BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cumhurbaşkanı gençlere taş çıkarttı

Cumhurbaşkanı gençlere taş çıkarttı

Demokrasinin en güzel tarafı bu; tartışmak, fikirleri serbestçe ortaya koyup, sormak ve hatta sorgulamaktır.



Demokrasinin en güzel tarafı bu; tartışmak, fikirleri serbestçe ortaya koyup, sormak ve hatta sorgulamaktır. Evvelki gece, Cumhurbaşkanı, üniversiteli gençlerle, Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı programında idi. Gençler, ülkemizin dört bir tarafındaki, çeşitli üniversitelerinden gelmişlerdi. Eşit şartlarda Cumhurbaşkanı ile tartıştılar. Neredeyse hepsi, sorunlu bir ülkede yaşamaktan dolayı öfkeliydi. Bu yüzden olacak, bazen soru sormaktan ziyade itham ediyorlardı! Tabii gençler, bu fevrî çıkışlarıyla, kiminle dans ettiklerini unuttular! Karşılarındaki kişi, evet; şu anda siyaset üstü kimliği ile Cumhurbaşkanı idi. Ama o kişinin bir de geçmişi vardı. Hem de fırtınalı bir geçmiş... O’nun Başbakanlık yaptığı ilk dönemde (1965-1971), bu gençler henüz doğmamıştı. Yüzde 50’nin üzerinde oy alarak iktidar olduğu bu dönemde Türkiye, yüzde 5 enflasyonla yüzde 7 kalkınma hızını yakalamıştır. O’nu, bir kısım siyasi muarızları gibi, gençler de, “Rodeocu”ya benzetti. Yani, hırçın bir atın üzerinde düşmemek için direnen adama... Bu adam, ata mesafe katettirmiyor; at, zıplayıp durdukça o, yalnızca düşmeme gayretinde!.. Gençlere anlayacakları lisanla izah etti: “...Siyasete dayanabilmek güçtür. Hele, açık rejimde bu daha güçtür. Siyaset, bir meslek değildir. Hizmettir. Siyaset bir sanattır. Maişet elde etmek için yapılmaz. Elinizde, avucunuzda olan da siyasette gider. Ben, siyaseti iyi yaptığımı iddia ediyorum. Yani iyi hizmet ettiğimi söylüyorum. Yürüdüğünüz yollarda, okuduğunuz okullarda, aydınlandığınız ışıkta, konuştuğunuz telefonda...benim hizmetim var. 50 yıldır devlet ve milletin hizmetindeyim. 30 sene fiilen politika yaptım. 7 senedir de Cumhurbaşkanıyım. Bu 30 senelik fiili politikada toplam 12 sene Başbakan oldum. 71’de önüme “Muhtıra” koydular. Ne iyi gitmiyordu da bunu yaptılar? Yüzde 5 enflasyon ile yüzde 7 kalkınmayı, ondan sonra rüyamızda bile göremedik. Biz neyin mücadelesini veriyoruz? Arkamızda yüzde 50’nin üzerinde halk desteği var! Siz, şapkanızı alın gidin gidiyorsunuz! Siyaseti tıkamakla, siyasi partileri kapatmakla, en büyük kötülüğü, başta halkınız olmak üzere rejiminize yaparsınız! Siyasi partiler, devletle, millet arasında köprüdür. Yıkarsanız bu köprüleri işi çığırından çıkarırsınız! Türkiye tabii ki sorunları olan büyük bir ülke.. Kolay değil; bugünlere nasıl gelindiğine, nerelerden gelindiğine bir bakın! 1950’lerin başında Türkiye iğneden ipliğe her şeyi dışardan alan bir ülke idi. Bugün uçak yapan, denizaltı yapan bir konuma geldik. İhracatımızın yüzde 80’i sanayi ürünleri... 1965’te 1 milyar dolar ticaret hacmimiz vardı, bugün 75 milyar dolar.. Cumhuriyet kurulduğunda bir Dar-ül Fûnun vardı (üniversite). 309 öğretim üyesinden bugün 60 bin öğretim üyesi olan, memleketin her yanında üniversiteleri bulunan bir konuma geldik. Öğretim üyelerinin yarısı kadın... Öğretmenlerimizin yarısı kadın, sağlık hizmetinde bulunanlarımızın yarısı kadın, Adliye Teşkilatında bulunanlarımızın yarısı kadın... Nereden nereye geldiğimizin muhasebesini iyi yapın! Ha, yeterli mi; elbette değil... Bugün elektriği olmayan bir tek köy ve mezra yoktur. Telefon da öyle... Bugün, Van Üniversitemizin Hastanesinde açık kalp ameliyatı yapılabiliyor... Şimdi bana “Rodeocu” demişler. Desinler! Meyvalı ağaç taşlanır. Kolaysa, gel, sen de kal bakalım! Hangi şartlarda ve nasıl kaldığımıza bir bakın bakalım!.. Türkiye’de, rejimin, rüknü olan siyasi partiler kapatılmıştır. Bugünkü siyasî dağınıklığın ana sebebi de budur. Anayasa’ya uyan partiler de kapatılmıştır, uymayan partiler de kapatılmıştır. Olay ve hadiseleri şartlarına göre inceleyip değerlendirmek lazım. Dün öyle demişsem, o günün şartları onu gerektirdiği içindir. Bugün böyle diyorsam, bugünün şartlarının gereği olduğu içindir. Yani, dün dündür; bugün bugündür...” Sabahın 2 buçuğuna kadar süren bu sualli cevaplı nefis söyleşide Cumhurbaşkanı’nın performansından hiçbir şey kaybetmediği gözlendi. Tek kelimeyle birikim ve tecrübesiyle gençlere taş çıkarttı. O’nun bu başarılı çizgisidir ki yeniden Cumhurbaşkanlığı gündeme getirildi ve Meclis’teki partilerin çoğu, onun için Anayasa değişikliğine gidiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT