BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz ve adamlar...

Biz ve adamlar...

Rehber, ülkesinin en görkemli müzesini anlatıyor: “Bu gördüğünüz gemiyi, vakti zamanındaki kralımız, dünyaya şan olsun diye yaptırmış...



Rehber, ülkesinin en görkemli müzesini anlatıyor: “Bu gördüğünüz gemiyi, vakti zamanındaki kralımız, dünyaya şan olsun diye yaptırmış... O zamanların en büyük gemisi. Ancak yapım aşamasında mimarlara ve mühendislere çok müdahale etmiş... Bir sıra olması gereken topları, iki sıra koydurmuş. Tabii adam kral... Karşı çıkamamışlar. Bütün dünya da böyle bir geminin yapıldığını biliyor ve merakla bekliyor... Derken geminin inşası bitiyor... Krallar, hükümdarlar ve soylular bu muhteşem geminin hizmete katılış törenine çağırılıyor... Büyük bir gün yani... Binlerce davetlinin önünde gemi suya indiriliyor... Ve... Ve 30-40 metre ilerleyen gemi, içindeki personelle suya gömülüyor... Tam bir facia... Bir çok insan boğuluyor ve biz de dünyanın gözü önünde rezil oluyoruz... Seneler sonra batığı çok ilginç tekniklerle çıkardık ve bu müzeye koyduk. İşte böyle...” (*) * * * İki şey önemli... Birincisi rehberin yüzündeki ifade... İkincisi böyle bir rezaletin üzerine inşa edilen tarihi motif... Rehber son derece rahat, kendinden emin, sıkıntısız... Benim tarihimin bir parçası da bu, diyor... Benim krallarımdan biri de böyleydi işte diyor... Ama reddetmiyor... Üzülmüyor... Sahipleniyor... Ve bir ülke, bu sonu kötü biten hadiseyi bütün imkanlarını kullanarak su yüzüne çıkarıyor... Sadece o gemi için bir müze yapıyor... Ve bir kültürel değer olarak dünyaya arzediyor... Bunu tarihinin bir zenginliği olarak takdim ediyor... * * * Biz ne yapıyoruz?Sonra biz kimiz?Ve bizim geçmişimizle ilişkimizin durumu? Haydi elinizi vicdanınıza koyup cevaplayın bu soruları... * * * Biz akılalmaz ve izahsız hayranlıklar içinde bizim olmayan ne varsa, karşısında salya-sümük saygı duruşuna geçiyor... Ve biz, bırakın başarısızlıkları, başarılarımızı bile yeryüzünde bir örneği daha görülemeyecek azgınlık içinde yerin dibine sokmaya çalışıyoruz... Tamam.... Belki biraz abarttım... Ancak söyleyin, “tarihimize karşı masumuz” diyebilir miyiz? * * * Örnek falan vermeye gerek yok... Netice şu... Barışık değiliz... Ne kendimizle, ne tarihimizle... (*) İsveç/Stockholm-Vasa Müzesi...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT