir şeyler söylüyor, o kadarı bile gerçekleşmiyor. Zira çevresi kat kat, derece derece, iç içe, dış dışa istihbarat elemanları, polis ve askerle sarılmış. Bunlar 50 yıldır on binlerce Suriyeliyi öldüren iktidarın devamını sağlıyorlar. 50 yıl sıkıyönetim dile kolay... Suriye gibi nice medeniyetler yaşamış bir ülkede değil, Patagonya’da bile yürütmek mümkün değil...



Suriye’de işler kötüye gidiyor. Başkan Esad II, az bir şeyler söylüyor, o kadarı bile gerçekleşmiyor. Zira çevresi kat kat, derece derece, iç içe, dış dışa istihbarat elemanları, polis ve askerle sarılmış. Bunlar 50 yıldır on binlerce Suriyeliyi öldüren iktidarın devamını sağlıyorlar. 50 yıl sıkıyönetim dile kolay... Suriye gibi nice medeniyetler yaşamış bir ülkede değil, Patagonya’da bile yürütmek mümkün değil... Bu kadar tedbir, halka karşı. Zira iktidar, nüfusun yalnız yüzde 7’sini oluşturan Şîî Nusayrîlerin elinde. Bir Baas iktidarı... Yani aşırı sosyalist ve Arap ırkçısı. Irak’ta Baas rejimi, Saddam ile tarihe karıştı. Ama daha makuldü. Zira hiç değilse nüfusun yüzde 7’sine değil, epey bir çoğunluğa dayanıyordu. Başkan Genç Esad, sıkı yönetimi kaldıracağım diyor, kaldırdım diyemiyor. Dese bile yerine ne mene bir rejim geleceği meçhul. Amcası, dayısı, onların oğulları, falan ve feşmekânları, gayri meşrû çetelerin ilgasına izin verecek mi? Suriyelilerin oyalandığı açıktır. Dış politikası berbat bir ülkeden bahsediyoruz. Arap devletlerinden destek yok. Türkiye’nin büyük içtenlikle, gerçek kardeşlik heyecanıyla gösterdiği yol izlenmiyor. İzleyebilecek mekanizma ve irade bile yok. Vur vatandaşına, sırtından sopayı eksik etme gitsin!.. Fazla gitmeyeceği açıktır. Bu tip rejimler, otokritik yapamadıkları, şartlara uygun tavır alamadıkları, değişemedikleri, olumluya ulaşmak yeteneğini yitirdikleri için, reform (açılım) gerçekleştiremiyorlar. Zaten İran’ı Akdeniz’e çıkaran bir devletin Araplar’ca kabulü mümkün değil. Ne olacak? Daha fazla kan akacak ama ne olacak? Herhalde, 1990 öncesi dünya şartlarına göre kurulmuş Baasçılık sona erecek. Biz Türkiye olarak endişeliyiz. Zira dış müdahale gecikmeyebilir. Güneydoğumuzda Irak’tan sonra güneybatımızda Suriye’de de anarşi, bize zarar verir. Tek çare var: Suriye’nin hiç olmazsa demokrasiye birkaç adım atabilmesi... Bu da öyle, halkoyuna hiç dayanmayan hükûmet değişiklikleri falanla mümkün değil... Suriyeliler, pek küçük bir azınlığın zulmünü yaşamak için yaratılmadı! Başkan Esad’ın dün ilân ettiği programın gerçekleşmesini çevresinin engellemesi en büyük ihtimaldir.
Reklamı Geç
KAPAT